TALAŞ BÖREĞİ

P1120075

En basit, en görkemli ve en lezzetli böreklerden biridir talaş böreği. Sofraların baş tacıdır. Yıllar evvel ben henüz ilkokulda iken annem yapardı. Annem talaş böreği için öncelikle katmerli hamur hazırlardı. Katmerli hamuru hazırlamak yaprak hamuru hazırlamaya oranla biraz daha zordur. Katmerli hamurda donuk yağı parça parça hamurun üzerine sürüp hamurunuzu kapatıp açıyorsunuz. Yaprak hamurunda ise yaptığınız tek şey hamurun ortasına bir kalıp yağ koyarak hamurunuzu bir kaç defa açıp katlamak.

İsterseniz yarım kg un kullanabilirsiniz tabii. Ancak yarım kg un için elimi hamura bulaştırmam diyorsanız benim gibi ölçüyü ikiye katlayarak hamura girişebilirsiniz. Derin dondurucuda her daim yaprak hamuru bulundurmak iyi fikir.

Aşağıdaki yağ miktarıyla oynamamanızı önemle belirtirim. 300 gramdan daha az tereyağı kullanmayı aklınızdan geçiriyorsanız, “ha 300 ha 250 aman canım ne fark eder” dicekseniz, yaprak hamurundan elinizi çekin.

Mayasız bir hamur. Mayanız yoksa, ya da ne bilim maya kullanmaya karşıysanız hazırlayabileceğiniz en güzel hamur diyebilirim.

Uzun yıllardır hiç yaprak hamuru hazırlamamıştım. Yıllardır aklımda, nihayet bu gün şeytanın bacağını kırdım. Böreğim şahane oldu.

 

Malzeme

  • 500 gr un
  • 300 gr tereyağı
  • 2-3 damla limon (ya da bir tatlı kaşığı sirke)
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • Su

Yapılışı

  1. Unu hamur leğenine eleyip üzerine biraz su ilavesi, tuz ve 2-3 damla limon suyu ile yumuşakça bir hamur yoğurun. Hamuru pek çok defa açıp kapatacağınız için işlem esnasında hamurunuz yeterince un yiyecek zaten.
  2. Üzerine nemli bir bez ya da bir kapak örterek 10 dakika dinlendirin.
  3. Yağı ortadan ikiye bölerek her iki parçayı da merdane ya da her hangi bir cisimle vurarak ya da elinizle bastırarak düzgün birer kalıp haline getirin. Fotoğrafta gördüğünüz gibi benim yağım pek güzel bir kalıp haline girmedi ama sorun değil.
  4. Hamuru iki eşit parçaya ayırıp, her bir parçayı kenarları ince ortası kalın olmak sureti ile biraz açın.
  5. Açtığınız hamurların üzerine hazırladığınız yağ kalıplarından birer tane yerleştirin.

P1120058  P1120059

P1120064  P1120065

  1. Her bir hamurun kenarlarını yağın üzerine çekerek bohça gibi kapatıp hamuru uzunlamasına açıp üçe katlayıp streç filmle ya da mutfak poşetiyle kapatarak 25-30 dakika dinlendirin. (1. tur) Hava sıcaksa bu dinlenme mutlaka buzdolabında ya da derin dondurucuda olmalı. Her hangi temiz bir poşet de olabilir. Ben fotoğrafta da gördüğünüz gibi bir yumak için streç film, diğeri için de temiz bir poşet kullandım.
  2. Dinlenen hamuru tekrar dikdörtgen açıp dosya gibi üçe katlayın. Tekrar dikdörtgen açıp yine dosya gibi üçe katlayın. (2. tur) yine dinlenmeye bırakın.
  3. 3. kez hamuru yine ikişer defa açıp kapatarak dinlenmeye bırakın. Her defasında hamur 25-30 dakika soğuk ortamda dinlendirilmeli. Sıcak havalarda bu dinlenme mutlaka derin dondurucuda olmalı. Fakat hamur donmamalı. Yani bir zaman sonra çıkartıp tekrar hamurunuza işlem uygulayacaksınız.
  4. 4. kez hamuru yarım santim açıp dikdörtgen ya da kare şeklinde kesin.
  5. Kıymalı ya da peynirli ya da patatesli iç koyabilirsiniz. Ya da herhangi hazırladığınız bir iç kullanabilirsiniz.
  6. Dikdörtgen hamuru dikdörtgen bir börek elde edecek şekilde üçe, kare kestiğiniz parçaları da üçgen kapatın.
  7. Üzerine yumurta sarısı sürüp önceden ısıtılmış fırında 200 derecede pişirin.

