EFSUS.ORG 4 YAŞINDA

4 5

Dile kolay…   dört yıl! Efsus.org bu gün itibariyle dört yılını doldurdu.

1

Pek çok fikrim var (bloğumla ilgili), fakat ne hikmet fikrim Hollandacasıyla yine Arapça f-k-r kökünden gelen ‘piekeren’dan öteye gitmiyor. :( Biliyorum ki hiç bir şey sebepsiz değil. Beşinci yıla adım attığımız şu saatlerde önümüzdeki yılın Efsus.org için daha aktif bir yıl olmasını diliyorum.  

3

2

GÖZENEK KREMALI KURABİYE

 3

Hani geçen kremalı kurabiye yaparken “bu kalıp beni pek bir uğraştırdı” demiştim ya. Üstelik o kadar da iyi kapatmama rağmen yine de kremalar içinden akmıştı. Bir sonraki çalışmam için düşünürken önce hamurları pişirip kremayı sonradan eklemeye karar verdim. Gözenekli kremalı kurabiye böyle ortaya çıktı.

1

Bir kaç yıl evvel yine yaptığımda açma kısmı başıma iş açınca hamuru tamamen tepsiye yerleştirip üzerine de kremayı dökerek öylece pişirmiştim. Ancak tek tek pişirilmiş bir kurabiyenin sunumdaki görselliği çok daha farklı tabii.

2 

Kurabiye hamurlarım fırında pişerken nasıl da kabardıklarını görünce hamuru bir tık daha ince açmam gerektiğini fark ettim.

4

Sinterklaas zamanı geçti. Noeli de idrak ettik. Dün gece itibariyle Hollandalıların deyimi ile ‘yıl değişimi’ni de yaşadık. Bir ayı aşkın bir süredir sokaklarımız böyleydi. Ufaktan tüm şehir ve esnaf olarak toparlanıp önümüzdeki paskalya için çalışmalara başlarız artık.

Malzeme

  • 250 gr. tereyağı
  • 3 su bardağı un
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay kaşığı karbonat

Kreması için

  • 1 yumurta
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1 su bardağı şeker (Ben bu kez bir parmak eksik kullandım şekeri)
  • 1 su bardağı süt
  • ¼ tereyağı
  • 1 paket vanilya şekeri
    1. Bütün malzemeleri küçük bir kulplu tasta soğukken karıştırıp, kısık ateşte karıştırarak pişirin. (Yağ, karıştırma işleminde sıkıntı verirse eğer bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra yağı ilave etmeniz en kolayı olacaktır. Hatta kremayı ateşten aldıktan sonra bile yağı ilave edip eriyinceye kadar karıştırabilirsiniz).
    2. Ateşten aldıktan sonra vanilya şekerini ilave edin ve kremanızı bir kenarda soğumaya bırakın. Şimdi kurabiye hamurunun yapımına geçebilirsiniz.

Soğuduktan sonra makine yardımı ile çırptığınızda kremsi güzel bir krema oluşuyor. Bu krema her defasında bir kase artar. Paketleyip derin dondurucuya kaldırırım.

Yapılışı

  1. Tereyağını küp küp doğrayın. Yağ ne kadar soğuk olursa kurabiye yapımı o kadar kolay olur.
  2. Mutfak robotunun bıçağını takıp bütün malzemeleri robota atıp malzemeler bir birini tutuncaya kadar makineyi çalıştırın. (Biliyorsunuz bir süredir mutfak robotum yok, kurabiye hamurlarını elimle yoğurmaya devam ediyorum.)
  3. Sonra hamuru alıp tezgâhın üzerinde bir kaç kere de elinizle yoğurun.
  4. Daha sonra yarım santimden nispeten çok daha ince açtığınız hamurunuzu bir çay bardağı yardımıyla kesin.
  5. Kestiğiniz yuvarlakların yarısının ortasına daha küçük bir kapak yardımı ile yine yuvarlaklar açın.
  6. düz olan hamurlar kurabiyenin alt kısmını ortası delik olanlar da kurabiyenin kreması konduktan sonra üst kısmına yerleşecekler.
  7. 180 derece önceden ısıtılmış fırında çok hafif pembe renkte pişirin.
  8. Fırından aldıktan sonra tamamen soğutup yuvarlak olan alt kısımlara soğuk kremayı bir kaşık yardımıyla yerleştirip ortası delik olan ikinci kurabiye hamurunu üzerine yerleştirip servis tabağına yerleştirin.
  9. Üzerine pudra şekeri serpiştirin.

