SULU KÖFTE

 P1120176

Sulu köfte annemin arkadaşlarından öğrendiği bir yemektir. Taa gençlik yıllarından beri yapar. Annemin dediğine göre bir İzmir yemeğidir.

Kırık pirinçle yapılır. Kıyma pirinç oranı şu şekildedir: kıyma fazla buna oranla pirinç çok az miktarda olmalı. Eğer pirinciniz fazla olursa köfte piştikçe içinden dağılan pirinçler köfte suyuna çıkacak ve sulu köfte yerine ‘pirinç sulu’ bir köfteniz olacak.

Yapımı çok basit ancak anlatımı biraz uzun sürdü sanırım.

Malzeme

  • 250 gram normal yağlı kıyma
  • 2 tek avuç kırık pirinç
  • 2 adet soğan
  • 2 yemek kaşığı domates salçası
  • 2 yemek kaşığı sıvı yağ
  • Tuz, kırmızı biber
  • 2 yemek kaşığı un
  • 1 adet yumurta
  • 2 yemek kaşığı limon suyu

P1120169  P1120172 P1120173  P1120174

Yapılışı

  1. Soğanı rendenin minik kısmından rendeleyip, kıyma, pirinç, tuz ve biber ilavesiyle kıymayı yoğurun.
  2. Bir tepsinin içine iki yemek kaşığı kadar un koyup kıymadan aldığınız minik parçaları yuvarlayıp unun içine atın.
  3. Tencereye diğer soğanı yine rendenin ufak kısmından rendeleyip yağ ilavesiyle soğanı kavurun.
  4. Salçayı da ilave edip bir miktar kavurun.
  5. Daha sonra köfteleri atıp suyunu ve tuzunu ilave edin. Unutmayın, annemin dediğine göre önce köfte sonra su. Eğer su dolu tencereye köfteleri atarsanız salçalı su etrafa sıçrayabilir. O sebepten önce köfte sonra su.
  6. Kapağı yarım kapalı köftenin içindeki pirinçler pişinceye kadar pişirin.
  7. Köftenin pişip pişmediğini anlamak için bir tane köfte alıp bir çatal yardımıyla ortadan ikiye kesip pirinçlere bakabilirsiniz.
  8. Bir yumurtanın sarısına iki yemek kaşığı limon suyu ilave edip çırpın. İçine bir miktar çorbanın suyundan koyup ılımasını sağlayın. Daha sonra bu karışımı sulu köftenin içine aktarıp karıştırarak bir iki taşım kaynatın.
  9. Damak tadınıza göre limon az gelirse sonradan tabağınıza ilave edebilirsiniz.

 

Bir özür

Çok üzgünüm, tabağın kenarına yemeğin suyu bulaşmış. Görsellik önemlidir fakat şimdilik başka çaremiz maalesef yok.

YAPRAK DÖNER

 P1060388

Geçen Kedabaks amcayla karşılaştım. Kendisi Surinam asıllı. La Hey’li. Amsterdam’da en iyi döner nerde yenir diye sordu. Bir kaç restoran adı saydım, ama onlar restoran, ateşte et kızartıyorlar mı, yani döner var mı onlarda, ben o çubuktaki dönerden yemek istiyorum hani ekmek arası, dedi.

En iyi döner evde yapılan dönerdir.

Bizim evimizde tabii ki de o asılan çubuktan yok. Fakat önemli olan etin helal olması, kaliteli olması, katkısız olması, güvenilir olması ve sonuç olarak tatbiki lezzetli bir döner olması. Hazır dönerlerin etleri tümden fabrikadan gelir. Onun için en iyi döner evde yapılan dönerdir. Peki evde döner nasıl yapılır? Kedabaks amcaya geçtim bir bir ince mevzuları.

