CRANBERRYLİ KREMA BARDAKLARI

P1100326

Şimdi cranberry zamanı, bol bol her tatlıda kullanmalı. Sağlığa pek çok faydası var. Tatlı yanı sıra İngilizler daha çok et sosu olarak hazırlıyorlar. Ben henüz sadece tatlılarda kullanıyorum.

Daha önce hazırladığım yoğurtlu krema bardaklarının aynısı. Buna ilave olarak üzerine cranberry sosu hazırladım. Bir de fazladan çırpılmış süt kaymağı var.

Cranberry sos için aşağıda verdiğim reçel tarifine bakabilirsiniz. Çok az bir miktar soğuk suda, kullanacağınız sos miktarına göre, örneğin bir su bardağı sos kullanacaksanız bir tatlı kaşığı nişasta yeterli olacaktır. Suda erittiğiniz nişastayı tenceredeki şekerli cranberrylere ilave edip kıvamını alıncaya kadar bir iki karıştırıp bardaklara dökün.

 

CRANBERRY REÇELİ

P1100321

Cranberry pişmeden yenmesi mümkünsüz, oldukça ekşi ve sert bir meyve.

Bu reçeli hazırlarken mutlaka başında beklemeli. Sulu gibi görünse bile hemen kaskatı kesilebilen bir yapısı var. Şeker oranını ben bir su bardağı olarak verdim ancak siz damak tadınıza göre ayarlayabilirsiniz.

Malzeme

  • 1 paket taze cranberry
  • 1 su bardağı toz şeker

Yapılışı

  1. Cranberryleri bol suda yıkayıp bir süzeğe alin. Arada çürükleri, bozukları varsa alin.
  2. Tencereye aldığınız cranberrylerin üzerine bir su bardağı şeker ilave edip kısık ateşte biraz sulanmasını bekleyin.
  3. Suyunu bıraktıktan sonra açık ateşte ara ara karıştırarak reçel kıvamına gelmesini sağlayın.
  4. Bu aşamada çok dikkat etmeniz gerekiyor, sulu gibi görünse de hemen suyunu çekiyor.
  5. Ateşten aldıktan sonra kavanoza boşaltıp soğumasını bekleyin.
  6. Tamamen soğuduğundan emin olduktan sonra kapağını kapatabilirsiniz.

 

İRMİK TATLISI

Irmik tatlisi1

Dilerim bayram hürmetine gönlümüze ferahlık, dünyamıza dirlik verir Rabbim. Ramazan bayramınız mübarek olsun.

Henüz bayram tatlısı olmayan, hafif ve pratik bir tarif arayan herkes için. Yine yıllar öncesinden bir tatlı. Bir ara m’ya sarmıştık sanki, sabah akşam irmik tatlısı yapardık. Yiyen herkes tarifini alırdı. Şimdilerde kimse irmik tatlısı tarifi istemiyor. Sanırım bütün Amsterdam öğrendi, oldukça pratik ve lezzetli. Ben yine de yayınlamak istedim. Tarif çok eski, fotoğraf bir kaç yıl evvelinden. Hatta annem bir ara yurt dışındayken ben bir bayramda irmik tatlısı yapmıştım misafirlerimize, aradan yirmi olmadıysa bile nerden baksanız bir on sekiz yıl geçti.

Malzemeler

  • 1 kg süt
  • 9 yemek kaşığı toz şeker (1 su bardağından bir parmak eksik)
  • 9 yemek kaşığı ince irmik (1 su bardağından bir parmak eksik)
  • 1/4 tereyağı
  • 1 yemek kaşığı Hindistan cevizi
  • 1 paket vanilya ya da kardemom

Üzeri için

  • Arzuya göre tarçın, fındık ya da fıstık

Yapılışı

  1. Süt, şeker ve irmiği bir tencerede soğukken karıştırıp yüksek ateşte karıştırarak pişirin.
  2. Kaynayınca bir kaç taşım daha karıştırarak kaynatıp ateşten alın ve vanilyasını ilave edin.
  3. İçerisine isteğe bağlı olarak tereyağını ve Hindistan cevizini de ilave edip karıştırın. Sütünüz yağlıysa yağa hiç gerek yok. Fakat tereyağı lezzete lezzet katıyor kabul etmeli.
  4. Su ile ıslattığınız bir forma ya da bir fırın tepsisine döküp üzerini düzeltin. Henüz sıcakken üzerine Hindistan cevizi serpiştirebilirsiniz, daha iyi yapışır. Soğuduktan sonra buzdolabına kaldırabilirsiniz.
  5. Bir kaç saat sonra irmik tatlısı servise hazır. Bir servis tabağına ters çevirerek ya da yuvarlak bir tepsiye döktüyseniz eğer baklava dilimi keserek servis edebilirsiniz.

