MADE IN TURKEY / TÜRK MALI :)

 1

Her zaman söylerim: bu dünya sadece bizim değil, bizden sonra bir nesil yetişecek, diye. Elimden geldiğince de geri dönüşümü kendimce kendi yaşantımda uygularım. Örneğin yıkadığım meyve ve sebzelerin sularını mümkün mertebe çiçeklerime dökerim. Bu en masumu. Daha bunun gibi zaman içerisinde -bazılarının ‘deli’ diyerek baktıkları- pek çok davranış geliştirmişim. Nasıl yetiştirildiysem artık?  😉

 34

Bu arada sardunyalarım açtı, bir tanesi henüz tomurcuk fakat diğeri şahane.

57

Bu improvize pastamın notlarını alır, bir taraftan da limonlu kaynamış suyumu içerken,  Türk Hava Yollarının kaleminden bahsetmeden olmazdı. Bu kullandığım kalemin;

89

Gövdesi: dönüşümlü karton

Mürekkebi: zehirli madde içermeyen

Plastikleri: doğada çözülebilir.

2

Doğaya karşı hassasiyetlerinden ötürü Türk Hava Yollarını takdir ve tebrik ediyorum. 10

Gelelim improvize pastama. Hani hep derim ya ekmek bulamayınca pasta yiyorum ben. Buzlukta vaktiyle kaldırdığım cevizli kek parçalarını görünce bir kaymak çırpıp ortadan ikiye kestiğim kek parçalarının arasına ve üzerine yerleştirdim. Yine buzlukta bulduğum vaktiyle başka bir pastadan artmış olan çikolatalı ganajı da şöyle üzerine yaydım. Üzerine de çikolata ve kayısı parçaları. Uyduruk muyduruk…  olsun, yine kahvemin yanına kuş kondurmayı becerdim.

P1030930

Leyla sultan için ektiğim karagözlerin bu günki 1cm filizlenmiş halleri.

P1030931

Bu da 2013 yılının Amsterdamki ilk güneşli günü. Bu gün güneş kendini gerçekten hissettirdi. Hamdolsun.

AMSTERDAM 2. EL KİTAP PAZARI

Deli cüsün cüsün her biri bir cüsün, derdi rahmetli anneannem. Yani deli çeşit çeşit, her biri bir çeşit. Bunun ne başlıkla ne de aşağıdaki yazım ve konumuzla uzaktan yakından bir alakası yok. Bu gün bunu söyledim kendi kendime, bu gün bunu hissettim, bu gün rahmetli anneannemin bu sözünü hatırladım. Bu gün haleti ruhiyem bu sözü hatırlattı bana. P1030875

De Kan 1986’dan bu yana Amsterdam’ın merkezi Dam meydanında aşağı yukarı 100 standlik büyükçe bir ikinci el kitap pazarı organize ediyormuş.  FB sağ olsun sevgili Hilal’den  duydum. Ve bisikletime atladığım gibi soluğu Dam’da aldım. Çok da istememe rağmen onunla karşılaşamadık fakat anladım ki aynı kartpostalcının başında ikimizde farklı saatlerde epey bir vakit geçirmişiz. Tabii burada gören göz olmak farklı. :) Benim kraliçem  yine yapmış yapacağını, kitap pazarını fethetmiş. :)

P1030862

Sorunun cevabı: ben Çapa, Beşiktaş, Avcılar ve tabii ki harikalar diyarı Tarlabaşı’ndan, Turan caddesi ve Basma Tulumba’danım. :) :)

P1030847 P1030832 P1030834 P1030835 P1030836 P1030837 P1030838

Kapı önü sokak çiçekleri P1030839 P1030840 P1030841 P1030842P1030845

Şu bisikletli yaşlı adam, o da kitap pazarı yolunda. Bisikletinin arkasına koymuş kitaplarını ucundan da kolinin tutarak düşmesin diye,  bir o yana bir bu yana yalpalanarak gidiyordu önüm sıra.

