MEYAN KÖKÜ

P1130358 P1130359

Elime ulaştığından bu yana uzun bir zaman geçti. ilk yolculuğuna Kahramanmaraş’tan başlamıştı. İstanbul üzerinden Amsterdam’a geldi. Döndü dolaştı son yolculuğumla birlikte Aliağa’ya kadar bana eşlik etti. Neredeyse on gündür burada bulunmama rağmen meyan kökümüzü içmek son güne nasip olacak.

Bir deste meyan kökünü bir tencere soğuk suyun içine atıp akşamdan ıslamaya bıraktık. Havalar oldukça sıcak olduğu için geceyi buzdolabında geçirdi. Aynı gün içecekseniz yarım saat kadar ıslanması da yeterli. Daha sonra temiz bir tülbentten geçirip meşrubat bardaklarında soğuk olarak servis yapabilirsiniz. Sıcak yaz günlerinde buz da atabilirsiniz. Biz bu filtreleme işini genelde kahve filtresi* yardımıyla hallediyoruz. Hatta isterseniz kağıt mutfak havlusu da kullanabilirsiniz. Bu metot için şu linke bakın.

P1130357

Meyan kökü ilaç kullanan bazı hastalar için zararlı olabilmekle birlikte oldukça faydalı bir bitkidir. Anadolu’da  özellikle Maraş’ta oldukça sık içilir. Hatta Kahramanmaraş’ın bir numaralı, yani ulusal içeceğimiz ayrandan bile önde gelen, yöresel içeceğidir.

P1130355 P1130356

Faydaları:

Ağrı gidericidir.

Karaciğere faydalıdır.

Soğuk algınlığına iyi gelir, öksürük, nezle, grip gibi hastalıkların çabuk iyileşmesini sağlar. Balgam söktürür. Boğaz ağrısında kullanılır.

Mide sağlığını korur.

Depresyona iyi gelir, sinir sistemi üzerinde olumlu etkiler sağlar.

Cilt ve saç sağlığına iyi gelir, usulüne uygun olarak cilde uygulanabilir.

Tadı:

Muhteşem bir tattır. Hollandaca drop dediğimiz şekerin tadını andırır. Acımtırak, şekerli, aromalı, keskin, sert bir tadı vardır.

Rengi:

Hazırladığınız bu şerbetin rengi siyaha yakın koyu parlak kahverengidir. Renginin bulanık ve tortulu olmaması gerekir. Meyan şerbeti taze olarak hazırlanır ve tüketilir, bir gün içerisinde tüketmeniz gerekir.

*Her gittiğim yerde kahve filtresini nereden mi buluyorum? Çok basit. Kahvemi, kahve kaşığımı, süzgeç  ve filtre kağıdımı hep yanımda taşıyorum. Valizimdeki olmazsa olmazlardan bir kalem.

BULUTLAR*

 P1130530  

Yeşil dam üstünde kanatlanan bulutlar.

En bi sevdiğim bulutlar,

Beyaz olanları.

Pamuk şekerler gibi beyaz beyaz, öbek öbek bulutlar.

Aşağılarda  süzülmekte…

P1130533  P1130534

Noralia “Efsus teyze, ben dağlara çıkmak istiyorum,

Dağları seviyorum, sen de dağları sever misin?”

Dağlar beni ürkütür be Noralia’m.

Deva:  “Eveeet, dağlar çok güzeeeelll.

P1130535  P1130536

Bulutlar, dağlar, bir de deniz.

Her uçtuğumda dehşete düşüren bulutlar.

Her tırmanışımda hayret veren dağlar…

Ve denizler, her bir dalışta ürküten dipsizliğin adı denizler.

P1130547

*Bulutları yeryüzünden izlemek ayrı da, gök yüzünde süzülürken onları yukarıdan izlemek daha bir başka güzel.

ARAPSAÇLI YUMURTA

P1120860 P1120862 

İzmir’e gelip de ot yemeden tabii ki olmaz. Sabah ot, öğlen ot, akşam ot. Çocuklar ve evin sultanı isyanlarda. Hep bir ağızdan “yine miiii oooooooooot” diye feryat etmedeler. Fakat aile reisi vejeterjan olduğu ve otu da çok sevdiği için ot hanenin bir numaralı yemeği.

Bu sabah kahvaltıda Arapsaçı kavurmasına kırılmış yumurta yedim. Arapsaçı yani Hollandacasıyla venkel. Tadı bir parça anason tadını andırıyor. Fakat diğer otlar gibi baskın bir ot tadı yok.

Tarifi şöyle. Arapsaçlarını bir güzel yıkayıp normal doğruyorsunuz. Zeytin yağı ve bir parça tereyağı ilavesiyle kavuruyorsunuz. Otlar öldükten sonra yumurtasını kırıyorsunuz. Yumurtalarla birlikte otları bir kaç kez daha karıştırıp, yumurtanın tamamen piştiğinden emin olduğunuzda ateşten alıyorsunuz.