P1120060

Dinlenme araları kafanızı karıştırmamalı. Arada kahvenizi içebilirsiniz. Ya da pazara çıkabilirsiniz. Ha bu arada Hollanda’da 1 ocak 2016 tarihinden itibaren poşet kullanımı kaldırıldı. Yani bir nevi yasak. Hükümet böylelikle vatandaşı poşet kullanımından caydırmak istiyor. Amaç daha az plastik çöp çıkması ve diğer taraftan doğal kaynakların daha az kullanılması. Böylece çevreyi daha az kirletmek. Ben hiç kirletmemekten yanayım ya, neyse yavaş yavaş. Şu kumaşta gözüm kaldı, tabii ki almadım. Metresi 50 Euro’ydu.

P1120062  P1120063

Bu hamuru 3. turdan sonra poşetleyerek derin dondurucuya kaldırıp istediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Hamuru bir gün önceden hazırlamada fayda var. Yani pişireceğiniz günden bir gün önce hamurunuzu hazırlarsanız hem hamur daha iyi kendine gelmiş olur, hem de elinizin altında dağınıklık olmaz.

“Aman canım marketlerde bunun hazırı var” dediğinizi duyar gibiyim. Siz bir hazır hamur alıp börek yapın, bir de yaprak hamuru hazırlayın. Bakın bakalım arasında nasıl bir lezzet farkı var.

Yaprak hamuru kalın bir cisimle açılır. Denedim, oklavayla olmuyor. Fakat ille de merdane demiyorum. Annem biz ufakken komşudan aldığı cam şişeyle açardı. Düşünün yani bir cam şişemiz bile yoktu. Evet cam şişe, ideal bir araçtır, her evde bulunmalı, kreatif olmak iyidir.

Bu hamuru 3. turdan sonra poşetleyerek derin dondurucuya kaldırıp istediğiniz zaman kullanabilirsiniz. Hamuru bir gün önceden hazırlamada fayda var. Yani pişireceğiniz günden bir gün önce hamurunuzu hazırlarsanız hem hamur daha iyi kendine gelmiş olur, hem de elinizin altında dağınıklık olmaz.

İyi olmuş bir yaprak hamuru hacminin 3-4 misli kabarmalı. Eğer kabarmadıysa hazırlama aşamasında yağ dışarı çıkmış demektir.

P1120066  P1120067 P1120068  P1120074

POŞETSİZ YAŞAM

Aslında benim bir şikayetim yok. Tek derdim bedavadan poşet biriktiremiyor olmak. Yani ille de poşet istiyorsanız para ödemeniz gerekiyor. Pazardaki kumaşçı bile poşet vermiyor. Kumaşı kesip gözünüzün içine sokar gibi elinize tutuşturuyor. Bir arkadaşım anlatmıştı. Rwanda’da poşet yokmuş. O sebepten Rwandaya her gidişinde mümkün olduğunca çok poşet biriktirip götürüyormuş, pek bir ikrammış. Hollanda’da yılda kişi başına ortalama 170 adet poşet kullanılıyormuş. Şimdi biz de Rwandalılara döndük. Güzel Türkiye’mizde kişi başına kaç adet poşet harcanıyor düşünmek bile istemiyorum. Darısı memlekete inşallah.

  P1120081

CRANBERRYLİ CHEESECAKE /ÇİZKEK

 P1110689

Misafirlerime ne yapsam o kadar da havada değilim diye düşünürken derin dondurucuda bir parça cheesecake hamuru, buzdolabında da bir paket taze crannberry bulunca ne yapacağıma karar vermek pek zor olmadı. Ben yine de aşağıda hamur ölçüsü veriyorum.

