TABANSIZ CHEESECAKE

Bu cheesecake’in alt yapısı daha önce yaptığım mangolu cheesecake‘e dayanıyor. Sıcak yaz günlerinde hele de iftar sofraları için bire bir tatlı atıştırmalık. Ramazan ayında olmamız sebebiyle yemek için harcayacak fazla vakit yok, o sebepten hamurla uğraşacak vakit de yok. Dolayısıyla tabansız bir cheesecake.

Malzeme

  • 500 gr yağsız kwark/labne peyniri
  • 1 çay bardağı şeker
  • 100 gr tereyağı (eritilmiş)
  • 2 irice yumurta
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 paket vanilya şekeri

———-

üzeri için bir teneke vişne


Yapılışı

  1. Tüm malzemeleri bir karıştırma kabının içine koyup el mikseri ile hafiften çırpıp yağlanmış kalıba dökün.
  2. 160-170 derecede önceden ısıtılmış fırında 50-60 dakika (belki biraz daha fazla ya da az) pişirip kontrolünü yaptıktan sonra fırından çıkartın ve soğumasını bekleyin. Soğuyan cheesecake’in üzerine vişneli kısmı boşaltıp serin. Ertesi gün ya da sabah erken hazırladıysanız akşam geç saatlerde yenmek üzere buzdolabında yerini alabilir.

Sahurda kahvenin yanına bire bir. Benden söylemesi.

Fırın ayarları farklı olabilir. Cheesecake yüzeyinin beyaz kalması buna karşın bu beyaz  olan kısmın pişerek katılaşması gerekiyor. 40 dakikadan sonra bir bıçak batırarak katılaşıp katılaşmadığını kontrol edebilirsiniz. Biraz sancılı bir süreç evet. Fakat deneyim edindikten sonra hiçbir sorun kalmadığını göreceksiniz.

Afiyet olsun!

PARİS GÜZELİ


Bu güzel öyle bir güzel ki… Nasıl anlatılır bilmem ki… O bir güzeller güzeli…

Bu kurabiyenin tarifini yıllar evvel annemden almıştım. Çocukluğumun kurabiyelerinden. Bir misafir geleceğinde ya da komşunun misafiri geldiğinde, ki bu komşu biz olurduk, çar çabuk yapılan bir kurabiye idi. Karşı komşumuz annemin ani bir misafiri geldiğinde hemencecik yapıverirdi. Ya da bir yolculuğa çıkılacağında çabucak yapılıverilen bir kurabiye idi. Sade, karın doyurucu, fiyakalı, vitaminli bir atıştırmalık.

Pek de sık yaptığım bir kurabiye değil aslında. Fakat çok leziz, üstelik yapımı da çok basit. İki yumurtanız, bir paket de tereyağınız varsa her daim çabucak yapabileceğiniz bir kurabiye. Kurabiye yapımına başlamanızla kahvenizin yanında Paris Güzellerini hazır bulmanız toru topu sadece 45 dakika sürecek. Dikkat ettiyseniz 45 dakikanızı alacak demiyorum. Çünkü siz aslında yuvarlayıp şekere bulamanın haricinde pek bir şey yapmayacaksınız. Tabii bu, hamuru mutfak robotunda hazırlayanlar için geçerli. Tamam, kabul… Sadece hamuru yoğuracaksınız. Pişirmeyi zaten siz değil fırınınız yapacak. Oldukça basit olmasına karşın yine görkemli bir kurabiye. Kısaca bir ‘güzel’ işte.

Malzeme

  • 1 paket tereyağı (250 gr)
  • 1,5 çay bardağı şeker
  • 2 adet yumurta
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 3,5 su bardağı un
  • Kurabiyeleri bulamak için yeterince toz şeker

Yapılışı

  1. Yağ yanmadan eritilir. (Yağı eritmeden küp küp doğrayarak bütün malzemeleri mutfak robotuna da atıp hamuru yoğurabilirsiniz).
  2. Şeker, iki yumurta ilave edilip karbonat da konduktan sonra hamur yoğrulur.
  3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınıp şekere bulanarak parşömen kağıdı serdiğiniz tepsiye dizilir ve önceden ısıtılmış fırına sürülür.

Not:

Tarifimi olduğu gibi yayınladım. Yapılışı başlığı altında 3. maddede anlattığım gibi ceviz büyüklüğünde parçalar almak yerine ben hamuru kalınca tezgaha açıp bir bardak ya da kapak yardımıyla kesmeyi yeğliyorum.

