MUZLU PECANLI KEK

P1100357

Bu kekin oluşu tahmin edebileceğiniz gibi tüketilmesi gereken bir adet muza sebep. Baktım ki dolapta bir paket de pecan kuruyemişim var. İki avuç da ondan ilave ettim. Sabah ezanıyla kekimi yapıp annemlere koyuldum. Akşam ezanında sadece bir dilim kalmıştı.

Sizin de bir adet muzunuz kaldıysa istediğiniz bir kuru yemişle ya da sadece muzla bir kek yapabilirsiniz. Muzun keke verdiği doku, tat, rayiha müthiş.

P1100352

Temel olarak her zamanki şaşmaz köy keki tarifimi kullandım.

Malzemeler

  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı buğday kepeği
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 adet limon kabuğu rendesi ya da 1 paket vanilya
  • 1 adet muz
  • 2 avuç pecan

Yapılışı

  1. Öncelikle şekeri ve diğer tüm sıvı malzemeleri karıştırma kabınıza koyup biraz karıştırın.
  2. Daha sonra un ve kabartma tozunu da eleyerek ilave edip güzelce karıştırın.
  3. Halka halka doğradığınız bir muzu ve bir kaç parçaya böldüğünüz pecanları da ilave edip şöyle bir iki karıştırarak yağlanmış ya da parşömen kâğıdı serilmiş tepsiye dökün.
  4. Önceden ısıtılmış fırında 40-50 dakika kadar 170 derecede, üzeri kızarıncaya kadar kekinizi pişirin.
  5. Kontrolünüzü* yaptıktan sonra fırından alıp biraz soğuyunca keserek servis yapın.

* Kuru, temiz bir bıçağı fırından almadan önce kekinizin ortasına bir kez batırıp çekin. Hamur bıçağa bulaşmıyorsa başarılı bir kek yapmışsınız. Bulaşıyorsa biraz daha pişirin.

CRANBERRYLİ TERS KEK

  P1100206 

Bilenler bilir, daha önce Frenk üzümlü ters kek yapmıştım. Amsterdam’a kış iyiden iyiye geldi. Zaman da cranberry zamanı olunca mevsimle özdeşleşen bu meyveyle tersten bir kek yapayım dedim. İsteyen elinin altında olan diğer meyvelerle de tersten bir kek yapabilir.

Bir süredir kanımdaki demir oranını yükseltmek için içtiğim hapların yanı sıra süt içmeyi de bıraktım. Evde süt olmayınca, geçen yine bir tarif için aldığım yoğurtla ayran yapıp süt yerine kekimde kullandım.

Malzemeler:

Kek malzemesi için lütfen köy keki kısmına bakınız.

——————-

  • 1 paket taze cranberry
  • Bir kaç kaşık şeker
  • File badem
  • Pudra şekeri

Yapılışı

  1. Öncelikle cranberryleri yıkayıp süzeğe alın.
  2. Yuvarlak kek kalıbını yağlayıp suyu tamamen süzülen cranberryleri tepsi yüzeyini tamamen kaplayacak şekilde döşeyip üzerine toz şeker serpiştirin.
  3. Diğer tarafta limon kabuğu rendesi, şeker, yumurta ve tüm sıvı malzemeleri karıştırma kabınıza koyup biraz karıştırın.
  4. Daha sonra un ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırmaya devam edin.
  5. Bu kek karışımını kek kalıbının tabanına yerleştirdiğiniz meyvelerin üzerine döküp üzerini bir spatula yardımıyla düzeltin.
  6. Önceden ısıtılmış fırında 40-50 dakika kadar 180 derecede, üzeri kızarıncaya kadar kekinizi pişirin.
  7. Kontrolünüzü* yaptıktan sonra fırından alıp kalıbın kenarlarını tahta bir bıçak yardımıyla geçerek kekin kalıptan ayrılmasını sağlayın.
  8. Kekiniz biraz soğuduktan sonra kalıbın kenar kısmını çıkartıp servis tabağına ters çevirin. Daha sonra üst kısmını dikkatlice ve gerekiyorsa yine tahta bir bıçak yardımıyla yalayarak çıkartın ve tamamen soğuyunca dek bekleyin.
  9. Kestikten sonra üzerine kavrulmuş file badem ve servis ederken de pudra şekeri serpin.

* Kuru, temiz bir bıçağı fırından almadan önce kekinizin ortasına bir kez batırıp çekin. Hamur bıçağa bulaşmıyorsa başarılı bir kek yapmışsınız. Bulaşıyorsa biraz daha pişirin.

P1100202P1100204

İyi pişmiş bir kekin üzeri çatlamalı.