Not:

▪ Fırından aldığınızda kurabiyeleriniz henüz yumuşaktır. Soğuduktan sonra sertleşirler.

▪ İçerisindeki kremadan ötürü iki günde de bayatlamaya hazırdır. Fakat yapıldığı gün tadı    muhteşemdir.

▪ Hamuru yoğurduktan sonra sıcak günlerde 20 dakika buzdolabında dinlendirebilirsiniz.Ancak Amsterdam’ın dondurucu soğuklarındaysanız buna hiç gerek yok, mutfakta da dinlendirebilirsiniz. Ben elimin altını toparlarken hamur zaten dinlenmiş oluyor.

▪ Hamuru keserken bardağa yapışmaması için bir kaç kerede bir kesme işlemi yaptığınız bardağı hafiften una batırırsanız daha rahat çalışırsınız.

▪ Kenarlardan arta kalan parçaları toparlayıp yeniden açarak hamurlar bitinceye kadar devam etmeniz gerektiğini söylememe gerek yok sanırım.

KREMALI KURABİYE


En lezzetli ev kurabiyelerindendir kremalı kurabiye. Yıllar evvel annemin İstanbul’daki karşı komşusu, komşudan da öte can dostu, yüreği güzel insan Fatma teyzeden almıştım bu kurabiyenin tarifini. Az evvel bakındım da şöyle bir tarihine yazımın. Tamı tamına bundan üç yıl evvel tuşlamışım aşağıdaki satırları. Geçen zaman içinde pek çok defa kremalı kurabiye yaptım, tarifimi ne hikmet yayınlamamış olsam da. Bu gün ki kremalı kurabiyeler yarın ofisten geçmiş olsun ziyaretine gideceğimiz arkadaşımız için yapıldı. Arkadaşımız talihsiz bir kazayla dizini kırmıştı, iki defa ameliyat oldu, şu an evinde rehabilite oluyor, pek yakında yürüyebilmesini diliyoruz.

Bir kaç yıl evvel annemle birlikte İstanbul’a gittiğimizde Fatma Hanım teyzeyle Beykoz’daki evlerinde görüşmüştük. Dün gibi hatırlarım apartmana gelin geldiği günü. Abimle birlikte gece bir vakte kadar uyumamıştık gelinle damadın yolunu kesip para alacağız diye. Fatma Hanım aynı zarafet ve aynı uyum içerisinde. Mutfakta aynı hamaratlık ve aynı zarif sofra düzeni… Sanki tertip düzende yıllar ona dokunmamış da, o yıllara dokunmuş. Hani titizlikten ölen insanlar vardır, evinde rahatça oturamazsınız. O ne mütevazılık ne alçak gönüllülüktü öyle. Çocukluğumda da gençliğimde de Fatma Hanımın evinde her zaman içim açılmış ve aynı zamanda hep de rahat etmişimdir. Zarifliği ve temizliğiyle birlikte aynı zamanda da oturabileceğiniz, yiyip-içebileceğiniz, döküp-saçmanın da serbest olduğu bir evdir onunkisi.

Volendam evleri

Şu an saat 23:31, kurabiyeler fırında. Aslında kurabiye türü 180 derecede mi pişirilirdi ne? gerçekten daha fazla beklemeye mecalim kalmadı. O sebepten 190 dereceyle fırınlamaya koydum onları. :) Kalıp beni pek bir yordu. Aslında kalıba malıba hiç gerek yok. Kare kare kesip üçgen yapmak en iyisi. Bir dahaki sefere öyle yapayım bari.


Malzeme

  • 250 gr. tereyağı
  • 3 su bardağı un
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 1 çay kaşığı karbonat

Kreması için

  • 1 yumurta
  • 2 çorba kaşığı un
  • 1 su bardağı şeker (Ben bu kez bir parmak eksik kullandım şekeri)
  • 1 su bardağı süt
  • ¼ tereyağı
  • 1 paket vanilya şekeri
    1. Bütün malzemeleri küçük bir kulplu tasta soğukken karıştırıp, kısık ateşte karıştırarak pişirin. (Yağ, karıştırma işleminde sıkıntı verirse eğer bütün malzemeleri karıştırdıktan sonra yağı ilave etmeniz en kolayı olacaktır. Hatta kremayı ateşten aldıktan sonra bile yağı ilave edip eriyinceye kadar karıştırabilirsiniz).
    2. Ateşten aldıktan sonra vanilya şekerini ilave edin ve kremanızı bir kenarda soğumaya bırakın. Şimdi kurabiye hamurunun yapımına geçebilirsiniz.

Bu krema her defasında bir kase artar. Paketleyip derin dondurucuya kaldırırım.