 Afiyet olsun!

Üzerini istediğiniz şekilde süsleyebilirsiniz.

Kapaklı bir saklama kabında ve buzdolabında bir kaç gün en fazla bir hafta muhafaza edilebilir.  Açıkta kalırsa kurur.

KEŞKÜL

Olur olur, her şey olur bu hayatta. Olumlu yönünden bakmak, annemin dediği gibi doğaya negatif enerji vermemek, lazım. İçimi bir dökebilsem, ah bir dökebilsem. Bunu  beceremiceme göre en iyisi doğrudan keşkül tarifime geçeyim.

Aslında daha önce kardemomlu keşkül yapmıştım ya hani, işte onun aynısı sadece içinde kardemom yok. Bildiğiniz klasik keşkül yani. Ramazan günleri için bire bir hafif, serin bir tatlı. Bu vesileyle o yazıma da fotoğraf ekledim. Fotoğrafsız pek bir garip duruyordu. Hani o zamanlar blogcu kullanıyor ve fotoğraf eklemeyi bir türlü beceremiyordum ya…

 

Benim gibi yıllardır merak edenler için yazmakta fayda var. Keşkül Osmanlıcada çanak, kap demek. [eskiden] dervişlerin ya da dilencilerin kullandığı Hindistan cevizi kabuğundan, veya abanozdan* yapılmış çanağın adı, diyor Osmanlıca Türkçe Lügat.

 

Bu kaseleri sütlaçtan  hatırlarsınız. Görsellik açısından belki hoş değil sürekli aynı kabı kaşığı kullanmak, fakat şu sıralar hem işler yoğun hem de yer sorunu var. Yoksa bit pazarları beni hala beklemekteler. :)

Ben çok şekerli sevmediğim için bir su bardağından bir parmak az şeker kullanıyorum artık.

Malzemeler

  • 1 litre süt
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı su
  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı pirinç unu
  • 1 paket vanilya şekeri

Üzeri için

Kavrulmuş fındık ya da fıstık

Tarçın

Yapılışı

  1. Öncelikle süt ve şekeri bir tencereyle ateşe koyun.
  2. Süt kaynayıncaya kadar diğer tarafta başka bir kapta telle çırptığınız soğuk su, yumurta ve pirinç ununu kaynayan süte ilave edin. Ve kısık ateşte düzenli olarak sürekli dipten karıştırın ki dibine tutmasın.
  3. Hepsi birlikte kısık ateşte kaynadıktan sonra bir üç-beş dakika daha kaynatıp ateşten alın
  4. Sonrasında vanilya şekerini ilave edin. Kâselere yüksekten boşaltmanızda bir sakınca yok, hatta daha evla. Yüksekten boşaltınca üzerinde küçük baloncuklar oluşur. Ve bu baloncuklar daha sonra patlayınca keşkülünüzün üzeri gözenek gözenek olur.
  5. Soğuduktan sonra üzerine kavrulmuş file badem, fıstık ya da tarçın serpiştirebilirsiniz.

 

Abanoz: abanozgillerin ağır, sert ve siyah renkli tahtası.

ŞUALE KREM HAMURUNDAN FRENK ÜZÜMLÜ ATIŞTIRMALIKLAR


Büyük bir özlemle kavuştuğumuz hafta sonu ne acı ki yine bir çırpıda kayıp gitti elimizden. Zaman hızla akıp geçiyor.

Bu günkü dersimiz şuale krem hamuru. :) Gelin şuna hepimizin de bildiği tulumba tatlısı hamuru diyelim fazla abartmadan. Tatlımızın tulumba tatlısıyla arasında bir fark var: yağ yerine fırında kızartıyorsunuz. Bir fark daha var: şerbete banmak yerine içine krema doldurup üzerine çikolata sürüyorsunuz. Hepsi bu. Neymiş? Abartmaya hiç gerek yokmuş! Fakat kim demiş herkes tulumba tatlısı yapabilir diye?