File bademleri yanmayan mümkün olduğunca geniş bir tavada karıştırarak kısık ateşte kavurun. Çok ince oldukları için hemen yanabilirler, dikkat buyurun. Tavanın genişliği bademleri fazla karıştırmamanızı sağlar. Çok karıştırdığınızda badem yaprakları çok çabuk kırılırlar. Ateşten alır almaz tamamen soğumuş olan ve dilimlediğiniz kekin üzerine serpiştirebilirsiniz. Kekiniz hazır değilse bademleri tavadan mutlaka ayrı bir kaba almanızı öneririm. Böylelikle tavanın sıcağıyla yanmalarını önlemiş olursunuz.

P1100207

Ve bir kamera arkası fotoğrafı. :)

PANDİSPANYA

 162

Sanıyorum 11 yaşımdan beri yediğim, üniversiteye başladığımda da tarifini ancak aldığım N. ablanın yıllarca hem misafirlerine ikram ettiği hem de misafirliğe giderken götürdüğü bir kek. Nedense ancak yazıyorum. İçinde yağ yok, bu nedenle  sıcak yaz günleri için ideal bir kek tarifi. Kuru fakat yumuşak bir yapısı var.

Kullandığımız irmik, irmiğin en ince olanı. Şeker pare yapımında irmik ne kadar kalın olursa o denli başarılı bir sonuç alırken, pandispanyada başarı irmiğin inceliğiyle orantılı diyebilirim.

157

Fincan ölçüsü Türk fincanıdır. Aslında burada önemli olan unsur fincan ölçüsünün yumurta büyüklüğü ile eş değerde olması. Yani kullandığımız fincan ölçüsü malzemeler  yumurta adedi büyüklüğü. Bunu ayarlayabilmek için ben fotoğrafta gördüğünüz gibi bütün yumurtaları bir kaba kırıp yine aynı büyüklükteki bir başka kaba da eşit çizgiye gelinceye kadar şeker ilave ediyorum. Şekeri karıştırma kabıma alınca da un ve irmiği eşit miktarda yine yumurta kabı hizasına gelecek kadar doldurup bir fincan daha irmik ve un karışımı ilave ediyorum. Malzemeler kısmında göreceğiniz gibi un ve irmik toplamı 6 fincan yapıyor.  Un-irmik ölçüsünü de ayarladıktan sonra yumurtaları karıştırma kabındaki şekere ilave edip çırpıyorum. Bir fincan suyu da yumurta ölçtüğüm kaba göz kararı koyunca yumurtanın kaptaki bulaşıklarını da kullanmış oluyorum. Hem böylelikle fazla bulaşık da çıkmıyor.

Soğuduktan sonra kare şeklinde kesebileceğiniz gibi bir çay bardağı ya da kalıp yardımıyla yuvarlak da kesebilirsiniz.  Üzerine pudra şekeri serpiştirmeyi unutmayın.

Malzeme

  • 5 adet yumurta
  • 5 fincan şeker
  • 3 fincan irmik
  • 3 fincan un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 adet limon vanilya şekeri
  • üzeri için pudra şekeri

Yapılışı

  1. Un, irmik, kabartma tozu ve vanilya şekeri ayrı bir kapta dursun.
  2. Yumurta ve şekeri 10 dakika kadar mixerle çırpın.
  3. Diğer malzemeleri katıp karıştırdıktan sonra 1 fincan su ilavesiyle yalayarak bir iki karıştırıp yağlanmış yada parşömen kâğıdı serilmiş tepsiye dökün.
  4. Önceden ısıtılmış fırında 40-50 dakika kadar 170 derecede toplam 30-35 dakika pişirin.
  5. Kontrolünüzü* yaptıktan sonra fırından alıp soğuyunca keserek servis yapın.

* Kuru, temiz bir bıçağı fırından almadan önce kekinizin ortasına bir kez batırıp çekin. Hamur bıçağa bulaşmıyorsa başarılı bir kek yapmışsınız. Bulaşıyorsa biraz daha pişirin.

FRENK ÜZÜMLÜ TERS KEK

6TersRenk

Hafta sonuna kavuşmuş olmanın kıvancıyla şöyle Frenk üzümlü tersten bir kek yapayım dedim. Tek yumurtayla tek kişilik bir kek.

1TersFrenk2TersFrenk3TersFrenk

Yanlış anlaşılmasın, işimden gayet memnunum. Ancak ofise ne denli bir iştiyakla gidiyorsam, benim gibi evcimen birisi için hafta sonuna kavuşmuş olup evimle hem hal olmak da ayrı bir keyif.

Bir yığın iş yaptım, dikiş odamı yeniden temizleyip yerleştirdim. Tabii cumartesi sabahı önce bir çukur yaptım. Kaç haftadır gidemiyordum. Yok canım bir şey aldığımdan değil, salınarak dolaştım. O değil de pazartesi pazarına ve devamında kurulan bit pazarına gidememek beni amansız dertlere koydu diyebilirim. Bir özledim, bir özledim sormayın. Fırsatı olanlar benim yerime de gidip attığı her adımı benim yerime de atarak şöyle salına salına doyası bir dolaşsa.