Yapılışı

  1. Tereyağını küp küp doğrayın. Yağ ne kadar soğuk olursa kurabiye yapımı o kadar kolay olur.
  2. Mutfak robotunun bıçağını takıp bütün malzemeleri robota atıp malzemeler bir birini tutuncaya kadar makineyi çalıştırın. (Biliyorsunuz bir süredir mutfak robotum yok, bu kez hamuru elimle yoğurdum, çok güzel bir hamur oldu.)
  3. Sonra hamuru alıp tezgâhın üzerinde bir kaç kere de elinizle yoğurun.
  4. Hamuru 20 dakika buzdolabında dinlendirin.
  5. Daha sonra yarım santim kalınlığında açtığınız hamurunuzu onar santimlik karelere kesin.
  6. Bir köşesine soğumuş olan kremayı koyup üçgen şeklinde kapatıp kenarlarını sıkıca bastırın. Bu kez ben yuvarlak bir kalıp kullandım.
  7. 180 derece önceden ısıtılmış fırında çok hafif pembe renkte pişirin.
  8. Fırından aldıktan sonra üzerine pudra şekeri serpiştirin.
  9. Ve soğumaya bırakın.

Not:  

▪ Fırından aldığınızda kurabiyeleriniz henüz yumuşaktır. Soğuduktan sonra sertleşirler.

▪ İçerisindeki kremadan ötürü iki günde de bayatlamaya hazırdır. Fakat yapıldığı gün tadı    muhteşemdir.

▪ Amsterdam’ın dondurucu soğuklarındaysanız hamuru buzdolabında dinlendirmeye gerek yok, mutfakta da dinlendirebilirsiniz. Ben elimin altını toparlarken hamur zaten dinlenmiş oluyor.

▪ Her defasında kurabiyelerin arası pişerken açılır ve krema aradan tepsiye taşar. Ben de fırından çıktıktan sonra bıçağın ucuyla içlerine itiştirmeye çalışırım. Bu kez de yine aynısı oldu.

Artık yatcam, hadi yarın görüşürüz.

Volendam civarında bir köy

Eğer ziyaretine gittiğiniz hasta Faslı ise annesi mutlaka size kuskus ve Fas çayı hazırlamıştır. :)

PARİS GÜZELİ


Bu güzel öyle bir güzel ki… Nasıl anlatılır bilmem ki… O bir güzeller güzeli…

Bu kurabiyenin tarifini yıllar evvel annemden almıştım. Çocukluğumun kurabiyelerinden. Bir misafir geleceğinde ya da komşunun misafiri geldiğinde, ki bu komşu biz olurduk, çar çabuk yapılan bir kurabiye idi. Karşı komşumuz annemin ani bir misafiri geldiğinde hemencecik yapıverirdi. Ya da bir yolculuğa çıkılacağında çabucak yapılıverilen bir kurabiye idi. Sade, karın doyurucu, fiyakalı, vitaminli bir atıştırmalık.

Pek de sık yaptığım bir kurabiye değil aslında. Fakat çok leziz, üstelik yapımı da çok basit. İki yumurtanız, bir paket de tereyağınız varsa her daim çabucak yapabileceğiniz bir kurabiye. Kurabiye yapımına başlamanızla kahvenizin yanında Paris Güzellerini hazır bulmanız toru topu sadece 45 dakika sürecek. Dikkat ettiyseniz 45 dakikanızı alacak demiyorum. Çünkü siz aslında yuvarlayıp şekere bulamanın haricinde pek bir şey yapmayacaksınız. Tabii bu, hamuru mutfak robotunda hazırlayanlar için geçerli. Tamam, kabul… Sadece hamuru yoğuracaksınız. Pişirmeyi zaten siz değil fırınınız yapacak. Oldukça basit olmasına karşın yine görkemli bir kurabiye. Kısaca bir ‘güzel’ işte.

Malzeme

  • 1 paket tereyağı (250 gr)
  • 1,5 çay bardağı şeker
  • 2 adet yumurta
  • 1 çay kaşığı karbonat
  • 3,5 su bardağı un
  • Kurabiyeleri bulamak için yeterince toz şeker

Yapılışı

  1. Yağ yanmadan eritilir. (Yağı eritmeden küp küp doğrayarak bütün malzemeleri mutfak robotuna da atıp hamuru yoğurabilirsiniz).
  2. Şeker, iki yumurta ilave edilip karbonat da konduktan sonra hamur yoğrulur.
  3. Hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar alınıp şekere bulanarak parşömen kağıdı serdiğiniz tepsiye dizilir ve önceden ısıtılmış fırına sürülür.