P1110680 

Yazı/malzemeler ya da yapım aşamaları sizi ürkütmesin. Alt tarafı bir sos hazırlayıp, pişirdiğiniz yumurtalı kaymak karışımının üzerine döküyorsunuz.

P1110671 P1110674

P1110687 P1110673

Aşağıda ölçülerini verdiğim hamur oldukça fazla oluyor. Siz 28 cm’lik kelepçeli kalıbınıza yeteri kadar döşeyip gerisini bir sonraki kullanım için derin dondurucuya kaldırabilirsiniz. Kalıba hamurun yerleştirilmesi elle parça parça ince bir katman halinde olacak. İsterseniz kenarlarına da bir parmak kadar hamur yerleştirebilirsiniz. Sadece altına döşemek isterseniz öyle de olabilir. Artık biliyorsunuz canınız hamur yoğurmak istemiyor, derin dondurucuda önceden hazırlanmış hamurunuz da yoksa tabansız cheesecake de yapabilirsiniz.

 P1110681

Cranberry’nin ekşimtırak, acımtırak bir tadı var. Kış mevsiminde olduğumuz için Amsterdam’da crannberry zamanı. Siz bulunduğunuz yerde istediğiniz kırmızı bir meyveyle bir cheesecake yapabilirsiniz. Prensip şu: meyvenizi damak tadınıza göre az bir miktar şekerle pişirip, koyulaşması gerekiyorsa bir kaşık nişasta ilave ederek yoğunlaştırıp bir sos elde etmek. Burada bir hatırlatma yapayım. Nişasta her zaman soğuk su ile karıştırılıp ilave edilir, pişmekte olan sıcak malzemenin içine asla nişasta karıştırmıyorsunuz, topaklanır.

Malzeme

Hamur için:

  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 adet iri yumurta
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 4 çay bardağı un
  • 75 gr tereyağı (küp küp doğranmış ve soğuk)

Tercihen

  • 1 çay bardağı badem unu/ezilmiş kabuksuz badem

Kaymaklı kısım için:

  • 500 gr yağsız kwark/labne peyniri
  • 1 çay bardağı şeker
  • 100 gr tereyağı (eritilmiş)
  • 2 irice yumurta
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 paket vanilya şekeri

Üzeri için:

  • 1 paket taze cranberry
  • 1 çay bardağı toz şeker
  • 1 paket vanilya şekeri

Yapılışı

  1. Tüm hamur malzemelerini mutfak robotunun haznesine atıp bıçaklı bölümü ile karıştırıp bir hamur yapın. Hamur bıçağın etrafında toplandıysa hamurunuz olmuş demektir. Ya da benim bugün yaptığım gibi donmuş tereyağını rendeleyerek tüm malzeme birbirini tutuncaya dek elle hamurunuzu karıştırarak hazırlayabilirsiniz.
  2. Yağladığınız kelepçeli kalıbın tabanına ve isterseniz kenarlarına da hamuru parçalar halinde yapıştırarak döşeyin.
  3. Önceden ısıtılmış fırında 150-180 derecede 25 dakika hamuru pişirip soğutun.
  4. Kaymaklı kısım malzemelerini de karıştırma kabına atıp bir çırpıcı yardımıyla tüm malzemeleri tamamen birbirine karıştırın.
  5. Bu karışımı soğumuş olan hamurun üzerine döküp tekrar fırına gönderin. Bu aşamada eğer isterseniz kalıbı tezgahın üzerine vurarak çırpmanın etkisiyle kremaya doldurduğunuz hava kabarcıklarını söndürebilirsiniz.
  6. Bu kez yine 150 derecede 50 dakika pişirip fırından çıkartın ve soğumasını bekleyin.
  7. Cranberryleri bir kabın içinde bol suda yıkayın, arada çürükleri varsa alın. Ufak bir tencerede üzerine şeker ilavesiyle kısık ateşte pişmeye bırakın. Suya kestikten sonra altını açıp suyu çekilinceye kadar pişirin. Dikkat edin yanması an meselesi. Şekerini damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz. Soğuduktan sonra içine bir paket vanilya şekeri ilave edip karıştırın. Fırından aldığınız cheesecake soğuduktan sonra hazırladığınız bu crannberry sosunu üzerine dökün.
  8. Tamamen soğuduğundan emin olduğunuz cheesecake ertesi gün, ya da sabah erken hazırladıysanız akşam geç saatlerde yenmek üzere buzdolabında yerini alabilir. Buzdolabının kokusunun sinmemesi için üzerini bir kapak ya da bir poşetle örtmeyi unutmayın.