4TersFrenk


8TersFrenk

Kremayı önce manüel olarak cappucino çırpacağında çırpmak istedim ancak sabırla 5 dakika çırpmaya devam etmeme rağmen başarılı olamayıp pes ettim. Allah’tan nerede pes etmem gerektiğini iyi kestiriyorum. Elektrikli el mikserimden yardım alınca teknolojinin gözünü sevmek için de uygun bir zemin oluştu.

7TersFrenk

Şimdi gelelim kekimize. Bu tarz bir keki ilk defa yaptım. Kahvemin yanına bir kuş kondurdum ki sormayın.

Malzemeler

  • 1 adet yumurta
  • 1 çay bardağı şeker (1 parmak eksik)
  • 1 çay bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ (1 parmak eksik)
  • 2,5 çay bardağı un
  • 1/2 paket kabartma tozu
  • 1 adet vanilya şekeri

——————-

  • üzeri için süt kreması
  • altı için Frenk üzümü

Yapılışı

  1. Öncelikle Frenk üzümlerini yıkayıp süzeğe alın.
  2. Ufak bir kek kalıbına parşömen kâğıdı serip kağıdı ve kalıbın açıkta kalan kenarlarını küçük bir parça tereyağı ile yağlayın.
  3. Frenk üzümlerini bir kaba alıp bir yemek kaşığı toz şekeri ilave ederek karıştırıp kek kalıbına dökün.
  4. Diğer tarafta vanilya, şeker, yumurta ve tüm sıvı malzemeleri karıştırma kabınıza koyup biraz karıştırın.
  5. Daha sonra un ve kabartma tozunu da ilave edip karıştırmaya devam edin.
  6. Bu kek karışımını kek kalıbının tabanına yerleştirdiğiniz meyvelerin üzerine dökün.
  7. Önceden ısıtılmış fırında 40-50 dakika kadar 180 derecede, üzeri kızarıncaya kadar kekinizi pişirin.
  8. Kontrolünüzü* yaptıktan sonra fırından alıp servis tabağına ters çevirerek parşömen kağıdını dikkatlice kaldırın ve tamamen soğuyunca dek bekleyin.
  9. Çırparak koyu bir kıvama gelen süt kremasını  üst tarafa gelmiş olan meyveli kısmın üzerine döküp servis yapın.

* Kuru, temiz bir bıçağı fırından almadan önce kekinizin ortasına bir kez batırıp çekin. Hamur bıçağa bulaşmıyorsa başarılı bir kek yapmışsınız. Bulaşıyorsa biraz daha pişirin.       

5TersFrenk

Bu da kamera arkasından bir görüntü.

CRANBERYYLİ KEK

Resmin alt tarafında görülen kahvenin kekle bir alakası yok, onu bu arada içiyorum.

Kaz gelen yerden tavuk esirgenmez esirgenmesine de bir de sofraya ortak olmak kokutmadan yemek var. Valla bunu yapabilene “helal” mi olsun “haram” mı olsun desem bilemedim. Geçen gittiğim misafirlikten döndükten sonra keçileri kaçırdım. İki gece uyumayıp, ofiste sarhoş gibi dolaşınca üçüncü gece Leyla’yı aradım ve evet bildiniz öfkemi kustum.

IMG_9878

Leyla bana özetle cahil cühela takımı ile uğraşmamam gerektiğini, onların beni hak etmediğini, ancak Allah rızası için yapılanların birer hizmet olacağını, yatıp uykumu uyumam gerektiğini salık verdi.