Not:

Tarifimi olduğu gibi yayınladım. Yapılışı başlığı altında 3. maddede anlattığım gibi ceviz büyüklüğünde parçalar almak yerine ben hamuru kalınca tezgaha açıp bir bardak ya da kapak yardımıyla kesmeyi yeğliyorum.

CRANBERRYLİ, FINDIKLI ÇİFT KAVRULMUŞ GRANOLA


Bu granolanın temelini daha önce yaptığım cranberryli granola oluşturuyor. Bizim küçük hanım ufak bir seyahate çıkacak olunca, hem ona hem de arkadaşlarına bir bar yapayım dedim. İçine çikolata parçacıkları da doğrayıp atacaktım fakat son anda, havalar sıcak erir diye düşündüm ve vaz caydım.

Geçen sefer 150 derecede 45 dakika pişirmiştim. Bu kez bir değişiklik yapmak istedim. Ve 180 derecede, fazla kızardığı için de yanmaması için 30 dakika pişirdim. Fakat granola, bar olmaktan başka her şeye benziyordu. Bekledim, soğuyunca tutar mı birbirini diye ama nafile. Bu kez sıvıdan da feragat etmemiştim, gerçi yulaf ayarında oynama var tamam. Yine de bir anlam veremedim. Sonra tam olarak kurumadığını fark ettim. Acaba bir tepsiye çok gelmişti de kalın mı olmuştu, onun için mi kurumamıştı, tam olarak tutmamıştı birbirini? Yoksa tereyağından mı kaynaklanmıştı? Ya da geçenkine oranla hızlı ayarda daha kısa sürede pişmişti de ondan mı tutmamıştı? Yoksa ilave ettiğim sıvıları kazara ya da mecburen çok ısıtmıştım da sıcak sıcak tane malzemelerle buluşturmuştum, onun için taneler sıvıları tamamen absorbe etmişti de ondan mı bar gibi birbirini tutmamıştı? Her neyse bir şekilde tutmamıştı işte. Kenarından, kuyruğundan kurtarabildiğim tutmuş olan taraflarını paketleyip havalimanına götürdüm, bilmem hanım yedi mi? Tadı zaten muhteşem üstü idi. Geri kalanını tamamen dağıtıp bir kez daha fırınladım. Soğuduktan sonra da ama tamamen soğuduktan sonra kavanozlara aktarıp kapaklarını kapattım.

Muhteşem bir granolam var. Hem fındıklı, hem cranberryli, ballı mı ballı. İster mevsim meyveleri ile çayın yanında, isterse kahvenin yanında sade kaşıklayarak. Dileyenler tabii yoğurda süte karıştırabilirler.

Bu da annemden gelen kabak tatlısının üzerinde. Hatta isterseniz sütlaçla birlikte…

Son olarak da bu gün yaptığım aşurenin üzerinde…

Aşağıda sadece malzeme listesini veriyorum. Tarifim hüsrana uğradığı için olmayan bir tarifin verilmesi çok anlamsız.

İrice doğradığım cranberry ve fındıkları tüm tane malzemelerle bir kapta karıştırdım. Diğer tarafta kulplu bir tasta yağı eritip diğer sıvı malzemeleri koyup tamamen birbirleriyle hemhal oluncaya kadar karıştırıp bu sıvıyı tane malzemelerin üzerine döküp, tanelerle sıvıları bir güzel birbirine karıştırıp parşömen kâğıdı serilmiş fırın tepsisine döktüm ve fırına verdim. Gerisini zaten biliyorsunuz. Kızardıktan sonra tekrar bir iki karıştırıp her tarafın kuruması için bir kere daha fırınladım.

Şöyle bir baktım da bloglara benden daha fazla hüsranlanmış tarif veren yok. Ben blogun adını değiştirip yemek blogu yerine hüsrana uğramış tarifleri kurtarma operasyonu blogu mu koysam acaba? Bende mi bir beceriksizlik oluştu yoksa başkalarının başına da geliyor mu bunlar?

Malzemeler

Tane Malzemeler

  • 6 su bardağı yulaf ezmesi
  • 2 su bardağı kepek
  • 1 su bardağı kurutulmuş cranberry
  • 1 su bardağı tuzsuz fındık içi (kavrulmamış)
  • 1 su bardağı tuzsuz kabak ve ay çekirdeği içi karışımı (kavrulmamış)
  • ½  su bardağı Hindistan cevizi

Sıvı Malzemeler

  • 1 su bardağı bal
  • 50 gr eritilmiş tereyağı
  • ½ su bardağı vişne reçeli suyu