Ancak karşınızdaki Kedabaks amca olunca et mevzu derin. Uzun uzun mu desem kısaca mı desem, işte etten bahsetti. Bizimki kasap olmasındı? Hobisiymiş meğer. Müslüman kasaplar yokken evinin banyosunda ya da bahçedeki kulübede kesermiş. Banyoda koyun kesmek mi? Yok canım o kadar da değil. Alt tarafı tavuk kesiyormuş. Sonra da gider iş yerinde şefine anlatırmış. O da dinler en iyisini yapıyorsun şeklinde karşılık verirmiş. Tabii 1970lerden bahsediyorum. Sonradan bir Pakistanlı bir de Surinamlı müslüman kasap açılmış. Şimdi elhamdülillah Türkler, Faslılar var kasaplarımız bol diyor. Ardından da ekliyor fakat ne etlerde ne de tavuklarda eski tat kalmadı: hayvanları şişirip şişirip kesiyorlar.

Gelelim dönerin hem ev hem lezzetli versiyonuna.

Erkek gücü olmadan bu işler olmaz.

Erkek gücü olmadan bu işler olmaz.

İstediğiniz oranda etinizi alın. Bir de keskin bir kesiciye ihtiyacınız olacak. Eğer bıçak kullanacaksanız et tahtasını unutmayın.

Et alırken kendinize göre bir hesap yapabilirsiniz. Kişi başına 100 gr. et mi almak istiyorsunuz? Yoksa kişi başı gramajı daha fazla ya da az mı olacak tamamen size kalmış.

Malzeme:

  • Parça et, kemiksiz (tercihen koyun arka but)
  • Sıvı yağ
  • Tere yağı
  • Kırmızı biber, tuz

Yapılışı:

  1. En öncelikli işimiz eti derin dondurucuda kesilecek kıvama gelinceye kadar bekletmek. Et ne bıçağı kıracak derecede donmuş olmalı ne de kesemeyecek derecede donmamış.
  2. Derin dondurucudan çıkarttığımız eti keskin bir et bıçağı ya da bıçaklı bir makine yardımıyla ince yapraklar halinde kesmek çalışmamızın en hayati kısmını oluşturur. Burada yaprakların ebatlarının büyük olması önemli değil. Önemli olan eti mümkün olduğunca ince kesmek.
  3. Varsa wok dediğimiz derin bir tavada ve yüksek ateşte biraz sıvı yağ yardımıyla eti kavurup tuz ve kırmızı biber serpmeniz yeterli. Yoksa yanmayan bir tavayla da yapabilirsiniz.
  4. İsterseniz bu aşamada biraz tereyağı ilave edebilirsiniz.

Ve dönerimiz yemeye hazır.

İster sandviç arasında, isterseniz pidenin arasında, modernize edilmiş şekliyle ya da lavaşın arasında veya bazlamaya dürüm yaparak otantik bir atmosferde yiyebilirsiniz. Doğal soslar kullanmak serbest. Mayonez-ketçap gibi katkılı hazır soslar kullanmak yasak. 😛

Efendim yanında salata, ayran ya da patates kızartması caizdir.

Şöyle bir geçmişe baktım da, ben döner mevzunu ilk olarak ne zaman açmışım. Döner yemenin mutluluğu bir yana, 2011 yılında verdiğim döner sözünü bugün gerçekleştirmiş olmanın mutluluğunu yaşıyorum. Her şey sizin için.

Afiyet olsun!

MANTI

   P1110594

Bu gün sabah altıda zıpkın gibi kalktım. Ofise geçmek için daha çok erken. En iyisi bir mantı yapayım diyerek kendimi mutfağa attım. Mantı dediysem öyle seleler sepetler dolusu değil tabii ki. Tek kişilik. Ama iki, hatta dört kişi de yiyebilir. Aslında pek çok şey gibi mantıyı da gözümde fazlasıyla büyüttüğümü fark ettim. Eğer kavrulmuş kıymanız varsa, bir yumurtanın başına. İşte bu kadar basit! Ne var ki sevgili Yeşimi anmadan geçemicem. Geçen komşusuyla mantı yaptığını anlatmıştı bana. Demek Marmaris’in sosyetesi de bebe belek mantı yapıyormuş. Bir de yemek bloğu sahibiyim, ya hu nedir bu tembellik, üşengeçlik dedim kendi kendime.