P1120863

UNSUZ KAHVALTI EKMEĞİ

  P1120502

Hani bizim şu minnak nar tanesi var ya, geçenlerde haber salmış unsuz tarifler bekliyorum senden, diyesiymiş. Yeni trend bu, unsuz tarifler. En iyisi şöyle, bir yaprak lahanayı yerleştiriyorsunuz tabağınıza üzerine tereyağı-bal sürüp hapur hupur yiyorsunuz çayın kahvenin yanına. Al sana hem kahvaltı, hem ara öğün, hem de unsuz. Unsuz ekmek nasıl olur ki diye düşünürken bu gün seher vakti kalkıp ekmeğimi yaptım.

Malzeme:

  • Biraz yulaf kepeği
  • Biraz çavdar
  • Biraz kırılmış yulaf
  • 1 yemek kaşığı keten tohumunu makineden geçirip ufaltmaya çalıştım
  • 1 yemek kaşığı zeytin yağı
  • 1 adet yumurta
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • 2 tatlı kaşığı şeker
  • Evde tarihi geçmiş süt vardı, baktım bozulmamış,
  • 1/3 paket maya, yani 42 gramlık paketin üçte biri

P1120501

Yapılışı:

  1. Bütün malzemeleri karıştırma kabına koyup sıcak süt ilavesiyle mayayı karıştırıp bir bulamaç yaptım.
  2. Elimi hamurdan çekmeden, bu nasıl tutacak bari bir de yumurta kırayım dedim. Sonra baktım ki elimi bulamaya bile gerek yokmuş, bir kaşık yardımıyla tüm malzemeyi karıştırıp aynı kaşıkla da parşömen kağıdı döşenmiş tepsiye bolca birer kaşık koysam olacakmış hani. Bu arada parşömen kağıdı demişken öyle bir kullanmaya çöpe atmıyorsunuz değil mi? Biliyorsunuz bu kağıtlar çok kullanımlık.
  3. Neyse ben bir kere elimi karıştırmıştım. Elimde büyükçe sıkmaçlar yapıp tepsiye yerleştirdim.
  4. Isıtıp söndürdüğüm fırına gönderdim.
  5. Bir müddet sonra yani tam olarak kabarıp kabarmadığını anlamadan fırını yaktım ve 200 derecede ekmeklerimin altı ve üstü kızarıncaya kadar belki yarım saatten biraz fazla pişirdim.

Buram buram kahvaltı kokan sıcak ekmekçiklerim soframda hazırdı. Daha ne isteyim.

SULU KÖFTE

 P1120176

Sulu köfte annemin arkadaşlarından öğrendiği bir yemektir. Taa gençlik yıllarından beri yapar. Annemin dediğine göre bir İzmir yemeğidir.

Kırık pirinçle yapılır. Kıyma pirinç oranı şu şekildedir: kıyma fazla buna oranla pirinç çok az miktarda olmalı. Eğer pirinciniz fazla olursa köfte piştikçe içinden dağılan pirinçler köfte suyuna çıkacak ve sulu köfte yerine ‘pirinç sulu’ bir köfteniz olacak.

Yapımı çok basit ancak anlatımı biraz uzun sürdü sanırım.

Malzeme

  • 250 gram normal yağlı kıyma
  • 2 tek avuç kırık pirinç
  • 2 adet soğan
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • Tuz, kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı limon suyu

P1120169  P1120172 P1120173  P1120174

Yapılışı

  1. Soğanı rendenin minik kısmından rendeleyip, kıyma, pirinç, tuz ve biber ilavesiyle kıymayı yoğurun.
  2. Bir tepsinin içine iki yemek kaşığı kadar un koyup kıymadan aldığınız minik parçaları yuvarlayıp unun içine atın.
  3. Tencereye diğer soğanı yine rendenin ufak kısmından rendeleyip yağ ilavesiyle soğanı kavurun.
  4. Salçayı da ilave edip bir miktar kavurun.
  5. Daha sonra köfteleri atıp suyunu ve tuzunu ilave edin. Unutmayın, annemin dediğine göre önce köfte sonra su. Eğer su dolu tencereye köfteleri atarsanız salçalı su etrafa sıçrayabilir. O sebepten önce köfte sonra su.
  6. Kapağı yarım kapalı köftenin içindeki pirinçler pişinceye kadar pişirin.
  7. Köftenin pişip pişmediğini anlamak için bir tane köfte alıp bir çatal yardımıyla ortadan ikiye kesip pirinçlere bakabilirsiniz.
  8. Bir yumurtanın sarısına iki yemek kaşığı limon suyu ilave edip çırpın. İçine bir miktar çorbanın suyundan koyup ılımasını sağlayın. Daha sonra bu karışımı sulu köftenin içine aktarıp karıştırarak bir iki taşım kaynatın.
  9. Damak tadınıza göre limon az gelirse sonradan tabağınıza ilave edebilirsiniz.

 

Bir özür

Çok üzgünüm, tabağın kenarına yemeğin suyu bulaşmış. Görsellik önemlidir fakat şimdilik başka çaremiz maalesef yok.