DİNGİN ŞEHİR AMSTERDAM’da

KADİR GECESİ 2013

P1050238

Amsterdam pek bir dingindir. Tabii aynı şeyi Amsterdamlılar için söylemek mümkün değil.

Dilerim Allah bu gece hürmetine gönlüme, gönlümüze, aileme, eşe-dosta, konu-komşuya, şehrimize, ülkemize ve dünyamıza

Dinginlik verir,

Akıl verir,

Feraset verir,

Birlik verir,

Dirlik verir. Amin.

Allah’ım sen affedicisin, affı seversin, beni affeyle, bizleri affeyle. Amin

SU

Kirli su

Biliyorum, iğrenç bir görüntü. Yüzleşmek acıdır, acıtır. Sahip olduğumuz suyun kıymetini bilebilmek ve paylaşabilmek dileğiyle.

Son anda da olsa kurtardım. Geçtiğimiz ay bahsetmiştim, her ayın son cuması bir arkadaşımın yazısını yayınlayacaktım.

Bir zamanlar alt kattaki komşuların musluğu kapatmalarını beklerdik.  Çeşmeler bir türlü  kapanmazdı ki gece 12:00’den aşağı su beşinci kata çıksın. Hele de ertesi gün eğer sular kesilecekse evde ne kadar tencere, bidon, kap kaçak var, hepsi doldurulup sergilenirdi. Yine o günlerde bulaşık bir kabın içinde yıkanır durulamak için de su dolu iki kap kullanılırdı. Yani bir günün bulaşığı toplam üç tencere suda yıkanıp kaldırılırdı.

Hatta okul günlerinde sabah kalktığımızda su bulunmadığından elimizi yüzümüzü karla yıkadığımızı dün gibi hatırlarım. Hey gidi günler…  Benim için bunlar şimdilik geçmişte kaldı. Şimdilik diyorum çünkü yarınımızın garantisi yok. Dilerim Allah gördüğümüz günden geri koymaz hiç birimizi. Fakat 2013 yılında hala su bulamayan pek çok insan var dünyada. Bu nedenle içinde bulunduğumuz yaz günlerini ve yaklaşan Ramazan ayını da bir fırsat bilip su hakkında yazmak istedim.

İstanbul’un hiç bir kahrını çekmemiş gençlik şimdilerde hariçten gazel okuyor sanki. Neyse ki bu gençlerin arasından medar-ı  iftiharımız Elsa’lar da çıkıyor. Hamd olsun.

Ricam üzerine…

Aşağıdaki satırlar sevgili Elsa’nın kaleminden.

“Su ihtiyacım olduğunda musluğa gidip, çeşmeyi açıyorum. Bunu yaparken acaba su zararlı mıdır güvenli midir diye düşünmüyorum. Yaşadığınız yer Hollanda olduğunda bu sanki çok doğalmış gibi görünür. Çeşmeyi açarsınız ve temiz  içme suyu akar. Dünyanın diğer bazı bölgelerinde bırakın temiz içme suyunu, suya ulaşmak doğal olmaktan başka her şeydir.

Bütün bir  hayatın  başlangıcı…

Su hayatın başlangıcıdır, hatta susuz hiç bir şeyin var olması mümkün değildir. Hayvanlar, tabiat ve insanlar; hepsi suya bağımlı. Buna rağmen dünya genelinde su sıkıntısı ile karşı karşıyayız. Bu nedenle Islamic Relief suya ulaşımı gerçekleştirmeyi en  önemli projelerinden biri olarak görüyor. Bir ‘su ülkesinde’ yaşıyor olmamız temiz içme suyuna ulaşamayanlar için bize bir yükümlülük ve sorumluluk veriyor. Hollanda’da bulunan meyve ve gül gibi çeşitli ürünlerin gelişmekte olan ülkelerden geldiğini ve bu ürünleri yetiştirebilmek  için çok fazla suya ihtiyaç olduğunu çoğunlukla aklımızın ucundan bile geçirmiyoruz. Yani bu ürünleri ithal ederek aslında virtüel olarak su ithal ediyoruz. Tabii sürülen her sefa ile birlikte bir sorumluluğun da olması gayet mantıklı.