Bir yumurta, biraz tuz ve su karışımıyla önce basit bir mantı hamuru yoğuruyorsunuz. Aslında MANTI HAMURU  diye abartmaya da hiç gerek yok. Hamur, yani bildiğiniz hamur yoğuruyorsunuz. Demin de dediğim gibi dolapta da küçük bir kase kavrulmuş kıymanız varsa tamamdır. İtiraf ediyorum hamurum biraz fazla oldu. İki yumaklık hamurdan yola çıkmıştım, ne var ki un yerine karıştırma kabına önce suyu koyunca, yumurtam da nispeten büyük olunca bir bardak yerine  bir buçuk bardak un kullanmak zorunda kaldım. Tenis topundan hallice bir hamurum oldu. Dörde bölüp yumaklar yaptım.

P1110593

Yumaklarımı kalıp büyüklüğünce açtım, ve hemen anneme bir telefon. Mantının kıymasına nane konuyor muydu? Böylelikle annemi de sabah namazına kaldırmış oldum. Evet mantının kıymasına nane konuyormuş.

Burada önemli bir yardımcıya ihtiyaç var: mantı kalıbı gibi. Aslında mantı yapmak çok kolay da, o minik minik parçalara bölüp, her parçaya kıyma yerleştirip katlamak, işte mantının o can alıcı angarya kısmı bu. Fakat horanta sahibiyseniz eğer mantı yapımını çocuklarla birlikte bir etkinliğe çevirmek mümkün. Ya da ne bileyim evliyseniz ve çalışıyorsanız, eşinizle bir akşam karşı karşıya satranç oynar gibi masa başında oturup pek ala mantı yapmanız mümkün. Ya da kalabalıktan hoşlanıyorsanız, arkadaşlarınızla birlikte bir etkinlik olması adına pekala toplanıp hep birlikte mantı yapıp yemeniz mümkün.

P1110592

Canınız mantı çekmiyorsa bir mesele yok. Neticede mesele bir nefis körlemek, bunun için işleri çok çığrından çıkartmaya hiç gerek yok. Ama ne bileyim, mantı olmazsa olmazınızdır, ya da bir değişiklik olsun istersiniz, ya da en kötü ihtimalle ne bileyim örneğin hastasınızdır canınız çeker, ya da başka birisinin canı çeker, yapılmayacak hazırlanamayacak bir yemek değil. Yoksa mantı olsa da hoş, olmasa da.

Annemden öğrendiğim şekliyle, klasik ve yegane mantımız şöyle:

Hamuru için malzeme:

  • 1 adet yumurta
  • 1,5 su bardağı un
  • Biraz su
  • Biraz tuz

Kıyma malzemesi:

  • ½ kg kıyma
  • 2-3 soğan
  • Tuz, kırmızı biber, nane

Artık kıyma kavurmayı hepiniz biliyorsunuz. Hala bilmiyorum diyenler varsa kıyma nasıl kavrulura bir göz atmanızı öneriyorum.

Üzeri için:

  • Yoğurt
  • 1 diş sarımsak
  • 1-2 yemek kaşığı tereyağı
  • Kırmızı biber

P1110582 P1110583 P1110584 P1110585 P1110586

Yapılışı:

  1. Öncelikle yumurtayı küçük bir karıştırma kabına kırın ve ellerinizi bir güzel yıkayıp kurulayın
  2. Etrafına unu, üzerine tuzu ilave edin.
  3. Bir miktar su yardımıyla hamurunuzu yoğurun. İlle de sert  bir hamur yoğuracaksınız, demiyorum. Mantı hamuru taş gibi sert olmalıdır da demiyorum. Daha önceden bu gibi lakırdılar duyduysanız bütün bu duyduklarınızı unutun. Tabii ki de kek hamuru gibi cıvık bir hamur olmayacak. Eğer aranızda böyle aklından geçenler varsa hemen mutfağı terk etsin. Gücünüzün yettiği sertlikte bir hamur yoğurmanız yeterli. Siz anladınız.
  4. Bu hamurdan benim kalıbımın büyüklüğünde dört tane yumak çıktı. Yumakların dördünü de kalıp büyüklüğünde açın. Mantı kalıbım 26 cm çapında.