ÇİLEK PELTELİ PRATİK TATLI

 

Geçen gün pazardan iki kutu çilek almıştım. Ertesi gün akşam temizleyip bir tencereye aktardım. Üzerine bir çay bardağı şeker ilave edip kapağını kapattım. Yine ertesi gün bir çay bardağı şeker sanki biraz az gibi geldi, bir kaç kaşık da daha önce hazırladığım vanilyalı şekerden ilave edip yine kapağını kapattım. Akşama kadar öyle bekledi buzdolabında. Akşam işten gelince ocağa koyup bir 10-15 dakika kadar kaynama noktasında pişirdim. Bu arada içine biraz limon sıkıp bir kaç dal da buzdolabında bulduğum kırmızı Frenk üzümü tanelerini ilave ettim. Soğuduktan sonra bu karışıma üç yemek kaşığı nişasta ilave ederek pişirip bir kaba yerleştirdiğim kedidili bisküvilerinin üzerine döktüm. Soğuduktan sonra da üzerine çırpılmış soğuk krema ilave ettim.

Krema her zamanki yaptığım krema. Farklı olarak bu kez kardemom yerine vaktiyle annemlerden gelen misafir şekerlerinin arasında bulduğum Ülker’in damla sakız aromalı şekerinden ilave ettim. Hazırladığım bu soğuk kremayı da tatlımın üzerine yerleştirdikten sonra dolapta bir poşetin dibinde bulduğum file bademleri ocakta şöyle bir kavurup soğuduktan sonra tatlımın üzerine serpiştirdim.

Damla sakız aromalı şekerle hazırladığım krema diğer tüm kremalarım gibi muhteşemdi. Bu kremayı istediğiniz şekilde istediğiniz tatlılarınızda kullanabilirsiniz.

Malzeme

  • 1 litre süt
  • 6 yemek kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı önceden hazırladığım vanilyalı şeker
  • 4 yemek kaşığı un (tepeleme)
  • 2 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
  • 3 adet Ülker damla sakız aromalı şeker

——————————

  • ½ kg yoğurttan elde edilmiş katık
  • ¼ paket oda sıcaklığında tereyağı (62,5 gr.)

Yapılışı

  1. Yukarıda çizgiye kadar belirtmiş olduğum bölümdeki tüm malzemeyi soğukken karıştırarak pişiriyoruz.
  2. Kaynadıktan sonra tencerenin altını kısarak bir kaç taşım daha pişirip ateşten alıyoruz.
  3. Soğuduktan sonra, ama tamamen soğuduktan sonra kremanın içerisine katık ve tereyağını (eritmeden, oda sıcaklığında ve parçalar halinde) ilave edip elektrikli bir el çırpıcısıyla (staafmixer) kremamız tamamen homojen bir hal alıncaya kadar çırpıyoruz.

Her zamanki gibi bir kahve filtresinde katığımı iki gün evvel hazırladım. Aynı gün içerisinde vaktiniz çoksa akşamdan da hazırlayabilirsiniz. Ben genelde işten gelince bir şeyler yapabildiğim ve şu sıralar haftada altı gün çalıştığım için ön hazırlıklarımı bir kaç güne yayınca daha rahat ediyorum.

Katık elde etmek ve krema pişiminde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar için buraya bakabilirsiniz.

YUFKALI ISLAMA BÖREK


 

Yıllar evvel annemden öğrendiğim bir lezzetli börek daha. Kolayca hazırlayıp, derin dondurucuda istediğiniz kadar saklayabilirsiniz. Malzemesi basit, tadı muhteşem, görüntüsü enfes katmer katmer görkemli bir börek. Bir zamanlar vaktim olduğunda bolca hazırlayıp uzun süre derin dondurucuda sakladığımdan benim tercihim iç olarak peynir idi. Fakat sadece donuncaya kadar buzlukta bekletip yine aynı gün kullanacaksanız her hangi bir börek içi de kullanabilirsiniz tabii. Az evvel ‘bir zamanlar’ dedim ya, derin dondurucumun azizliğine uğradığım için bundan böyle hiçbir şeyi uzunca bir süre saklayamayacağım. Artık derin dondurucu sebebiyle elektrik israfım da olmayacak. Gerçi bir şeyleri saklamaktan da usanmıştım. Bir taraftan elektrikli eşyaların varlığı hayatımızı kolaylaştırırken diğer taraftan gerekli gereksiz fazla elektrik harcayarak dünyanın dengesini iyiden iyiye bozduk. Nisan ayında Hollanda’da şakır şakır yağmur yağması gerekirken neredeyse hiç yağmur yağmadı. Hadi mayısta yağar diye düşündüm, o da olmadı ve girdik hazirana. Çiftçilerin durumu perişandı. Hikmet bu ya haziranla birlikte bir kaç gündür yağmur yağmaya başladı. Geçtiğimiz kış çok karlı geçmişti, korkarım önümüzdeki kış da çok sert olacak.