Dünya çapında su kuyuları açarak bir anlamda ‘geri verme’, Islamic Relief’in, hayırseverleri sayesinde yerine getirebileceği bir sorumluluk. Suyu taşımakla yükümlü olanlar genelde kadınlar ve çocuklar. Bölgedeki bir kaç su kuyusunun var olması onların yaşamlarında köklü bir değişim meydana getirir. Böylece çocuklar bütün gün su taşımak zorunda kalmaz ve okullarına devam edebilirler. Toplumun genel sağlığı ve hijyen artar. Kadınlar su getirmek için her gün kuş uçmaz kervan geçmez yerlere gitmeyeceklerinden daha güvenli bir yaşam sürerler.

Elsa van de Loo

2010-2011 yılı BM Hollanda gençlik temsilcisi

Yine aynı yıllarda Islamic Relief’in Elçisi

AMSTERDAM 2. EL KİTAP PAZARI

Deli cüsün cüsün her biri bir cüsün, derdi rahmetli anneannem. Yani deli çeşit çeşit, her biri bir çeşit. Bunun ne başlıkla ne de aşağıdaki yazım ve konumuzla uzaktan yakından bir alakası yok. Bu gün bunu söyledim kendi kendime, bu gün bunu hissettim, bu gün rahmetli anneannemin bu sözünü hatırladım. Bu gün haleti ruhiyem bu sözü hatırlattı bana. P1030875

De Kan 1986’dan bu yana Amsterdam’ın merkezi Dam meydanında aşağı yukarı 100 standlik büyükçe bir ikinci el kitap pazarı organize ediyormuş.  FB sağ olsun sevgili Hilal’den  duydum. Ve bisikletime atladığım gibi soluğu Dam’da aldım. Çok da istememe rağmen onunla karşılaşamadık fakat anladım ki aynı kartpostalcının başında ikimizde farklı saatlerde epey bir vakit geçirmişiz. Tabii burada gören göz olmak farklı. :) Benim kraliçem  yine yapmış yapacağını, kitap pazarını fethetmiş. :)

P1030862

Sorunun cevabı: ben Çapa, Beşiktaş, Avcılar ve tabii ki harikalar diyarı Tarlabaşı’ndan, Turan caddesi ve Basma Tulumba’danım. :) :)

P1030847 P1030832 P1030834 P1030835 P1030836 P1030837 P1030838

Kapı önü sokak çiçekleri P1030839 P1030840 P1030841 P1030842P1030845

Şu bisikletli yaşlı adam, o da kitap pazarı yolunda. Bisikletinin arkasına koymuş kitaplarını ucundan da kolinin tutarak düşmesin diye,  bir o yana bir bu yana yalpalanarak gidiyordu önüm sıra.

P1030843

Anna Frankhuis önü her zamanki gibi uzuuuunca kıvrım kıvrım bir kuyruk.

P1030846  P1030849 P1030850 P1030851 P1030852

Evet ikinci el kitap pazarı, fakat kitaplar ve kartpostallar ateş pahası idi. Makarna’nın İncili imiş mesela, ederi nedir diye sorduğumda adam içinde yazıyor diye açıp gösterdi. Gözlerime inanamadım. €10,-. Kartpostallara hiç bulaşmadım zaten üzerinde €4,- filan yazıyordu. Antika imiş bunlar, nereden diye sordum, müzayedelerden alıyorlarmış. Oysa ben yaşamını yitirmiş insanların döküntüleri arasından toparladıklarını düşünmüştüm.

P1030853 P1030854P1030856 P1030855

Bunlar da benim aldığım kartpostallar. Kartpostalları aldığım satıcıya sordum, anladığım kadarıyla bir pazar tezgahı için €95,- ödüyormuşsunuz doğru mu bu, diye. Evet öyle diyerek teyit etti beni. Eh peki ne kazanıyorsunuz? Hiç belli olmuyor, bazen hiç bir şey kazanmıyorum, bazen de az bir şey kazanıyorum fakat bu lokasyon, yani Dam meydanı süper, dedi ve çıkartıp dükkanının kartvizitini verdi bana.

P1030857 P1030858P1030863 P1030859 P1030860 P1030861 P1030864 P1030865 P1030866 P1030867 P1030868

Bu arada babalar ve bebeler başlıklı yazıma yeni fotoğraflar ekledim.

