GÜLLÜOĞLU

GÜLLÜOĞLU AMSTERDAM’DA

Baklavacı Güllüoğlu Amsterdam’daki hatta Avrupa’daki ilk şubesini 25 eylül 2010 itibariyle benim de, son anda aldığım bir e-mail üzerine, tevafuken katılımımla resmi olarak açtı. İmtiyazlı satış hakkı ile açılan mağazanın Amsterdam yetkilisi İsmail Ağarmış.

Güllüoğlu Amsterdam, şehrin turistik ve işlek meydanları olan Rembrantplein ile Muntplein arasında Reguliersbreestraat 7 numarada bulunup binanın arka cephesi Amstel’e bakmakta. Amsterdam Belediye Başkanı Eberhard van der Laan ve Türkiye’nin Lahey Büyükelçisi Uğur Doğan açılışa katılanlar arasındaydı. Hümeyra ve Leyla hanımlar da eşleriyle birlikte açılışta hazır ve nazır idiler.

Yıllardır özlemle beklediğimiz bir marka olmasının yanı sıra Güllüoğlu şehir merkezinde eşinizle dostunuzla randevulaşabileceğiniz şık ve emin bir buluşma noktası ihtiyacının giderilmesi yolunda ilk adımı da böylelikle atmış oldu. Şehrin değerine değer katan mekan çocuklarımızın, gençlerimizin arkadaşlarıyla birlikte buluşabilecekleri, toplantılarını görüşmelerini yapabilecekleri güvenli bir ortam.

Baklava başta olmak üzere tüm geleneksel tatlı çeşitlerinin yanı sıra, sıcak ve soğuk içecekler -derken ince belli Türk çay bardağında demlenerek ikram edilen çayı zikretmeden olmaz- kuru pasta çeşitleri, börek, poğaça ve kumpir de bulunmakta.

http://www.gulluoglu.com/subeler/amsterdam.aspx

http://www.gulluoglu.nl

info@gulluoglu.nl

Reguliersbreestraat 7

1017 CL Amsterdam

+31 (0) 647 378 344

+31 (0)20 320 88 34

LEZİZ

Adını ilk defa annemden duymuştum. O da kardeşimden duymuş, hani şu bizim ufak nar tanesi. Belki de kardeşim yemeğe gittiğinde babamın bir arkadaşıyla karşılaşıp, onun selamını iletmek durumunda olmasaydı duymayacaktık adını. Sonrasında Leziz’deki ilk yemeğimde fotoğraf çekmek için ayağa kalktığımda ben de kardeşimin bir arkadaşıyla karşılaşacaktım. Leziz bu yönüyle sadece yemek yediğiniz, rahmetli anneannemin deyimiyle nefsinizi körlediğiniz, sıradan bir restoran değil adeta bir buluşma noktası.

Geçen ofisteki bayanlar hep birlikte bir akşam yemek yiyelim deyince internetten adresini bulup rezervasyon yaptık. İyi ki de gitmişiz. Amsterdam’da dışarıda yediğim en leziz yemekti.

Dış cepheye boydan boya yerleştirilmiş altı tabaklı ince belli bir bardak çay ve dahi bir Boğaz manzarası doğru adreste olduğunuzu anlamanıza yetiyor. Amsterdam’ın West bölgesinde, Osdorp’ta bulunan Leziz, gerçekten adı gibi kendisi de leziz. Sadece leziz değil dekorasyonu da dinlendirici ve nezih. Hele bir de lavaboları var ki, sormayın gitsin. Gerçekten çok şık. Bir de hani uçaklarda tepenizdeki düğmeye basıyorsunuz da hostes geliyor ya, işte öyle bir düğme var masalarda. Basıyorsunuz garson geliyor. İlk defa böyle bir şey görmüştüm. Ne yalan söyleyeyim içimden sürekli o düğmeye basmak geldi. Yalnız garson hanım kızımızın Türkçe ve Türk mutfağı hakkında biraz bilgilenmesi gerekiyor bana göre.

Ben karışık ızgara aldım. Yanında da ayran… Karışık ızgara salata çeşitleri ve pilav ya da patates kızartması eşliğinde servis yapılıyor. Takdir edersiniz ben ikincisini seçtim. Pilavı evde de yapmam mümkün. Patates kızartmasına gelince işte o bayağı zor. Hem mutfak kirlenecek diye, hem kilo aldığımı düşündüğüm için, hem de sağlıksız olduğu gerekçesiyle uzun zamandır patates kızartmıyorum. Ancak bir yerlere gittiğim zaman yiyebildiğim lüks bir yemek oldu patates kızartması son yıllarda benim için. Sonrasında leziz bir künefe. Baştan akıl edebilseydim künefeyi önceden yerdim. Fakat böylesi de ala.

Bu arada önemli bir noktayı da vurgulamak isterim. Belki ta başından söylemeliydim. Leziz alkolsüzdür.

Anneannemin sözlerinden: nefis körlemek= yemek yemek.