Afiyet olsun!

Her zaman yazdığım gibi, pişme süresi fırından fırına değişebilir. Cheesecake yüzeyinin beyaz kalması buna karşın bu beyaz olan kaymaklı kısmın pişerek katılaşması gerekiyor. Biraz sancılı bir süreç evet. Fakat deneyim edindikten sonra hiçbir sorun kalmadığını göreceksiniz.

P1110682

Bu vesile ile, kendisi katılamayıp soframa ayva tatlısı, poğaça ve dolma gönderen sevgili Canan’a bir kez de buradan teşekkür ediyorum.     

BABAM VE ARKADAŞI İBRAHİM AMCA

P1110640  

Tüm bildiklerimi unuttum. Tüm ezberleri bozdum. Tüm alışkanlıklardan vaz geçtim. Aa aaa, çok özgürüm! Bu arada özgürlük nedir bilir misiniz? Vazgeçebilmektir özgürlük. Bu konu derin, biz soframıza dönelim.

Bildik, ezberledik ve alıştık deyince insanın aklına lahmacun, içli köfte, sarma-dolma, tavuklu yemekler, et yemekleri, köfteler, patlıcan kebapları, yeşil fasulye, ve saire ve saire geliyor. Ha bir de olmazsa olmazlardan pirinç pilavı var, bir de mercimek çorbası. Düşündükçe bu liste uzayıp gidecek. Ha bir de tatlılar var: sütlaç, keşkül, baklava, revani, şeker pare gibi… İşte bu akşam bütün bu bilinenlere sırt çevirdim. Bir bildiğim daha var o da ‘misafire bulgur olmaz’  anlayışı. Bunu daha önce de yazmıştım. Bu anlayışı da hiçe saydım.

Anneme yapacağım yemekleri madde madde geçince, tüm şaşkınlığıma ragmen annem “çok iyi” dedi. İtiraf ediyorum ben bir baş kaldırış bekliyordum ama neylersiniz ki insan her zaman umduğu tepkiyle karşılaşmıyor. Eğer annem onayladıysa o işten korkma, pek bir mesud oldum, korkusuzca atıldım.

Listem şöyle:

  • Mercimek cıyıklaması (çorba yerine) iki gün önce vaz geçtik, çünkü bunun içinde bulgur var, üstüne dibine yakma olmaz, o bulgur, bu bulgur.
  • Erişte çorbası (çorba mı yemek mi tam çıkartamadım ama sulu olduğu için daha çok çorba sanırım).
  • Dibine yakma (pirinç pilavına alternatif, ana yemeğimiz)
  • Fırında patates (pişman değilim)
  • Yeşil salata (çok tüketmemiz lazım)
  • Börek (bu kadarcık kusur kadı kızında da olur)
  • Kabaklı cheesecake (Hollanda-Türkiye sentezi, siz bunu bilinen şekliyle doğu- batı sentezi şeklinde de okuyabilirsiniz).
  • Ve son anda yaptığım me’muniye tatlısı.