P1030870 P1030871 P1030872P1030879 P1030885

 

Nasıl da rüzgarlı, bulutlu bir gündü yine.  Hatta yağmur bile çiseledi.

P1030886 P1030887 P1030888P1030869 P1030891 P1030892 P1030893

Sevgili Ş’ye geçen ay diktiğim bir etek. Bir de masa örtüsü dikiyordum ama o henüz bitmedi. 

P1030833P1030831

Ve derken sevgili Ş’nin mütevazı sofrasına konuk oldum. Sadece patlıcan kebabı ve bulgur pilavı yeterli demiştim. Ama kime diyorum. Gerçi ben de az değilim, siz deyin yemeğin adını koydum, dolayısı ile arkadaşımın işini kolaylaştırdım, ben deyim sipariş vermiş gibi oldum. Neyse yedim, yedik, söyleştik. Allah olmayan tüm kullarına versin, kimseyi açlıkla terbiye etmesin. Arkadaşımın en kısa zamanda hacı sofraları olsun inşallah. Amin, amin, amin!

P1030895P1030896P1030894

ZAANSE SCHANS

3

Bizim ufaklığın bir arkadaşı vardı ilkokuldayken. Şüheda. Bir hafta sonu onlara gider bizim küçük hanım. Döndüğünde neler yaptıklarını sorarız doğal olarak. Zaanse Schans adında bir köye gittiklerini anlatır. Ayağımızın dibindeki bu güzel turistik köyü keşfetmemiz işte böyle başlar.

21

Zaanse Schans, adından da anlaşılacağı üzere Amsterdam’a en yakın beldelerden biri olan Zaandam şehri civarındadır. Amsterdam Sloterdijk istasyonundan yaklaşık 10 dakikalık bir tren yolculuğundan sonra Koog-Zaandijk İstasyonunda inip Zaanse Schans’a doğru yürüyebilirsiniz.

 5

Yaşayan, yaşatılan ve yaşatan canlı bir müze adeta Zaanse Schans. Batı Avrupa’nın ilk endüstri merkezlerlerinden birisi. En görkemli günlerini 17. yüzyılda yaşamış. Döneminde inşa edilmiş aşağı yukarı bin değirmenden günümüze sadece on üç tanesi gelebilmiş.

 13

Başlıca baharat, boya ve marangoz değirmenleri mevcut. Bunun yanı sıra el sanatlarından takunya yapımını birebir izlemeniz mümkün. Biz görmedik ancak sanıyorum peynir yapımı gösterisi de var.

7

Resimler ve kısa film 2011 yılına ait. Ne günlerdi Yeşimle birlikte gezdiğimiz. Hey gidi günler… :)

12

Aşağıda sırasıyla, iş takunyaları, paten takunyalar, özel gün takunyaları ve gelin takunyasını görüyorsunuz.

1415161817

Daha önce de yazmıştım, o kimselerin beğenmediği Zaanse Schans’ta tam 5 saat geziyoruz. Gezimizin kasım ayına gelmesi, dolayısıyla günlerin kısa olması günün en olumsuz yanıydı. Fakat yağmurlu bir gün olmadığı için yine de şanslıydık.

 8

Köyde dolaşmak için her hangi bir ücret talep edilmiyor. Ancak müze niyetine kullanılan değirmenlerin girişi ücretli. Aynı zamanda hediyelik eşya ve peynir gibi ürünleri alabileceğiniz küçük dükkanlar bir de bana haddinden fazla pahalı gelen bit pazarımsı bir dükkanı var. Yanınızda atıştırmalık götürmeniz durumunda, köydeki masa-kanepelere oturup şavallamak da mümkün.

10

Bu gördüğünüz everin hepsinde bebe-belek, çoluk-çocuk insanlar günlük hayatlarını idame ettiriyorlar.

49  6    11       19 20

SON KRALİÇE GÜNÜ/ TAÇ DEĞİŞİMİ/ DEVİR TÖRENİ

Koninginnedag40

Babam bir süre önce yurt dışına çıktığında bir kraliçelimiz vardı. Döndüğü gün yani 30 nisan 2013 günü artık kralı olan bir ülke vardı karşısında.  Her başlangıcın bir sonu olduğu gibi kraliçe Beatrix’in görevinin de beklenen sonu gelmişti. Evet artık bir kralımız var, böylelikle  neredeyse bir asırdır kutlanan 30 nisan kraliçe günü de tarihe karıştı.

