KREMALI PATATES SALATASI

 P1110676 

Geçenlerde İstanbul’da yemiştim, pek bir hoşuma gitti. Bir patates salatası yapalım dedim, yoğurt mu koyalım mayonez mi? Ben kremayla yapıyorum o da güzel oluyor dedi. Ve haşladığı patatesleri kabaca doğradıktan sonra içine bir şeyler ilave edip kremasını da döküp şöyle bir karıştırdı. Kızlar pek bir beğendiler. Ben de geçenki misafirlerime yapayım dedim. Onlar da bayıldı.

P1110677P1110688

Tabii ki şu sağda gördüğünüz tabağı böyle suyun altına tutmadık. Düsturumuz ‘kırıntıyı bile israf etmemek’.

İsterseniz doğranmış siyah zeytin de ilave edebilirsiniz.

P1110672

Malzeme:

  • 5-6 patates
  • 1 kutu konserve mısır
  • 1 kutu konserve havuç/ bezelye karışımı
  • 1 kutu süt kreması
  • Bir tutam taze maydanoz
  • Tuz, biber

Yapılışı :

  1. Patatesleri soyup doğrayıp bol suda haşladıktan sonra suyunu süzüp biraz soğumasını bekleyin.
  2. Konserve sebzeleri içine boşaltıp üzerine kremasını dokun.
  3. Tuz ve karabiber ilavesiyle şöyle bir karıştırıp servis tabağına alabilirsiniz.
  4. Üzerine bir tutam ince kıyılmış maydanoz serpilebilir.

Afiyet olsun!

Not: patatesleri haşladığınız suyu asla dökmüyorsunuz. İçine limon sıkıp içebilirsiniz de çorba da yapabilirsiniz. Aynı gün kısır yapacaksanız benim gibi, bulguru bu kaynamış suyla da ıslatabilirsiniz.

Tarif verirken malzeme kısmına krema yazmayı bana hatırlattığı için sevgili Asuman’a teşekkürlerimi sunarım. :)

YOĞURTLU (NOHUTLU) MANTAR SALATASI

P1100329

Bu ilk denemeden bir paylaşım, havuçlu versiyon.

 

Maşallah, pek bir hamarattır Rumma. Web sitesini, FB hesabını düzenli olarak günceller. Daha öncesinde keklerini denemişliğim ya da yapılacaklar listesine aldıklarım olmuştur ondan. Hatta daha geçenlerde üzümlü kurabiyesini yapıp paylaşmıştım. Bu kez şıp diye daha görür görmez “bunu mutlaka yapmalıyım’ dediğim bir tarifle buradayım. Gerçi o taze kültür mantarıyla yapmış ama, olsun yani bu kadar kusur kadı kızında da olurmuş.

Eğer taze kültür mantar kullanırsanız limonlu suda haşlayıp soğuk sudan geçirmeniz gerekiyor. Denemedim ancak hızlı ateşte çok az bir yağ ile de kavrulabilir bence.

P1100359

İlk yaptığımda ben de havuç kullanmıştım. Ancak ikinci kez yaptığımda maalesef havuç almayı unuttuğum için bir havuç büyüklüğünde kereviz kullandım. Yine ilk yaptığımda mısır+bezelye+biber karışımı kullanmıştım. İkinci kez bir teneke haşlanmış nohutla hallettim salatayı. Bence bu salataya dere otu da iyi gider.

P1100368

Bu da ikinci ikram, kerevizli versiyon.

Malzeme:

  • 2 kavanoz konserve mantar (ya da 2 paket taze kültür mantar)
  • 1 adet havuç ya da bir miktar rendelenmiş kereviz
  • Bir miktar bieslook (ya da taze soğan)
  • Bir tutam taze maydanoz
  • 2 yemek kaşığı mayonez ya da sirke
  • 3 yemek kaşığı susuz yoğurt
  • 2 diş sarımsak
  • Tuz, biber
  • Bir kutu bezelye, mısır, biber karışımı (tercihen) ya da bir teneke haşlanmış nohut

Yapılışı:

  1. Kavanozdaki mantarları bir süzeğe alıp üzerinden soğuk su geçirin ve iyice süzülmesi için bir kenara bırakın.
  2. Bieslook ve maydanozu yıkayıp incecik kıyın.
  3. Havucu/kerevizi rendenin iri gözünden geçirin.
  4. Sarımsağı rendenin küçük bölümünden geçirin. Ya da bir miktar tuz ilavesi ile havanda dövün.
  5. Suyu iyice süzülen mantarları bir karıştırma kabına koyup diğer malzemeleri de ilave edin.