Gelelim misafirime. Bu akşamki misafirim ağır top. Ağırlığı adından, yapmış olduğu çalışmalardan, makamdan, mevkiden değil. Baba arkadaşı olması. Hepsi bu. Evet sadece bu. Her bir misafir kıymetlidir. Annemin dediğine göre misafire hizmet Allah için hizmettir. Ancak babanızın ya da annenizin arkadaşı deyince orada bir durun. Üç yıldır mı desem daha mı fazla İbrahim amcaları davet etmek istedim. Evveliyatı var tabi. Sonra ben onlara gittim. Sonra Reyhan yenge hastalandı. Sonra Reyhan yengenin hastalığı kısa bir sürede iyiden iyiye arttı ve geçtiğimiz yıl kendisini kaybettik. Allah rahmet etsin. Sonra biz taziye ziyaretinde bulunduk. Sonra araya başka başka şeyler girdi. Nasip kısmet işte. Derken nihayet randevumuz gerçekleşti.

P1110652

Türk erkeleri çiçek almasını bilmez diyenler hele beri gelsinler.

İbrahim amcayla babamın tanışıklığı bundan yaklaşık elli yıl öncesine dayanıyor. Gezgin babam 1966 yılında adım atar Amsterdam’a, henüz 24 yaşında çıta gibi delikanlı. İbrahim amca ondan daha kıdemlidir, 1964’te üstelik bir miktar İngilizce bilgisiyle gelmiştir, o bakımdan konu dil olunca 1-0 öndedir. Namaz vakitlerini ayarlayabilmek için babam haftada en az bir gün güneşin doğuşunu ve batışını izlemeye çalışır. Böylelikle sabah ve akşam namazlarının vakti bellidir. Geriye kalan üç vakit de gün doğumu ve batımına göre ayarlanır.

Babam genclik Ibrahim amca

Bir şey dikkatimi çekti. O günlerde gençlik beyaz gömlek giyer ve kravat takarmış. Gömlek her daim ütülü.

Tam olarak nerede ve nasıl tanışırlar? İbrahim amca babamların tercümanlığına gelir, öylelikle bir tanışıklık başlamıştır zaten. İşte orada ne olursa olur, tercümanı fıtık ederler. Sürekli bir haksızlık vardır, beriki denk duramaz ver ha karışır. Derler ki sen tercümansın, paranı al otur, suya sabuna karışma. Ancak gel gör ki tercüman delikanlının kanı öyle böyle değil bayağı bir delidir, duramaz yerinde alır başını gider.

Daha sonra babam bir kaç arkadaşıyla bir ekip kurar, der ki, Hollandaca biliyorsun gel İbrahim sen de katıl. “Adama demişler ya hani, ne iyi yaptın, sana da bu yakışırdı, denizde boğulmakta olan birini kurtardın. Adam sorar ‘beni denize kim itti?’. Amcam bu örneği verir ve beni denize atan işte senin baban, der.

P1110651

Gelelim yemeğe, “yediğin içtiğin senin olsun, gördüğün güzellerden ne haber” derler ama, bu bir yemek bloğu olduğu için ben yemekleri de sorcam. O günlerde neler yenilip içildi? Ibrahim amca der ki, bir zamanlar Balistraat’a gelirdik, orada buluşur, sohbet eder, yer içerdik. Yine babanlarla birlikte hep birlikte bir sofradayız şimdi senin evinde. Yıllar çabuk geçiyor.

Efendim o günlerde lahmacun, içli köfte, burma tatlısı filan olmazsa olmazlarıdır bizimkilerin. Bir de eti kendileri kestikleri için her kesimden sonra tava kebabı. Yokluk çektikleri günler de olmuştur, çok sıkı çalışırlar, imkansızlıklar içinde imkan bulmaya çalışırlar, pek çok rahattan feragat ederler, gönüllülük bazında dernekçilik çalışmalarında daha altmışlı yıllarda ve yetmişlerin başında onlar atarlar hep ilk adımı.

 

Oldukça iyi de beslenirler, beslenmek önemlidir. Harama helale dikkat ederler. Etin beslenmedeki yeri kuşkusuz tartışılmaz. Diğer taraftan önemli bir husus var ki insan yediğine içtiğine dikkat etmeli, öyle her bulduğunu yememeli, özenli olmalı. Bu sebepten iyi ki memleket yemekleri var. Ve iyi ki bu gün soframı dibine yakmayla taçlandırdım. Ve iyi ki blogum var.