P1030843

Anna Frankhuis önü her zamanki gibi uzuuuunca kıvrım kıvrım bir kuyruk.

P1030846  P1030849 P1030850 P1030851 P1030852

Evet ikinci el kitap pazarı, fakat kitaplar ve kartpostallar ateş pahası idi. Makarna’nın İncili imiş mesela, ederi nedir diye sorduğumda adam içinde yazıyor diye açıp gösterdi. Gözlerime inanamadım. €10,-. Kartpostallara hiç bulaşmadım zaten üzerinde €4,- filan yazıyordu. Antika imiş bunlar, nereden diye sordum, müzayedelerden alıyorlarmış. Oysa ben yaşamını yitirmiş insanların döküntüleri arasından toparladıklarını düşünmüştüm.

P1030853 P1030854P1030856 P1030855

Bunlar da benim aldığım kartpostallar. Kartpostalları aldığım satıcıya sordum, anladığım kadarıyla bir pazar tezgahı için €95,- ödüyormuşsunuz doğru mu bu, diye. Evet öyle diyerek teyit etti beni. Eh peki ne kazanıyorsunuz? Hiç belli olmuyor, bazen hiç bir şey kazanmıyorum, bazen de az bir şey kazanıyorum fakat bu lokasyon, yani Dam meydanı süper, dedi ve çıkartıp dükkanının kartvizitini verdi bana.

P1030857 P1030858P1030863 P1030859 P1030860 P1030861 P1030864 P1030865 P1030866 P1030867 P1030868

Bu arada babalar ve bebeler başlıklı yazıma yeni fotoğraflar ekledim.

P1030870 P1030871 P1030872P1030879 P1030885

 

Nasıl da rüzgarlı, bulutlu bir gündü yine.  Hatta yağmur bile çiseledi.

P1030886 P1030887 P1030888P1030869 P1030891 P1030892 P1030893

Sevgili Ş’ye geçen ay diktiğim bir etek. Bir de masa örtüsü dikiyordum ama o henüz bitmedi. 

P1030833P1030831

Ve derken sevgili Ş’nin mütevazı sofrasına konuk oldum. Sadece patlıcan kebabı ve bulgur pilavı yeterli demiştim. Ama kime diyorum. Gerçi ben de az değilim, siz deyin yemeğin adını koydum, dolayısı ile arkadaşımın işini kolaylaştırdım, ben deyim sipariş vermiş gibi oldum. Neyse yedim, yedik, söyleştik. Allah olmayan tüm kullarına versin, kimseyi açlıkla terbiye etmesin. Arkadaşımın en kısa zamanda hacı sofraları olsun inşallah. Amin, amin, amin!

P1030895P1030896P1030894

LUKAPU FOTOKİTAP SERVİSİNDEN HEDİYE VARMIŞ

lukapu-buyuk-kare

Tam da fotoğrafçılıkla ilgili ciddi bir araştırmanın içerisindeyken, son çektiğim fotoğrafları bile seçip yerleştirememiş sahiplerine gönderememişken, fotokitap olgusunun NL versiyonlarını henüz keşfedeli nereden baksanız bir yıl olmuşken ilk defa Lukapu adını duyacaktım.

Nereden çıktı bu Lukapu? Efendim, bu bir fotokitap servisi.

Deli annemin dediğine göre kurayla seçilecek 5 kişiye Lukapu büyük kare Fotokitap hediye edecekmiş. Bunun için varsa, ki var,  bloğumuzda,  Twitter, Instagram hesaplarımızdan bu kampanya haberini paylaşmamız ve Facebook’ tan (şükür ki artık FB’umuz da var) Lukapu Sayfasını beğenmemiz gerekiyor. Sonra da Deli Anne‘me “İşlem tamam  şeklinde linkleri vererek yorum bırakarak işlemi tamamına erdirmek gerekiyormuş.

(Valla ben Deli annemin yalancısıyım: kampanya 27.05.2013 tarihinde sona erecekmiş.)