P1110587

Bu aşamada kalıbınızı unlamayı, ya da açtığınız hamurun kalıba değecek olan kısmını unlamayı unutmayın. Aksi takdirde mantılarınızı kalıptan çıkartamazsınız.

Açtığınız hamuru kalıbın üzerine koyup, tüm deliklere kavrulmuş kıymanızdan birer çimdik yerleştirin.

P1110588

Hop üzerine ikinci ekmeği açıp elinizle tepeden tepeden bastırın ve biraz un serpiştirip oklavanızla şöyle bir kaç kez üzerinden geçin. Böylelikle kalıbın keskin kısımlarından mantılar kesilecek.*

P1110589

Geriye kalıbınızı ters çevirip elinizle mantıcıkları dökmeniz kalıyor. Yapışanlar varsa elinizle örselemeden kopartabilirsiniz.

P1110590

Hazırladığınız bu mantıcıkları biraz unla harmanlayıp karıştırma kabının içine alın. Kabı temiz bir poşetle sarıp doğru buzdolabına gönderin.

*Kalıbın kenarında kalan boş parçayı alın. Bunu atmıyorsunuz. Kenardan çıkan bu parçacıkları birleştirip yeniden yumak yapıyorsunuz ve açıp tekrar kalıba yerleştiriyorsunuz. İstemezseniz de benim gibi bir adet börek yapıp yanmayan bir tavada pişirip kahvaltıyı da aradan bir ziyafetle çıkartabilirsiniz.

Buraya kadarı sabahki kısım. Saat altıda başladığım mantı serüvenim saat tam yedide bitti. Bir yandan tavada kahvaltılık böreğim pişerken diğer yandan tüm bulaşıklarım bitti, çayım hazır oldu. Mantının bir kısmını akşam pişirmek için kabıyla birlikte buzdolabına gönderirken, bir kısmı da yine örselemeden temiz bir poşete doldurup derin dondurucuya yolladım.   

Gelelim akşama….

P1110591

  1. Ofisten eve gelir gelmez yeteri kadar su kaynatıp minik bir tencereye döktüm. İçine yine damak zevkinize gore yeteri kadar tuz atıyorsunuz ve hop buzdolabından çıkan mantıları içine gönderiyorsunuz.
  2. Hamurlar şöyle bir pişince, yani bir beş- on dakika kadar, delikli bir kaşık yardımıyla mantılarınızı karıştırma kabına alın. Bu tek kişilik olduğu için nispeten çabuk pişti. Pişme süresi mantının azlığına ya da çokluğuna göre değişkenlik gösterebilir.
  3. Üzerine rendenin ufak kısmından sarımsağı rendeleyip bir miktar tuz atın. Ya da havanda dövmek istiyorsanız o şekilde de sarımsağınızı bir miktar tuzla birlikte dövebilirsiniz.
  4. Üzerine yeteri kadar yoğurt koyun ve büyük bir kaşık yardımıyla yoğurt, tuz, sarımsak, mantı dörtlüsünü harmanlayın.
  5. Bu arada tavada kızdırdığınız bir kaşık tereyağına damak tadınıza göre bir miktar kırmızı biber atıp bir iki karıştırın.
  6. Yoğurt karıştırılmış mantıyı tabağınıza aldıktan sonra üzerine biberli sıcak tereyağını gezdirin.

İşte bu kadar!

Afiyet olsun.