Nisan ve mayıs aylarında havanın durumu. Hava en kötü halinde iken sadece bu kadar bulutlu idi. Yeşil dallar sokaktaki Ginkgo Biloba ağaçlarına ait. Sol tarafta gördüğünüz meyve şekerlemesi: arkadaşım Halep’ten getirmiş. Meyveler hamken toplanıp şeker şurubu ile hazırlanan bir tür şekerlemeymiş.

Daha önce bu börekleri yaparken yapma aşamasında fotoğraflamıştım fakat piştikten sonra doğru düzgün bir fotoğrafları olmamıştı. Derin dondurucum bozulup tüm börekleri pişirmek durumunda kalınca havalar da güllük gülistanlık olunca güzel güzel fotoğraflarım oldu. Hatta bir de hurmalı çıtır kurabiye fotoğrafı çektim. Onun da doğru düzgün çekilmiş bir fotoğrafı olmadığı için yazısını yayınlamama rağmen servis aşamasına ait bir görüntüsü yoktu şimdiye dek.

Yok, canım böreklerin hepsini ben yemedim tabii ki. İlk gün annemler eksik olmasınlar iftara bana geldiler. Nasip kısmet işte. Henüz fırından yeni çıkmışken bir kısmını Faslı komşuma verdim. Ertesi gün yine eksik olmasın sevgili Şerife geçmiş olsuna geldi. Yukarıda gördüğünüz Suriye’ye özel şekerlemenin yanı sıra soframızdaki sarma da arkadaşıma ait. Trabzon usulü yaprak sarma. O beni hasta yatakta bekliyordu, nitekim tüm gün yatmıştım, sofrayı görünce gazabına uğrayacağımı biliyordum. Allahtan durumu hemen anlattım. Zaten ben anlatamasaydım bile evin ve diğer buzdolabımın durumu derin dondurucumun bozulduğuna her haliyle şahitlik ediyorlardı. Benim durumum mu? Onu hiç sormayın zaten, ayakta sallanıyordum. Bu kadar laftan sonra şimdi geçelim basit ve görkemli böreğimizin tarifine.

Malzemeler

  • 1 kg yufka
  • 1 kalıp peynir (ya da istediğiniz her hangi bir börek içi)
  • 1 paket tereyağı

Üstü için

 

  • 1 adet yumurtanın sarısı

Yapılışı

  1. İki ya da üç adet yufkayı aralarına eritilmiş tereyağı sürerek üst üste yerleştirip 12 eşit parçaya bölün. En üst yufkaya tereyağı sürmeyi de unutmayın.
  2. Geniş olan kısımlara peynir koyup, bu kısmın kenarını hafiften kapatarak çok sıkmadan geniş geniş tüm börekler bitinceye kadar sarıp, derin dondurucuya kaldırın.
  3. Donuncaya kadar bekletip, buzluktan çıkartın ve soğuk suyun içerisine koyup buzu çözülünceye kadar suda bekletin.
  4. Sonra tek tek sudan çıkartıp parşömen kağıdı serilmiş bir tepsiye aralıklarla yerleştirip üzerine yumurta sarısı sürün.
  5. Önceden ısıtılmış fırında altı üstü kızarıncaya kadar 200 derece fırında pişirin.

Not:

  • Ben önceleri annemden öğrendiğim gibi üç adet yufkayı üst üste yerleştirip yapıyordum bu böreği. Bu börekler nispeten daha büyük oluyor. Sonraları iki adet yufkayı üst üste koyarak yapmaya başladım.
  • İki adet yufkadan yaptığımızı var sayarsak 1 kg.dan da 5 adet yufka çıkıyorsa eğer tam olarak 30 adet börek elde etmiş olursunuz. Gerçi biz yemek yaparken pek adet saymayız. Annem söylemişti, sayarsan bereketi kaçarmış yemeğin. Ben de öyle öğrendim, o sebepten pek saymam yaptıklarımı, kabataslak göz kararı yaparım. Fakat mutfağa yeni girenler için bir ek bilgi olsun istedim.
  • Bir paket tereyağı eksik ya da fazla gelebilir, kullanmanıza, yufkalarınızın büyüklüğüne bağlı. Rezervde her zaman tereyağı olmalı. Yoksa da artık hepimiz biliyoruz ki ‘mutfakta çareler bitmez’. Mutfak deneme yanılma ile öğreten bir mekan.
  • Börekleri derin dondurucuya kaldırırken bir saklama kabına üst üste koymanız gerekirse eğer, katların aralarına mutlaka poşet açın. Böylece buzluktan çıkardıktan sonra birbirinden ayırmanız kolay olacaktır.