Aslında kocaman bir eclair yapacaktım. Taşıma sorunu olacağından kocamanından vazgeçtim. Fakat şekil konusunda çalışmam gerektiğinden ne eclair diyebiliyorum, ne de profiterol. En iyisi buna şuale krem hamurundan atıştırmalıklar diyelim.

“Endaze olmazsa el öğünmezmiş” der annem hep. Çok doğru. Malzeme yetersizliğinden istediğim şekle erişemedim. Hamuru ilk önce annemden aşırdığım krema torbasından sıkmaya çalıştım. Yırtık yerlerinden hamur taşıp çıktı. Sonunda pes edip o yırtık torbayı attım ve kaşıkla devam ettim. Fakat bir gerçek var ki o da şu: uzun aradan sonra ilk defa yapmama rağmen şıp diye oldu. Ne hamuru hazırlama aşamasında ne de pişirme aşamasında hiçbir sıkıntıyla karşılaşmadım. Bir insanın eline pasta ancak bu kadar yakışabilir sanırım. Biraz fazla mı öğündüm ne? Estağfurullah diyelim de enaniyetimiz kabarmasın. Gerçi kendini beğenmek de önemli bir yere kadar. Siz hiç “kendimi çok beğeniyorum” diye intihar eden gördünüz mü? İnsan kendini belli bir sınıra kadar beğenmeli.

Önce mutfakta her zaman rehberim olan Leman Cılızoğlu’nun kitabını karıştırdım. Sonra youtube’da gezindim. Eclair hakkında Jamie ne demiş, Gordon ne yapmış diye. Bu konuda ikisinden de hayır yok. En sonunda aşağıdaki tarifimi denedim ve yukarıda da dediğim gibi şıp diye oldu.

Şuale krem hamurunda bir kaç önemli nokta var. Öncelikle hamur fırına gönderdikten sonra hacminin iki üç katı kabarmalı. Sonra hamur fırında çok iyi pişmeli, içinde ıslaklık kalmamalı. İçini kurutayım derken altı ve üstü yanmamalı. Bu arada hamuru fırına sürdükten sonra asla ve kata fırının kapağını açmıyorsunuz. Hamur kabarmış olsa bile içi kurumadıysa eğer dışarıdan gelen havanın etkisiyle pat diye çöküverir. Yani şuale krem hamuruna bir kek hassasiyeti gösterilecek. Ancak hamur kek hamurundan oldukça koyu hazırlanıyor.

Krema olarak bir gün önceden hazırladığım her zamanki kremamı kullandım. Yalnız bu defa kremayı pişirirken ilave ettiğim kardemomun yanı sıra katık ilave ederken biraz da limon kabuğu rendeledim.

Üzeri için beyaz çikolata ve Frenk üzümü kullandım. Ben Frenkistan’da yaşadığım için bahçemde bol bol Frenk üzümü yetişiyor. :) Renklendirme niyetine çilek, vişne gibi rengi yoğun olan elinizin altındaki her hangi bir meyve kullanılabilir. Başta Leyla olmak üzere hiçbir deli bunu kalkıp denemeyeceği için bununla ilgili nokta virgül tarif vermeye gerek görmedim. Hatta üzerine sadece pudra şekeri serpiştirilerek de yenilebilir.

Bütün en’leri bir arada yaşamak istiyorsanız eğer, buyurun: en basit, en görkemli, en çabuk, en lezzetli pasta hamuru hazırlamaya! Üstelik bu öyle bir hamur ki pişirdikten sonra yarısını derin dondurucuya kaldırıp istediğiniz başka bir zaman taze krema pişirerek bir tatlı atıştırmalık hazırlayabiliyorsunuz.