Salatanız servise hazır.

Afiyet olsun!

ELMALI LAHANA SALATASI


Doğrusu çatalımı ilk daldırdığımda ‘eyvah’ demiştim, duyulmayan bir sesle. Sonra bir çatal daha, bir çatal daha derken tarifini isteyeceğim bir salata olduğunu fark ettim. Nasip oldu bir yıl sonra yine yedim. Sohbetin koyuluğundan ayrıldıktan sonra yine tarif almayı unuttuğumu fark ettim. Sonunda bu gün, telefonda birden H.G.’nin sesini duyunca sohbete başlamadan ilk sorduğum salata tarifleri oldu. Vaktiyle arkadaşım bu tarifi Demet’ten alır. O da vaktiyle bir restoranda yer. Sonra döner dolaşır tarif bana kadar gelir.

Elmalı lahana salatası olur mu demeyin. Tadın, vazgeçemeyeceksiniz. Misafir ikramlıklarınızın baş tacı olacak. Lahana, bildiğiniz lahana yani, hani Hollanda lahanası, sarma yapmak için çok uygun değildir hani, sanırım herkes anladı. Ama yine de fotoğraflamakta fayda var.

Bir noktaya daha dikkat çekmek istiyorum. Hardal dikkat edilmesi gereken bir ürün. Markette alırken fark ettim bazılarının içinde beyaz şarap var. Maazallah salata yiyelim derken haram yemeyelim.

Ferah bir salata için, buyurun malzeme listemiz:

Malzeme

  • ½ lahana
  • 3 adet yeşil ekşi elma
  • 1 avuç sarı kuru üzüm
  • 3 yemek kaşığı Türk yoğurdu
  • 3 yemek kaşığı mayonez
  • 1 yemek kaşığı şeker (silme)
  • 1 çay kaşığı hardal (mosterd)

Yapılışı

  1. Yoğurt, mayonez, şeker ve hardalı bir karıştırma kabına alıp karıştırın.
  2. Üzerine yıkayıp çöplerini ayıkladığınız kuru üzümleri ve minik minik küp küp doğradığınız elmaları ilave edip karıştırın.
  3. Lahanayı yıkayıp, ince ama çok ince bir şekilde doğrayıp salataya ilave edin. Ya da benim gibi lahana tümken mutfak robotunun rendesinden geçirip sonra yıkayıp santrifüjden geçirin.
  4. Şöyle bir karıştırın. Salatanız hazır.

Açıkçası mutfak robotunun rendesinden geçirip bir hazne dolusu lahana kırpıklarını görünce “3 kaşık yoğurt buna nasıl yetecek” diye düşündüm. Endişelenmeyin, yetiyor.

9-6-2014 tarihli bir dipnot düşeyim. Mutfak robotum bozulduğundan beri lahanayı mandolinden geçiriyorum. Pek de güzel oluyor hani.

CİVCİV PATATES


 

Kimisinin gözleri kömür gibi siyah kocaman, kimi kırpık, kimisi gri gözlü… Bir tanesi de var ki hele yalnız benim için bakıyor yeşil yeşil. :) Bu civcivler değişik sunumlarla hazırlanabilir. Fakat öyle ‘amaan canım civciv işte, bir top altına gövde olarak, bir top da üstüne yerleştirip başını yaptın mı geriye karabiberden iki göz yapmak kalıyor’ deyip de geçmeyin. Dün tecrübe edindim. Zor civciv bunlar, zor. Bu arada bir konu daha var tabii: gözler başın iki yanında birer tane mi yoksa kafanın ön yüzünde yan yana mı? İşte bunların hepsi üzerinde düşündüren detaylar. Tabiatta civcivler nasıldır pek gözlemlememiş, üzerinde kafa yormamışım demek ki.