Efendim, gelelim mantıyı haşladığınız suya. İşte orada bi durun! Bu tuzlu, baharatlı, unlu, nispeten kıyma parçaları dökülmüş suyu öyle lavabodan dökmek yok. Yağ erittiğiniz kulplu tası da öyle çeşmenin altına tutmak yok. Önce tenceredeki bu suyla yağlı tavayı ya da kulplu tası, yağı ne ile erittiyseniz artık, şöyle bir çalkalıyorsunuz. Soğuduktan sonra bu vitaminli suyu buzdolabına yerleştirin. Ertesi sabah içine bir yemek kaşığı tarhana atıp biraz ıslatıyorsunuz. Sonra karıştıra karıştıra tarhana çorbanızı hazırlayıp içebilirsiniz. Sabahleyin çorbacılık istemiyorsanız tarhana çorbanızı akşam yemeği için de hazırlayabilirsiniz.

SOSYETE MANTISI

IMG_0026

Bu kez yaptığımız yemeğe abimin de elini değdirdim.  Annem havalimanından gelir gelmez valizini açıp o sadece bir kilocuk olan yufkayı kadayıfımız eşliğinde kahvemizi yudumladıktan sonra masanın üzerine serdim ve herkesi iş başına geçirdim.

IMG_0020IMG_0021 IMG_0022IMG_0023

Her bir yufkadan dört adet mantı çıkıyor. Kişi adedince istediğiniz kadar yufka kullanabilir, nispeten üzerine dökeceğiniz yoğurt ve yağı da göz kararı ayarlayabilirsiniz. Kıymayı nasıl kavurmanız gerektiğini kara kara düşünmenize hiç gerek yok, şuraya bir tık yeterli. Bizde kavrulmuş kıyma her daim hazır olduğundan ve yemeğimizi bu kez hep birlikte hazırladığımızdan 15 dakika içinde sosyete mantımız soframızda yerini aldı.

Malzeme

  • 3 adet yufka
  • 125 gr eritilmiş tereyağı ya da  sıvı yağ veya zeytin yağı
  • Kavrulmuş kıyma
  • 1 yumurta
  • 1 çay bardağı sulu yoğurt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ

Üzeri için

  • 1diş sarımsak
  • 1 su bardağı yoğurt
  • İhtiyaca göre tuz
  • 2-3 kaşık tere yağı
  • Yeterince kırmızı biber

Yapılışı

  1. Her bir yufkayı dörde bölüp üzerine bir fırça yardımıyla isterseniz eritilmiş tere yağı isterseniz de sıvı yağ sürün.
  2. Yufkaların üzerine şöyle bir kavrulmuş kıyma gezdirip dış tarafından ucuna doğru kabaca sarıp elde ettiğiniz ruloyu kendi çevresi etrafında sarıp sıvı yağ ile iyice yağlanmış ya da parşömen kağıdı serilmiş tepsiye yerleştirin. Uçlarının açılmaması için kürdan takmanıza gerek yok, uçlar diğer böreklerden destek alacak şekilde tüm börekleri yan yana tepsiye dizin. Arada aralık kalmayacak.
  3. Üzerine sıvı yağ, yumurta ve yoğurtla hazırladığınız karışımı bir fırça yardımıyla karışım bitinceye dek tamamen sürün.
  4. Önceden ısıtılmış 200 derece fırında altı üstü kızarıncaya dek pişirin.
  5. Onlar pişedursun diğer tarafta bir adet sarımsağı ezip ya da rendenin küçük kısmından geçirip bir su bardağı yoğurt ilavesiyle güzelce karıştırın.
  6. Fırından çıkarttığınız börekleri bir servis tabağında ya da herkesin kendi tabağında üzerine sarımsaklı yoğurt dökerek, tereyağında kızdırılmış kırmızı biber gezdirerek servis yapın.

 Afiyet olsun.

ANNEMİN ELİNDEN VEJETERJAN SARMA

 13 Sarma

Nice zaman önce pek bir köklü kararlar aldım. Bunlardan bir tanesi annemle bir araya gelerek memleket yemekleri yapmaktı. Ancak ne var ki aksiyon noktasında bir takım sıkıntılar oldu, oluyor.