Evvelki yıl kraliçe gününe  dair kutlamalardan bahsetmiştim. Geçtiğimiz yıl başımızda pek çok kalabalık, hastane, ameliyat ıvır zıvır bir yığın hengame vardı. Kraliçe gününde Volendam’a neden gittiğimizi ne yaptığımızı anlamasam da bir kaç fotograf çekmeme rağmen bir türlü yayınlayamamıştım. Bu yıl baktım ki son kraliçe gününü idrak ediyoruz, kendimi bir arkadaşımla Vondel parka attım.

Koninginnedag15

Klasiğin kraliçesi Dominique, Almanya’da gideceğim keman kursum için para biriktiriyorum, bana yardımcı olur musunuz?

Vondel park bu günde özellikle çocukların sanatsal ve sportif faaliyetler sergilediği bir mekan, bu yönüyle inanılmaz derecede eğlenceli.

Koninginnedag27

Koninginnedag1

Şimdilerde bir cupcake modası bir cupcake modası sormayın gitsin. :) Cupcake €1,30 limonata ücretsizmiş.

 

Koninginnedag4

Bu tatlı bıcırığın kısacık da olsa filmini de çektim, becerip de bir yayınlayabilsem.

Koninginnedag5

Koninginnedag7

 

Koninginnedag12

Sokak dansçıları çocuklar,

Koninginnedag2 Koninginnedag3

 

Koninginnedag 48

“Uyuyarak zengin olacağım.” :) :) :)

Koninginnedag6 Koninginnedag8  Koninginnedag10 Koninginnedag11 Koninginnedag13

Koninginnedag49

Dondurmacı çocuklar.

Koninginnedag14 Koninginnedag16 Koninginnedag17

Bu Hollanda bayraklarının bir şeritle yapıldığını bilmiyordum. Mireille de bilmiyormuş, ikimiz de ilk defa görüyorduk.

Koninginnedag21

Hollanda’nın ilk kemik müzesiymiş.:) Kemik satın almak serbest. :)

Koninginnedag23

Size gösterilen küçük karenin içine bir kral ya da kraliçe çizmeniz karşılığında para kazanıyorsunuz.

Koninginnedag24

pantolon asılmaca.

Koninginnedag26

Su balonlarında koşmaya çalışan çocuklar.

Koninginnedag29

Öğle molası. Sağ tarafta gördüğünüz kitap yaptığım iki alışverişten bir tanesi.

Vondelparkta epey dolaştıktan sonra Mireille’nin evinde bir namaz ve atıştırmalık molası verdik. Ve peşinden bisikletlerimize atladığımız gibi kendimizi Amsterdam’ın kalbi Jordaan’da bulduk.

Koninginnedag31

Küçük bir kapı önü “bahçesi”.

Koninginnedag33

Şehirdeki pek çok güne özel turuncu vitrinlerden bir tanesi.

Koninginnedag18 Koninginnedag19 Koninginnedag20 Koninginnedag22 Koninginnedag25  Koninginnedag28 Koninginnedag30Koninginnedag9 Koninginnedag32 Koninginnedag34 Koninginnedag35 Koninginnedag36

İş başında emniyet görevlileri.

Koninginnedag37

Gelinlikçi de olsa, günün anlam ve önemine uygun süsleme sanatı. :)

Koninginnedag38 Koninginnedag39  Koninginnedag42 Koninginnedag43 Koninginnedag44 Koninginnedag45 Koninginnedag46

Ve atlı polisler.  

Kraliçe Beatrix’in kraliçelikten feragati, Willem Alexander’ın krallığı devralması imza seremonisi. Dam Meydani Kraliyet sarayı balkon faslı. Tam bir gelin kayınvalide dayanışması… Bu filmin 9.dakikasında artık prenses olan babaanne Beatrix gider ve sari elbiseli üç minik prensesçik el sallamak için acar kral ve kraliçenin yanına gelirler.

34. saniye “Yüceler yücesi Allah yardımcım olsun!”