Hani edep diye bir şey var. Hiç ‘o sohbet senin, bu sohbet benim’, ‘altın günü senin, dolar günü benim’ dolaşmam,  meclislere girip çıkmam ya, buna rağmen ‘edebi, kul hakkını’  ben bile biliyorum. Benim bildiklerimi sohbet sohbet, gün gün dolaşan insanlar nasıl bilmiyorlar şaşırıyorum. Yoksa yiyip içip eğlenip dedikodu yapmanın adı ‘sohbet’ mi olmuş? Ne acı! Annemlerin çok geniş bir çevresi vardı. Onca eşin dostun arasında bekar olanlar da vardı, çocuğu olmayanlar da. O insanların mevcudiyetinde ya da gıyabında bu konulardan bahsedilmez birisi bahsedecek olursa da konu değiştirilmeye çalışılırdı. Evli olduğu halde Hollandalı kadınlarla düşüp kalkan erkekleri, kumar masasından kalkmayanları, malulen emekli olduğu halde fabrika/çiftlik çalıştırıp gelir elde edenleri, ödenek almalarına rağmen kırk dalda oynayanları hiç karıştırmıyorum bile. İkide bir boşanmanın eşiğinden dönen, evlilikleri pamuk ipliğine bağlı olanları da hiç karıştırmıyorum. Vel hasıl çocukluğumdan beri her kesimden, her düşünceden, en okumuşundan en okumamışına en ‘dincisinden’ en ‘dinsizine’  ve dahi her türlü nane yiyen insanla iç içeyken -ha bunların arasında bir de Türkiye ayağı var tabii: sanki Hollanda’yı satılığa çıkartmışım bir B. oğullarına bir de Z. oğullarına satmamışım- cık, cık! Tövbe estağfurullah, yani etrafımda hiç kimse hiç bir zaman dört dörtlük değilken, sadece üstün başarılara da imza atmış değillerken benim çocukluğumda ve gençliğimde benim ailemde bana/bize göre ayıp sayılanlar o insanların yüzüne vurulmaz, bana/bize göre olan eksiklikleri dillendirilmezdi.

‘Köprüden geçti gelin’ misali, köprüden geçti bisiklet olabilmesi için düşünülmüş bir kolaylık.

Bizim zamanımızda insanlara hele hele toplum içinde ‘sen neden namaz kılmıyorsun’, ‘sen neden evli değilsin’, ‘senin neden çocuğun yok, senden mi kocandan mı’ demek edepsizlikten sayılırdı. İnsanların özel yaşantıları vardı ve bu özele biz karışamazdık. İnsanları rencide edemez, onurlarını incitemezdik. Bunlar bizim üzerimize vazife değildi. Rahmetli anneannemin dediği gibi “bir dala basınca bin dal ığralanmamalıydı”.

Ben bir şeyleri insanların yüzüne vurmuyorsam salak olduğumdan değil EDEP ettiğimden vurmuyorum. Yoksa her şeyin de pek ala farkındayım. Benim varlık sebebim insanları irdelemek değil. Allah beni dünyaya “kategorize et”, ‘olay çıkart’, ‘yüzüne vur’ diye göndermedi, çok şükür bunun bilincindeyim. Allah insanı “ancak kendisine kulluk etmek” için yarattı. Demek ki neymiş, birinci ve yegane vazifemiz KULLUK etmek. Evet, bu kelimenin hem altını çizdim, hem italikledim, dilerim bu iyice bir anlaşılır.

Şimdi cranberry zamanı,  pazarlarda bol bol mevcut. Bu kadar öfke ve kederdeyken beni ancak bir kek paklar. Pazarda dolaşırken görünce ilk defa taze cranberry aldım. Kafama göre bir kek yaptım. Geçenki  cumartesi keki idi, hadi bu da bir pazartesi keki olsun.

Valla Sofiah çok beğendi ‘tam benlik’ dedi. Babam ‘bu ne keking içindeki ekşi ekşi?’ diyerek yüzünü buruşturup yedikten sonra  “eline sağlık kızım’ dedi. :)

Açıkçası bana da ekşi geldi cranberryler, dediğim gibi ilk defa taze cranberry kullanıyorum. Paket 340 gramdı, iki su bardağını keke kullandıktan sonra arta kalan üç beş taneyi şekerle kaynatıp reçel yaptım. Aman Allah’ım, yıllardır şu memlekette yaşayıp bunu nasıl keşfetmemişim. Bir tür vişne reçeli diyelim. Renk, tat muhteşem, haftaya bir paket daha alıp reçel yapcam inşallah.

Malzemeler

  • 2 adet yumurta (irice)
  • 1 su bardağı kahverengi şeker (çünkü beyaz şeker yoktu) :)
  • 1 su bardağı süt
  • 1 çay bardağı sıvı yağ
  • 1 çay bardağı yoğurt
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 paket vanilya şekeri
  • 2 su bardağı taze cranberry

Yapılışı

  1. Öncelikle şekeri ve diğer tüm sıvı malzemeleri karıştırma kabınıza koyup biraz karıştırın.
  2. Bu karışıma un ve kabartma tozunu da ilave edip güzelce karıştırdıktan sonra yıkayıp süzdürdüğünüz cranberryleri de ilave ederek şöyle bir karıştırdıktan sonra yağlanmış ya da parşömen kâğıdı serilmiş tepsiye dökün. Ben bu kez iki kek kalıbı kullandım. Hem muffin şeklinde hem de baton kek kalıbı.
  3. Önceden ısıtılmış fırında 40-50 dakika kadar 170 derecede, üzeri kızarıncaya kadar kekinizi pişirin.
  4. Kontrolünüzü  yaptıktan sonra fırından alıp biraz soğuyunca keserek servis yapın. Üzerine pudra şekeri serpebilirsiniz.