Ne mutlu beslenmesini bilenlere. Ve ne mutlu şükredenlere.

ŞEFTALİLİ ÇİZKEK/CHEESECAKE

    P1120007

Bu cheesecake’in temelini hepinizin de bildiği üzere ilk yaptığım mangolu versiyonu oluşturuyor.

P1120006 

Aşağıda ölçülerini verdiğim hamur oldukça fazla oluyor. Siz 28 cm’lik kelepçeli kalıbınıza yeteri kadar döşeyip gerisini bir sonraki kullanım için derin dondurucuya kaldırabilirsiniz. Kalıba hamurun yerleştirilmesi elle parça parça ince bir katman halinde olacak. İsterseniz kenarlarına da bir parmak kadar hamur yerleştirebilirsiniz. Sadece altına döşemek isterseniz öyle de olabilir. Artık biliyorsunuz canınız hamur yoğurmak istemiyor, derin dondurucuda önceden hazırlanmış hamurunuz da yoksa tabansız cheesecake de yapabilirsiniz.

 P1110965

Bende bu defa pudra şekeri olmadığı için bu kez hamurumu toz şeker kullanarak hazırladım. 

P1120003

Beni kırmayıp bu gün kahveye gelen misafirlerime ayrıca teşekkür ediyorum.

Malzeme

Hamur için:

  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 adet iri yumurta
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 4 çay bardağı un
  • 75 gr tereyağı (küp küp doğranmış ve soğuk)

Tercihen

  • 1 çay bardağı badem unu/ezilmiş kabuksuz badem

Kaymaklı kısım için:

  • 500 gr yağsız kwark/labne peyniri
  • 1 çay bardağı şeker
  • 100 gr tereyağı (eritilmiş)
  • 2 irice yumurta
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 paket vanilya şekeri

Üzeri için:

  • 1 teneke konserve şeftali (ya da 1-2 adet şeftali pişirilerek kullanılabilir)

Yapılışı

  1. Tüm hamur malzemelerini mutfak robotunun haznesine atıp bıçaklı bölümü ile karıştırıp bir hamur yapın. Hamur bıçağın etrafında toplandıysa hamurunuz olmuş demektir. Ya da benim bugün yaptığım gibi donmuş tereyağını rendeleyerek tüm malzeme birbirini tutuncaya dek elle hamurunuzu karıştırarak hazırlayabilirsiniz.
  2. Yağladığınız kelepçeli kalıbın tabanına ve isterseniz kenarlarına da hamuru parçalar halinde yapıştırarak döşeyin.
  3. Önceden ısıtılmış fırında 150-180 derecede 25 dakika hamuru pişirip soğutun.
  4. Kaymaklı kısım malzemelerini de karıştırma kabına atıp bir çırpıcı yardımıyla tüm malzemeleri tamamen birbirine karıştırın.
  5. Bu karışımı soğumuş olan hamurun üzerine döküp tekrar fırına gönderin. Bu aşamada eğer isterseniz kalıbı tezgahın üzerine vurarak çırpmanın etkisiyle kremaya doldurduğunuz hava kabarcıklarını söndürebilirsiniz.
  6. Bu kez yine 150 derecede 50 dakika pişirip fırından çıkartın ve soğumasını bekleyin. Soğuyan cheesecake ertesi gün, ya da sabah erken hazırladıysanız akşam geç saatlerde yenmek üzere buzdolabında yerini alabilir.

Afiyet olsun!

Her zaman yazdığım gibi, pişme süresi fırından fırına değişebilir. Cheesecake yüzeyinin beyaz kalması buna karşın bu beyaz olan kaymaklı kısmın pişerek katılaşması gerekiyor. Biraz sancılı bir süreç evet. Fakat deneyim edindikten sonra hiçbir sorun kalmadığını göreceksiniz.