İlk parti patateslerimi dün sabah haşlayıp mutfak robotundan geçirdim. Fakat gelin görün ki civciv yapmak bir kenara elinize bile alamıyorsunuz. Sanıyorum mutfak robotundan geçince elastikleşti patatesler. Adeta macunlaştı. Bizim çocukluğumuzda İstanbul’da sokakta macuncu dolaşırdı zaman zaman. Değişik renklerde karamelize edilmiş şeker tahta bir çubuğa sarılıp üzerine de içi çoktan boşalmış bir limon kabuğuna şöyle yalandan bulaştırılıp çocuğun eline tutuşturulurdu. Yanılmıyorsam iki buçuk Lira idi. O zamanda annenizden iki buçuk Lirayı kopartabilmek de her daim mümkün olmazdı. İşte o macun gibi oldu makineden geçirdiğim patatesler. Sar bir çöpün üstüne, şöyle yalandan bir limon gezdir üzerine, ver çocuğun eline. Şapur şupur yesin. :) Epey bir uğraştıktan sonra pes ettim ve ikinci partiyi denemeye karar verdim. Bu kez kabuklarını soyup haşladığım patatesleri stamper dediğimiz bir ezici aracılığı ile üstten bastırarak tencerenin içinde ezdim. Tabii bu arada diğer püre, müsterih olun, beni bilenler bilir, çöpe filan gitmedi. Onunla patates kavurması yaptım.

Bakın bu konu önemli. Pürenizi akşamdan hazırlamanız gerekiyor. Sonra şekil çalışması konusu var. Civciv görünümü vermek için patates püresini elinizde nasıl şekillendirmeniz gerekiyor? Bunu bire bir deneme-yanılma yöntemiyle ancak tecrübe edinebilirsiniz. Siz siz olun sakın ha eğer ilk defa deneyecekseniz misafir geleceği günü seçmeyin, kendi kendinize yapın. Hatta çocuklarla bir çalışma da olabilir bu. Gerçi ilk denemeden sonra bir kere daha böyle özenle, böylesine bir angaryaya girişir misiniz onu bilemem.


Sonra ayaklar ve gagalar var. Baktım da sonradan benim civcivlerin hepsi açlıktan ölüyorlar sanırım, hepsinin ağzı açık, ya da birisi canlarını yakmış feryat figan haldeler. :) Bir tane de gagası kapalı yapsaymışım diye düşündüm. Ama artık hiç ugraşamıcam. Bir yıl sonra yine denemek istersem o da o zamana kalsın. Bir yıl uzun mu? Tamam en az altı ay sonra bari. Bu arada ukalalık saymazsanız eğer itiraf edeyim, püremin tadı muhteşemdi.


 

Birinci fotoğraf mutfak robotundan geçtiği için elastikleşmiş ve civciv yapımı için uygun olmayan patates püresine ait. Diğer fotoğraf ezilerek elde edilmiş ve akşamdan hazırlanmış patates püresi.

Malzemeler

  • 1 kg patates
  • 100 gr tereyağı
  • Tuz
  • Limon
  • Çörek otu/ haşhaş tohumu/maydanoz sapı/bieslook/ karanfil/ tane karabiber
  • 2 adet havuç

Hazırlanışı

1. Patatesleri biraz su ile haşlayıp ezin. Önemle vurgulamak isterim, mutfak robotundan geçirmiyorsunuz, ezerek püre yapıyorsunuz.

2. İsterseniz kabuklu haşlayıp daha sonra kabuklarını soyun.

3. Tuz atıp limon sıkarak yumuşak tereyağı ile bastırarak yoğurun.

4. Önce civcivin gövdesi için toplar ya da sıkmaçlar hazırlayın. Civcivlerin başı için gövdeyle orantılı olarak bir parça daha küçük yuvarlak toplar yapıp gövdenin üzerine yerleştirin.

5. Daha sonra çörek otu/maydanoz sapından ya da haşhaş tohumlarından, evinizde ne varsa, gözlerini yapın.

6. Havuç parçalarından gagasını ve ayaklarını hazırlayın.

7. Değişik şekillerde sunumlarla servis yapabilirsiniz. Ben fotoğraflarda görüldüğü gibi yeşil salata tabağına yerleştirdim.