Sarma sarmanın en eğlenceli yanı bunu bir aile aktivitesi haline getirebilmek, bir araya gelip sarmak. Madem birlikte yenecek, birlikte sarılmasında ne mahsur olabilir ki? Dayanışma, samimiyet, birliktelik, içtenlik… Aile mefhumu… Ah aile mefhumu…

Sarmamızın birincil özelliği içinde rayhan, nane ve sumak ekşisi olması.

Bizde yapılan vejetaryen sarma tamamen kıymalı sarma gibi, tek farkı günlerden pazar olup evde kıyma olmayışı. :) Özellikle “zeytinyağlı sarma” demiyorum, sarmayı kıymalı da yapsak içinde zaten zeytin yağı oluyor. Dolayısıyla bir anlam kargaşası içine giriyorum. Kısaca kıymalı ya da kıymasız desek şuna daha anlaşılır, en azından benim için.

1 Sarma2 Sarma 3 Sarma4 Sarma

Kıymasız oluşu sarmayı pişirmeden küçük paketler halinde buzluğa kaldırma imkanını da sunuyor. Örneğin aniden misafiriniz geldiğinde ya da canınız yemek yapmak istemediğinde ya da ne bileyim hasta iseniz buzluktan vakitlice çıkarıp çözüldükten sonra pişirince yarım saat içinde ziyafetiniz hazır. Tabii en iyisi tazecik sarıp aynı gün pişirip yemek.

5 Sarma6Sarma7 Sarma9 Sarma

Kıymasız olunca annemin dediğine göre içine iki yumurta da kırarlarmış, peynir de koyarlarmış. Annemin annesi öyle yaparmış. Peyniri ben koydurmadım, yumurtayı kırmayı da unuttuk. Dolayısıyla hakikatten kelimenin tam anlamıyla vejeterjan oldu. İsterseniz bu karışıma bir çay bardağı kadar da pilavlık bulgur ilave edebilirsiniz.

8-10 kişilik.

Malzeme

  • 1 paket salamura yaprak (250 gram)
  • 1 su bardağı zeytin yağı
  • 2 su bardağı Türk pirinci
  • 3 kaşık domates salçası
  • 2 kaşık biber salçası
  • 1 yemek kaşığı rayhan
  • 1 yemek kaşığı nane
  • 1 demet taze maydanoz (bizde yoktu, koymadık)
  • tuz, kırmızı biber, karabiber
  • 2 yemek kaşığı likit sumak ekşisi (eğer bulamazsanız toz sumak)
  • 5-6 adet soğan
  • 5-6 diş sarımsak
  • varsa ikişer tane domates, biber

Bu sarma içi ne muhteşem bir lezzet!

Aslında bunu görüntülü anlatmak vardı ya…

Yapılışı

  1. Bir tencerede zeytin yağında salçaları bir kaç dakika kavurup pirinçleri ve diğer baharatları ilave ederek 3-5 dakika kadar pirinçleri kavurun.
  2. Kavurduğunuz pirinci soğumaya bırakırken diğer yandan yaprakları derin bir tencerede bol soğuk suda bir kaç kez yıkayın. Üzerini basıncaya kadar kaynamış su ilavesiyle 15 dakika kadar kaynatın. Eğer yaprağınız çok sertse bu zaman yarım saate kadar uzayabilir de. Biz 15 dakika haşladık. Daha sonra yaprakları bol soğuk suda yıkayarak bir süzeğe alın.
  3. Sarımsakları rendenin en küçük yerinden geçirerek, soğanları ince ince doğrayıp ya da mutfak robotundan geçirip soğumuş olan baharatlı pirinç karışımına ilave edin.
  4. Bu arada sumak ekşisini ve yıkamış olduğunuz maydanozları da ince ince doğrayıp karışıma ilave edin.
  5. Bir çay bardağı kadar da su ilave ederek harcı tek elinizle ya da büyükçe bir kaşık yardımıyla tüm muhtevanın birbirine karıştığından emin oluncaya dek karıştırın.
  6. Sarmalarınızı sarmak için bir tepsi kullanmanız iyi olur. İsterseniz masada da sarabilirsiniz.
  7. Yaprağın sap kısmı kendinize doğru ve kaygan olan tarafı ise tepsinin üzerine gelecek şekilde yerleştirin.