Sosyal medyada Lukapu
Facebook http://www.facebook.com/lukapu/
Twitter http://twitter.com/lukapu/
Instagram http://instagram.com/lukapu
Googleplus http://plus.google.com/11241403665750…
Pinterest http://pinterest.com/lukapu/

SON KRALİÇE GÜNÜ/ TAÇ DEĞİŞİMİ/ DEVİR TÖRENİ

Koninginnedag40

Babam bir süre önce yurt dışına çıktığında bir kraliçelimiz vardı. Döndüğü gün yani 30 nisan 2013 günü artık kralı olan bir ülke vardı karşısında.  Her başlangıcın bir sonu olduğu gibi kraliçe Beatrix’in görevinin de beklenen sonu gelmişti. Evet artık bir kralımız var, böylelikle  neredeyse bir asırdır kutlanan 30 nisan kraliçe günü de tarihe karıştı.

Evvelki yıl kraliçe gününe  dair kutlamalardan bahsetmiştim. Geçtiğimiz yıl başımızda pek çok kalabalık, hastane, ameliyat ıvır zıvır bir yığın hengame vardı. Kraliçe gününde Volendam’a neden gittiğimizi ne yaptığımızı anlamasam da bir kaç fotograf çekmeme rağmen bir türlü yayınlayamamıştım. Bu yıl baktım ki son kraliçe gününü idrak ediyoruz, kendimi bir arkadaşımla Vondel parka attım.

Koninginnedag15

Klasiğin kraliçesi Dominique, Almanya’da gideceğim keman kursum için para biriktiriyorum, bana yardımcı olur musunuz?

Vondel park bu günde özellikle çocukların sanatsal ve sportif faaliyetler sergilediği bir mekan, bu yönüyle inanılmaz derecede eğlenceli.

Koninginnedag27

Koninginnedag1

Şimdilerde bir cupcake modası bir cupcake modası sormayın gitsin. :) Cupcake €1,30 limonata ücretsizmiş.

 

Koninginnedag4

Bu tatlı bıcırığın kısacık da olsa filmini de çektim, becerip de bir yayınlayabilsem.

Koninginnedag5

Koninginnedag7

 

Koninginnedag12

Sokak dansçıları çocuklar,

Koninginnedag2 Koninginnedag3

 

Koninginnedag 48

“Uyuyarak zengin olacağım.” :) :) :)

Koninginnedag6 Koninginnedag8  Koninginnedag10 Koninginnedag11 Koninginnedag13

Koninginnedag49

Dondurmacı çocuklar.

Koninginnedag14 Koninginnedag16 Koninginnedag17

Bu Hollanda bayraklarının bir şeritle yapıldığını bilmiyordum. Mireille de bilmiyormuş, ikimiz de ilk defa görüyorduk.

Koninginnedag21

Hollanda’nın ilk kemik müzesiymiş.:) Kemik satın almak serbest. :)

Koninginnedag23

Size gösterilen küçük karenin içine bir kral ya da kraliçe çizmeniz karşılığında para kazanıyorsunuz.

Koninginnedag24

pantolon asılmaca.

Koninginnedag26

Su balonlarında koşmaya çalışan çocuklar.

Koninginnedag29

Öğle molası. Sağ tarafta gördüğünüz kitap yaptığım iki alışverişten bir tanesi.

Vondelparkta epey dolaştıktan sonra Mireille’nin evinde bir namaz ve atıştırmalık molası verdik. Ve peşinden bisikletlerimize atladığımız gibi kendimizi Amsterdam’ın kalbi Jordaan’da bulduk.

Koninginnedag31

Küçük bir kapı önü “bahçesi”.

Koninginnedag33

Şehirdeki pek çok güne özel turuncu vitrinlerden bir tanesi.

Koninginnedag18 Koninginnedag19 Koninginnedag20 Koninginnedag22 Koninginnedag25  Koninginnedag28 Koninginnedag30Koninginnedag9 Koninginnedag32 Koninginnedag34 Koninginnedag35 Koninginnedag36

İş başında emniyet görevlileri.