SOĞANLI YUMURTA SALATASI


Geçtiğimiz cuma (siz bunu iki cuma öncesi olarak okuyun) bizim ofisteki gönüllü müdavimlerden bir tanesi ‘yumurta salatası yer misin’ diye sordu? Yoksa yumurta salatası mı yapmıştı? Sabah sabah? Ne becerikli çocuk maşallah! Meğer gelirken bir markete girip almış. Nedense ben dilimlenmiş yumurtalardan oluşan bir tür salatalı ekmek aldığını canlandırdım gözümde? Teşekkür edip ziyade olsun dedim. Tekrar çalışmak için yanıma geldiğinde ağzında son lokmasını çiğniyordu. Afiyetle yemişti anlaşılan. Ben hala nedense yeşilliklerle birlikte iki dilim üçgen kesilmiş ekmeğin arasında dilimlenmiş yumurtalar canlandırıyordum zihnimde. Sonra ona benim de bir tür yumurta salatası yaptığımı ve çok da nefis olduğunu anlattım. Hmm, diyerek karşılık verdi.


Akşam üzeri onun çalıştığı odaya uğradığımda masanın üzerindeki plastik kutuyu fark ettim. Haaa, bu muydu bahsedilen salata? Bu öğrenci milleti bunları neden yiyordu ki? Kendisi yapsaydı, daha vitaminli, lezzetli olurdu eminim. Ah bu gençlik. O hemen yenecekten istiyormuş, malzeme alıp salata yapmaya vakti yokmuş, gelirken yoldan alıvermiş. Sonra gayri ihtiyari gözüm kutunun üzerindeki içindekiler kısmına ilişti. Bu arada söyleniyorum tabii, çok vitaminsiz, bunların içerisinde envai çeşit katkı maddesi var. Sonra, o minik yazıları incelerken şarapla ilgili bir kelime gördüm sanki. Bunun içinde alkol olmasındı? Bu sefer bizim üniversite gençliği huysuzlandı. Ama Hollandaca sarma yaprağına da wijnbladen deniyordu, ‘belki üzüm sirkesi demek istemişlerdir, telaşlanma’ dediysem de dinletemedim. İnternete bakar bakmaz “haklıymışsın şaraptan yapılan bir tür sirkeymiş, bunu hemen atmam lazım” dedi. Her ne kadar ‘sen bana bakma’ dediysem de laf anlatamadım. Eh, madem atacaksın at bari n’apalım, zaten karnını da doyurdun, akşam da oldu. Söz verdim ona, haftaya cuma günü yumurta salatası yapacaktım. Tüm itirazlara rağmen ben ajandama not almıştım bile.

Yumurta salatasını yıllar önce Trabzon’un Taşçılar köyünde Ramaslar’ın evinde yemiştim. Bir yanlışlık olmasın diye H. ablayı arayıp konuyu meşveret ettim. Kırmızı biber ve patates yokmuş, Chinese bieslook’u da ben ekledim ve aşağıdaki tarif çıktı ortaya.

İşte bu gün o haftaya cuma dediğim gün’den bir hafta sonraki cuma. Sabah erkenden kalkıp yumurtalarımı kaynattım. Aksiyon oldu. Bana, mutfağıma, evime bir canlılık geldi. Salatamı nasıl mı yaptım? Anlatayım.

Malzeme

  • 5 adet yumurta
  • 1 adet patates (orta boy)
  • 1 adet soğan
  • Zeytinyağı
  • Bir saksı Chinese bieslook
  • Maydanoz
  • Tuz, kırmızıbiber, karabiber,
  • ½ limon

Yapılışı

  1. Öncelikle yumurtaları kaynama noktasından sonra beş dakika daha haşladım.
  2. Bunun yanı sıra ayrı bir kapta kabuklarını soyup minicik doğradığım patatesi de az bir suyla haşladım.
  3. Daha sonra kabuklarını soyup doğradığım yumurtalarla, haşlayıp çatalın ucuyla ezdiğim patatesleri birbirine karıştırdım.
  4. Chinese bieslookları ve kıvırcık maydanozu da ufak ufak doğrayarak yumurta karışımına ilave edip baharatlarını attım.
  5. En son da biraz limon ve zeytinyağı ilave edip, salatamı karıştırdım.
  6. Ağzı kapaklı bir plastik kapla yanıma aldım.
  7. Soğanı incecik julyen olarak doğrayıp tuz atıp yıkadım ve salatanın sıcağıyla sasımaması için ayrı bir kapla yanıma aldım. Siz salatanızı bir yerlere taşımayacaksanız ya da tamamen soğuksa soğanını içine atmanızda hiçbir sakınca yok.

Afiyet olsun!