Malzeme

  • 1,5 su bardağı su
  • 100 gr. tereyağı
  • 1 fiske tuz
  • 1 fiske şeker
  • 1 su bardağı un
  • 4 irice yumurta

Yapılışı

  1. Su, tereyağı, tuz ve şekeri ufak bir tencereye alıp kaynamaya bırakın.
  2. Kaynadıktan sonra 1 su bardağı unu ilave edip çok çabuk bir şekilde çırpma teliyle karıştırın.
  3. Kısık ateşte bir kaşık yardımıyla dipten karıştırarak 10 dakika pişirdikten sonra ateşten alıp soğumaya bırakın.
  4. Yumurtaları birer birer kırarak yine bir kaşıkla pişirdiğiniz hamura yedirin. Hamurunuz kısmen koyu kısmen akıcı bir hal almalı. Yumurtanın büyüklüğü hamura ilave etmeniz gereken yumurta adedinde değişiklik meydana getirebilir.
  5. Hamurdan istediğiniz büyüklükte ister bir duy yardımıyla sıkarak isterseniz kaşıkla parşömen kağıdı serdiğiniz tepsinize aralıklarla yerleştirin.
  6. Önceden ısıtılmış fırında 200 derecede 25 dakika pişirin. Pişme süresi her zaman olduğu gibi herkesin fırınına ve hamur parçalarının büyüklüğüne göre farklılık gösterecektir.

 

ÇİLEK PELTELİ PRATİK TATLI

 

Geçen gün pazardan iki kutu çilek almıştım. Ertesi gün akşam temizleyip bir tencereye aktardım. Üzerine bir çay bardağı şeker ilave edip kapağını kapattım. Yine ertesi gün bir çay bardağı şeker sanki biraz az gibi geldi, bir kaç kaşık da daha önce hazırladığım vanilyalı şekerden ilave edip yine kapağını kapattım. Akşama kadar öyle bekledi buzdolabında. Akşam işten gelince ocağa koyup bir 10-15 dakika kadar kaynama noktasında pişirdim. Bu arada içine biraz limon sıkıp bir kaç dal da buzdolabında bulduğum kırmızı Frenk üzümü tanelerini ilave ettim. Soğuduktan sonra bu karışıma üç yemek kaşığı nişasta ilave ederek pişirip bir kaba yerleştirdiğim kedidili bisküvilerinin üzerine döktüm. Soğuduktan sonra da üzerine çırpılmış soğuk krema ilave ettim.

Krema her zamanki yaptığım krema. Farklı olarak bu kez kardemom yerine vaktiyle annemlerden gelen misafir şekerlerinin arasında bulduğum Ülker’in damla sakız aromalı şekerinden ilave ettim. Hazırladığım bu soğuk kremayı da tatlımın üzerine yerleştirdikten sonra dolapta bir poşetin dibinde bulduğum file bademleri ocakta şöyle bir kavurup soğuduktan sonra tatlımın üzerine serpiştirdim.

Damla sakız aromalı şekerle hazırladığım krema diğer tüm kremalarım gibi muhteşemdi. Bu kremayı istediğiniz şekilde istediğiniz tatlılarınızda kullanabilirsiniz.

Malzeme

  • 1 litre süt
  • 6 yemek kaşığı şeker
  • 1 yemek kaşığı önceden hazırladığım vanilyalı şeker
  • 4 yemek kaşığı un (tepeleme)
  • 2 yemek kaşığı nişasta (tepeleme)
  • 3 adet Ülker damla sakız aromalı şeker

——————————

  • ½ kg yoğurttan elde edilmiş katık
  • ¼ paket oda sıcaklığında tereyağı (62,5 gr.)

Yapılışı

  1. Yukarıda çizgiye kadar belirtmiş olduğum bölümdeki tüm malzemeyi soğukken karıştırarak pişiriyoruz.
  2. Kaynadıktan sonra tencerenin altını kısarak bir kaç taşım daha pişirip ateşten alıyoruz.
  3. Soğuduktan sonra, ama tamamen soğuduktan sonra kremanın içerisine katık ve tereyağını (eritmeden, oda sıcaklığında ve parçalar halinde) ilave edip elektrikli bir el çırpıcısıyla (staafmixer) kremamız tamamen homojen bir hal alıncaya kadar çırpıyoruz.

Her zamanki gibi bir kahve filtresinde katığımı iki gün evvel hazırladım. Aynı gün içerisinde vaktiniz çoksa akşamdan da hazırlayabilirsiniz. Ben genelde işten gelince bir şeyler yapabildiğim ve şu sıralar haftada altı gün çalıştığım için ön hazırlıklarımı bir kaç güne yayınca daha rahat ediyorum.

Katık elde etmek ve krema pişiminde dikkat edilmesi gereken önemli noktalar için buraya bakabilirsiniz.