Koninginnedag37

Gelinlikçi de olsa, günün anlam ve önemine uygun süsleme sanatı. :)

Koninginnedag38 Koninginnedag39  Koninginnedag42 Koninginnedag43 Koninginnedag44 Koninginnedag45 Koninginnedag46

Ve atlı polisler.  

Kraliçe Beatrix’in kraliçelikten feragati, Willem Alexander’ın krallığı devralması imza seremonisi. Dam Meydani Kraliyet sarayı balkon faslı. Tam bir gelin kayınvalide dayanışması… Bu filmin 9.dakikasında artık prenses olan babaanne Beatrix gider ve sari elbiseli üç minik prensesçik el sallamak için acar kral ve kraliçenin yanına gelirler.

34. saniye “Yüceler yücesi Allah yardımcım olsun!”

MAYASIZ LAHMACUN

Amsterdam KIS

Şu günlerde Amsterdam, arka bahçemden bir görüntü. Kar kaçıncı kere yağdı kalktı artık sayamıyorum.

Öncesinde bir kaç madde üzerinde anlaşalım sonra da bu akşam yaptığım lahmacunun tarifini vermek yerine fotoğraflarını paylaşayım.

1. Kim demiş lahmacun hamuruna maya konmaz diye? O lahmacuncuyu bulup kulaklarını çekcem.

Annem- Çapa’da salı pazarına giderken, oradaki lahmacuncu söyledi, çek kızım. Gerçi taş fırınla ev fırını arasında fark vardır, pişirmeden çok büyük fark ediyor. Ben-hmmmm.

2. Üzerinde anlaşılması gereken en önemli maddelerden biri: herkes lahmacun yapabilir, fakat bana göre kimse annemin üstüne lahmacun yapamaz.

Annem- bu kadar iltifatı ne yapmalıyım, nereye koymalıyım?

3. Fırında lahmacun olmaz.

Annem-eskiden hep fırında yapardık kızım.

Ben- demek ki eskiden ağzımızın tadını hiç bilmiyormuşuz

4. Hafta ortası işten gelince lahmacun yapılmaz. Eğer böyle bir delilik yapacaksanız öncesinde şavallamak için evde peynir ekmek bulunmalı.

1 2

3 4

5. ve 6. maddeleri de anneme telefonda saymıştım, fakat şimdi unuttum.

5

Lahmacun ve mercimek çorbasıBİR TÜRK KLASİĞİ

6

Acaba kaç gün yicektim maydanoz sapı suyuna pişirdiğim koca bir tencere mercimek çorbasını ve yarım kiloluk unla yoğrulmuş mayasız hamurdan da olsa bana göre o denli çok olan lahmacunları? Birden aklıma geldi. En iyisi ertesi gün için annemi çağırayım. Birden annem, babam ve az sonra da küçük hanım gelmesin mi.

Epey bir zaman sonra zil bir kez daha çalınca “eyvahlar olsun” diyerek kapıya yöneldim. Ehm, o sırada son lahmacundan bir ısırık almıştım, başka kimse yok sanırım diye tüm çorbayı da aramızda bölüşmüştük ta yemeğin başından. Çocuk, “sorun değil abla herkes kısmetini yer” dedi ve oturdu satrancın başına da ben de azıcık rahatladım. Tabii güldük. Ama ben suç kabul etmiyorum: telefonda ‘sadece üç bilemediniz beş tane lahmacundan bahsediyorum’ demiştim. Yani annemin lahmacun ziyafetleriyle kesinlikle karıştırılmamalıydı.

7

Her Türk çocuğunun lahmacunla ilgili bir anısı vardır mutlaka. Geçtiğimiz yıl sevgili H. beni lahmacun yemeye davet etmişti de gittiğimde kırk türlü özür dilemişti. Oğluşu, annesi evde yokken mahalledeki arkadaşlarını toplayıp, annesinin bana sakladığı lahmacunları bir güzel bitirivermiş. Yine çok gülmüştük.