Bu da son partinin yanmayan bir tavada küçük bir parça tereyağı ile kızartma denemesinden. Fırındaki gibi kabarmadıysa bile gayet güzel hem kızarıp hem piştiler.

MANGOLU CRUMBLE

Benim tatlı dağarcığımda meyve tatlılarının önemli bir yeri vardır. Nicedir Cafe Fernando’da vaktiyle gördüğüm şeftalili crumble’i yapmayı istiyordum. Fakat şu sıra şeftali zamanı olmadığından, ya da ben teneke şeftali kullanmak istemediğimden ya da sadece ben mangoyla yapmak istediğimden mangoyla yapıyorum. Hamurun tarifi Cenk’ten, o da bu tatlının hamur kısmını Kate Zuckerman’ın “The Sweet Life: Desserts From Chanterelle” adlı kitabından almış. Şimdiye kadar bloglardan sanıyorum hiç bir şey yapıp yayınlamamıştım. Bu ilk. Vira bismillah.

İki buçuk bardaktan daha az olan un ölçüsü bana oldukça az geldiğinden ben hamur için iki ölçü tarifi veriyorum. Şeker olarak sadece kahverengi şeker kullandım, beyaz şekeri ölçüsüyle birlikte tamamen listemden çıkarttım. Ben pek şekerli sevmediğim için böyle, siz isterseniz eşit miktarda beyaz şeker de ilave edebilirsiniz. İsterseniz bu şekilde yapıp yarısını Cenk’in yaptığı gibi buzluğa kaldırın. İsterseniz hamuru yarım ölçü hazırlayın. Yok, biz çok kalabalık bir aileyiz diyorsanız da hepsini aynı günde kullanıp meyve kısmını da iki ölçü olarak hazırlamayı unutmayın.

Malzemeler

Hamur için:

  • 2,5 su bardağı un
  • 2/3 su bardağı kahverengi şeker
  • 1/2 çay kaşığı tuz
  • 250 gr. tereyağı

Meyve kısmı için:

  • 2 adet mango
  • 1 su bardağı kaynamış su
  • 1/3 su bardağı şeker
  • Yarım limonun suyu
  • 1 adet kardemom
  • 1 adet vanilya çubuğu (ortadan ikiye ayrılmış ve tohumları sıyrılmış)

Yapılışı

  1. Fırınınızı önceden 190C’de ısıtın.
  2. Bir mutfak robotunun haznesine unu, tuzu ve şekeri koyun. Tereyağını kesme şeker büyüklüğünde küpler halinde kesip unlu karışıma ilave edin ve yavaş aralıklarla robotu çalıştırıp tereyağı küplerinin hepsi una bulanana kadar ve bezelye tanesi büyüklüğüne gelene kadar tekrarlayın. Hamurun bir araya gelmemesine özen gösterin (hamur iri kum taneleri kıvamında olacak. Hatta geçen bir arkadaşım yerken tatlının üzerindeki hamuru öğütülmüş fındık zannetmişti). Tereyağının erimemesine özen gösterin yeterli. Burada önemli olan unsur tereyağının derin dondurucudan çıkmış olması. Aksi takdirde buzdolabından çıkarttığınız tereyağı zaten bu sıcak havalarda hemen yumuşayacağından hamur yoğurma işlemi esnasında da eriyecektir. Ve istenilen hamur kıvamını bu şekilde elde etmek mümkün olamayacaktır.
  3. Diğer tarafta ufak bir tencereye kaynamış suyu, havanda ezdiğiniz kardemom tohumlarını, şekeri ve vanilya tohumlarını koyup şeker eriyene kadar orta ateşte karıştırarak kaynatın ve ateşten alın.
  4. Mangoları soyup küp küp doğrayın ve karışımın içine koyup 15-20 dakika bekletin. Benim mangolarım oldukça sert oldukları için bu şerbet karışımına koyduktan sonra bir kaç taşım kaynattım.
  5. Daha sonra karışımın içindeki mangoları delikli bir kaşık yardımıyla alıp fırın kabınızın altına döşeyin. Mangoları fırın kabına alırken beraberinde şerbetten de gelmesi sorun değil. Mango tanelerinin iyice süzülmesi gerekmiyor. Üzerini kaplayacak şekilde de hamuru serpiştirin. Hamuru serptikten sonra üzerini aman ha bastırmayın. Fırında 40 dakika pişirdikten sonra çıkartın ve 15-20 dakika ılıması için bekleyin.

Sabah kahvemizin yanında fevkaladenin fevkinde lezzetli bir tatlı oldu.

Size de afiyet olsun!