P1110964

Fotoğrafta da gördüğünüz gibi tenekeden iki adet şeftali kullandım. Şeftalilerin tamamen suyunun süzülmesi gerekiyor. Ufak bir mutfak robotundan geçirip soğuyan kekinizin üzerine dökebilirsiniz. Ben bir kaşık da limon suyu ilave ettim. 2 adet şeftali fazla bile geldi diyebilirim.

Şeftalinin bol zamanında taze şeftali kullanmak isterseniz kabuklarını soyup doğrayın. Küçük bir tencerede damak zevkinize göre biraz şeker ve su ilave ederek bir miktar pişirin. Koyulaştırmak için soğuk suda erittiğiniz bir kaşık nişastayı ilave edip bu şekilde bir şeftali sosu elde edebilirsiniz.

İKİNDİ ÇAYI

P1100370

Çay sofralarını pek bir severim. Sadece ben mi , sanırım bütün Türkler sever çay sofralarını. Evet ben de fark ettim. Nedense gece gece şovenliğim tuttu. Çay meclisinde aslında Türk’ten başka Lazlar Kürtler de vardı. Hatta ben Türk olarak azınlık bile sayılırdım. Türklüğüme rağmen bayağı bir Kürtçe edebiyat parçaladım. Ve pek çok Kürt’ten daha fazla Kürtçeye vakıf olduğumu fark ettim. Gece gece ne çok şey fark ettim.

P1100381P1100369

Evet çiçekleri pek bir severim. Hele de kesme çiçek. Ancak arkadaşlar çok zahmet etmişler. Çok teşekkür ediyorum.

Bu kez çocukluk arkadaşlarımla bir arada idik. İlk okul çağlarından beri tanışmalarına rağmen uzun yıllar birbirlerini görmemiş iki hemşeriyi getirdim bir araya. Bunun yanı sıra ben üniversitedeyken ilkokula giden yine ailece tanıştığımız ortak bir arkadaşı daha getirdim yanlarına. İkramlıklar öyle aman aman değildi sanırım. Sanırım diyorum, ben ikram olur diye tepsi köftesi yapmıştım hemi de minyatür. Ancak onlar sofraya oturur oturmaz yok Zeynep teyzesinin içli köftesi şöyle olurmuş da, böyle olurmuş da. Tutturdular hep bir ağızdan bir içli köfte muhabbeti. Aman bana bir bay geldi sormayın. EEEEh ama, diye son noktayı bir nara atarak koydum.

P1100364P1100365P1100366P1100380

Tamam itiraf ediyorum. Tutturuncaya kadar tüm misafirleri tepsi köftesine kobay olarak kullancam. Kimsenin kaçışı yok. Hatta kendilerini o denli kaptırmışlar ki içli köfte muhabbetine, tepsi köftesinde kullandığım baharattan bile bi-haberler.

P1100379P1100367

Şu boş tabaktan anlaşılacağı üzere minyatür eclair’in hepsini bitirdik. “Bakın kızlar size focacia yaptım” dedim, Kıymetli günlerin hanımefendisi yerinde yani İtalya’da yediğini söyleyiverdi. Köfteden zaten annemin kızı olduğum için kaybetmiştim. :(
Havasızlıktan ne yapacağını şaşıran ben, tüm havamı eclair ile attım. Canım güzelim eclair iyi ki seni hazırlamışım.

Misafir umduğunu değil bulduğunu yer. İçli köfte out, tepsi köftesi in. :)

Mantar salatası.

Eclair tarifim henüz yok ancak hamur şuale krem hamuru. Dolgu krema için Çikolatalı ganaj tarifime,

Focacia için poğaça tarifime bakabilirsiniz. Fazladan bir bardak saf yoğurt suyu var. Üzerinde de baharat olarak kekik.

Zeytinliyi zaten biliyorsunuz.

Ve henüz yayınlamadığım bana göre bir baş yapıt olan, tahtı tek başına doldurma ağırlığına sahip vakur, minyatür tepsi köftesi.

 

Hep derim, arkadaş önemli eş-dost önemli. Ve çay sofraları, iyi ki varlar. İyi ki sizler varsınız.