8 Sarma

8. Eğer yaprağın ucunda uzun bir sap varsa bunu mutlaka kopartın ve sarma işlemine öyle devam edin.

9. Yeteri kadar iç koyup bir kere sardıktan sonra her iki kenarı içe katlayarak ileri doğru sarın ve bitirin.

10. Her bir yaprağı bu şekilde sarıp küçük tepecikler hazırlayın ve hepsini tencereye sıkıca yerleştirin.

11. Tencerenin üzerine şöyle bir tuz gezdirip düz bir tabağı ters çevirerek üzerine kapatın. (Bu sarmaların kaynarken dağılmaması için gerekli).

12. Üzerini basacak kadar su doldurun ve tabağın üzerine bir mermer parçası ya da yine sıcağa dayanıklı su dolu bir kase yerleştirin.

10 Sarma

13. Kaynama noktasında pişmeye bırakıp kapağını kapatın.

14. Yarım saat sonra bir tane çıkarıp keserek pirinçlerin pişip pişmediğini kontrol edin. Pişme suresi 45 dakika ile 1 saat arasında değişebilir. Bu arada tabağın üzerine koyduğumuz kase dolusu suyu arada kaldırarak, kah tencerenin kapağını kapayarak, kah açık tutarak pişme suresini sonlandırın.

11 Sarma

15. Eğer pirinçler pismişse sarma tenceresini ocaktan alıp suyunu bir kaseye süzdürün. Biraz dinlendikten sonra sarmalarınız yemeye hazır kıvamda olacaktır.

 12 Sarma

Dikkat edilmesi gereken önemli unsurlar:

  • Sarmanın suyu mutlaka süzülmeli. Tencerenin içinde kalırsa sarmalarınız lapa olur.
  • Tencerenin altındaki sarmalarla üstündeki sarmalar ayni ölçüde pişmezler. Bunu göz önünde bulundurarak derin bir tencere yerine, geniş bir tencerede sarmalarınızı pişirin.
  • Eğer derin bir tencerede sarmalarınızı pişiriyorsanız alttan bir sarmayı kontrol etmeye çalışabilirsiniz. Bu mümkün değilse, üst diri olsa bile alt tarafın kendini salmış olabileceğinden yola çıkarak pişme sonlanmış olsa bile tenceredeki suyu süzdükten sonra sarmaları bir tepsiye ters çevirerek üstteki sarmaların alta, alttakilerin de üste gelmesini sağlayabilirsiniz. Böylelikle tencerenin altındaki sarmaların daha fazla lapa olmasını önler, daha diri gibi olanların da alta gelerek nispeten yumuşamasını sağlarsınız. Tabii tüm bunlar büyük ebatlarda pişirilen sarmalar için geçerli, tek kişilik pişirmeler için değil.
  • Yaprağınız biter de içiniz artarsa iki domates oyup doldurabilirsiniz. Ya da bir soğan haşlayıp katlarını açarak her bir katı ayrı ayrı doldurabilirsiniz.
  • Eğer içiniz bitti de yaprağınız arttıysa bir sonraki kullanım için yaprakları buzluğa/derin dondurucuya kaldırmanız gerekiyor, yapacak bir şey yok.

Ha bu arada, kullandığımız yaprak benim hiç hoşuma gitmedi. Ne kadar kaynarsa kaynasın yaprağın üzerindeki  büyük damarların pişmeyeceğini bildiğimizden sararken sürekli onları kopartmak zorunda kaldık, yapraklarımız yer yer dağıldı. En iyisi yaprağı kendinizin hazırlaması. Bunun için tabii bir parça toprağınızın olması gerekiyor. Hazır satılanlar maalesef hep böyle kocamış ve büyük yapraklardan oluyor. :(