ANNEMİN FIRÇASINDAN DAMLAYANLAR

Yıl 2005. Annemin fırçasından damlayanlar.

2 Annemin Fircas

Bir Hollanda doğa tablosu.

Bu aşağıdaki sanıyorum ilk çalışmalarından bir tanesiydi. Bu tablosunu perspektifi algı biçimi  için yayınlıyorum. :) Bakar mısınız, ördekler, kayıklar aşağı yukarı aynı boyutta ve hep kanal çizgisinde süzülüyorlar ne hikmet? :) gerçi üsttekinde de durum pek farklı değil.

6 Annemin Fircas

Geçenki yazımdan sonra hadi bunu da söyleyeyim, vaktiyle annem de yönlendirilmez, ancak içindeki sanat aşkı her zaman fışkırıp durur.

3 Annemin Fircas

Bu gün bayram: tüm teferruatıyla Kurban bayramı tablosu.

Efendiiiim, diyalog şöyle gerçekleşir, annemi bir odaya götürüp gösterirler bakın burası dikiş odası, dikiş makinesi var, istediğin kadar da kumaş var, istediğini kesip biçip dikebilirsin, kalıp çıkartabilirsin. Annem der ki, burası benim yatak odama benziyor, ben dikiş dikmek istemiyorum, yıllardır yatağımın baş ucunda bir makine ve işte yığınla da şu dağınıklıktan. Örgü de örmem. Başka bir odaya götürürler, bakın burası bilgisayar odası, bunlara da bilgisayar deniyor, örneğin mail diye bir şey var, sonra chat yapabilirsin (malum o yıllarda henüz FB, twitter, keşfedilmemişti). Bu biraz şuna benziyor, hani arabayı gösterip bak yavrum bu düt düt derler de çocuk da o düt düt değil hele bilmem kaç silindirli chavrolet der ya işte onun gibi bir şey. Annem derki hmm, biliyorum, benim evimde bu bilgisayarlardan her odada ikişer üçer tane var, (tamam biraz abartmış) chati de bilirim, emaili de. Her gün bu bilgisayarları görmekten bıktım. Bunu da istemem.

4 Annemin Fircas

Pencerenin önünde keman çalan adam.

Geriye sadece bir oda kalır. Bak burası da resim odası, dediklerinde hah işte bu! ben resim yapcam der, sanatsal faaliyetler yapcam. Demesine der de berikiler pek bir şaşırır, yok olmaz sen yapamazsın deseler de bizimki tam bir sanatçı edasıyla tekerlekli sandalyesine kurulur ve  başlar tablosunu çizmeye.

5 Annemin Fircas

Bu da annemin marangozhanede yaptığı üç boyutlu tablo çalışması.

Bayılıyorum annemin yaşama aşkına, yaşamla savaşına.

Şu insanoğlu klişelerden, önyargılarından ne vakit kurtulur acep?