YUMURTA SARISI SOSU

 

Bir varmııış, bir yokmuş. Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde eskilerden bir vakit Türk mutfağında et köftesi adında bir yemek çeşidi varken, annem kalkmış, bu köftelerin hacmini çoğaltıp, ebadını büyütmüş, ovalden yuvarlağa geçip, hamburger yapmaya başlamış.

Bir varmış, bir yokmuş deyince aklıma geldi. Bizim bir profesörümüz vardı, Alman. Diyalektoloji derslerimize de girerdi. Bir gün Türkçeyle alakası olmayan diyalektoloji derslerinin birinde konu buraya nasıl gelmişti hala hatırlamıyorum, ‘Türkçede masal anlatımına nasıl başlanır’ dan bahsederken dahiyane bir şekilde, büyük bir ilgiyle ‘bir varmış, bir yokmuş’ diye devam etmişti. Ve Hollandalı öğrencilerin anlayabilmesi için kelime tercümesini vermişti hemen. “Er was eens wel, er was eens niet”. Gerçekten de Hollandacaya çevirdiğiniz zaman oldukça komik oluyor. Ve yine bizim, kimi zaman canımın suyunu çıkartan kimi zaman da enteresan anların yaşandığı diyalektoloji derslerinin birinde konu ‘k’ harfinin değişik telaffuzlarından açılınca, Türkçede de böyle bir sesin var olduğundan bahsedip, bana: “Gül, Türkçe kâğıt der misin?” diye sormuştu. Ben gayet doğal: “kâğıt”. Bütün sınıf güler, hoca ise mest olmuş “prachtig, prachtig” diyor, yani fevkalade, muhteşem. Ve tekrar söyler misin diye soruyor ben ikinci kez “kâğıt” diyorum. Bu kez hoca bayıldı bayılacak: “bakın, ne muhteşem bir ses, kağıt, biz Avrupalılar böyle telaffuz edemiyoruz” diyor. Ben de o sesin ‘a’nın üzerindeki şapkadan kaynaklandığını ‘k’ ile bir alakası olmadığını söylüyorum. Hoca ısrarla siz öyle zannediyorsunuz, o ‘k’ değil, ‘k’nın bir varyasyonu” diyor. Neyse ben fakülte yıllarında bile bu diyalektoloji dersinin içinden pek çıkamamıştım zaten.

Ne diyordum? Ha, sos demiştim.

Bundan yıllar evvel, develer tellal, pireler de berber iken, ben anamın beşiğini tıngııır mıngır sallar iken, annem kalkar, hamburgerin ekmeğine sürmek için bu yumurta sosunu yapmaya başlar. J

Benim annem bununla da kalmamış tabii, hani annemin elinden uçan kaçan kurtulmazmış ya… Bu hamburgerlerin ekmeklerini de kendisi yaparmış hep.

Fakat ben şimdi lafı daha fazla uzatmadan, annemlerde halen yapılan bu yumurta sosunun tarifini vermek istiyorum. Hatta ne zaman menüde annemin yaptığı ekmekcikler, hamburger köfteleri, ayran ve salata olsa bu sos mutlaka masanın münasip bir yerine gelip yerleşir.

Malzeme

  • 2 adet yumurta sarısı
  • ½ limon
  • Yeterince tuz

Yapılışı

Yumurta sarılarını bir kaseye koyup limonu ve tuzu ilave edin. Çatalla bir güzel çırpın.

Çiğ olması sizi rahatsız etmesin. Limon kimyasal olarak yumurta sarılarını ekşisiyle pişiriyor. Ve bu sos bekletmeden anında tüketiliyor zaten. Fakat bünyesi hassas olanlar yine de yapmayabilirler.

Kullanım alanı

Her tür hamburger çeşidinde et kızartmalarında ekmeğinize sos olarak sürülerek kullanılabilinir.

 

DOMATES SOSU

A. BOZULMAYA YÜZ TUTMUŞ DOMATESLER

B. BOZULMA RİSKİ TAŞIYAN DOMATESLER

C. BOZULMASINDAN ENDİŞE EDİLEN DOMATESLER

Malzeme

  • Yukarıdaki şıklardan her birindeki domatesler istediğiniz ölçüde kullanılabilir
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • Yeterince tuz

Aklımı seveyim. Hani bilgisayarıma yüklememe rağmen bloğuma fotoğraf yükleyemiyorum ya. Aslında bloğa yüklüyorum da görüntüde yok nasılsa artık? Yüklerken de bir ömür vakit yiyorum ya. Ben de bir yahoo adresi açmaya karar verdim.J  Yeterince adresim ve şifrem yokmuş gibi. Ben bu blog sevdasına kafayı yemezsem iyi. Neyse geçenlerde açtım ymail’ imi. Bu vesileyle de flicr fotoğraf paylaşım sitesine girebildim. Fakat bunu da çözmem bir hayli vaktimi alacağa benziyor.

Geçtiğimiz hafta pazar günü benim pek bir hamaratlığım tutmuştu. İşte o pazar günü baktım ki buzdolabımda bir kaç hafta evvel aldığım domatesler bozuluyor. Bari değerlendireyim dedim. 3 – 4 kilo kadar vardı.

Haziran ayında yıllık tatilimi almıştım. Çukur pazarını dolaşmış kafama göre hiç bir şey bulamamıştım. Bari bir de Ten Cate pazarına gideyim diye çıkmıştım yola. Hiç alakası olmayan bir ara-sokaktan geçerken bir sebzeci kamyonu ve başında bir kaç tane Türk kadın görünce durdum. Meğer sebzeci Türk’müş, Amsterdam’ın başka bir bölgesinden gelmiş, haftada bir gün belli bir saatte sokakta satış yaparmış. Oldukça da hesaplıymış. Ben de hesaplı görünce kasanın hepsini almıştım. Bol bol domates salatası yedim ilk günler. Sonra içim pek çekmedi. Bozulmaya yüz tuttular. Hafta ortası elim değmiyor bari evde olduğum gün ilgileneyim de zaten pahalılıktan güç bela nadiren alabildiğim domateslerim daha çok heder olmasınlar dedim. Hepsini gelişi güzel doğradım ve biraz tuz ve biraz zeytinyağı ilavesiyle bir güzel kavurdum. Ta ki domatesler bıraktıkları suyu çekip koyulaşıncaya kadar. Sonra yine daha önce çikolatalı kaymakta bahsettiğim karıştırıcımla (staafmixer) bütün kabukların ve çekirdeklerinin canlarını bir güzel okudum. Ve koydum plastik saklama kaplarıma. Soğuduktan sonra kapaklarını kapatıp derin dondurucuya gönderdim.

Nasıl ve nerede kullanılır?

Ne işe yarar bu derin dondurucudan çıkacak olan kavrulmuş domatesler? Pek çok işe yarar aslında. Hele pahalılıktan domates alamadığımız kış günleri için oldukça ideal. Benim ilk aklıma gelenler:

  • Pizza
  • Menemen
  • Dibine yakma
  • Domates çorbası
  • Her çeşit kızartma/yemek için sos olarak da kullanılabilir.

Kullanacağınız zaman içerisine istediğiniz baharatı karıştırabilirsiniz. İçerisinde tuz ve zeytinyağından başka hiç bir tatlandırıcı/baharat bulunmadığından her yemekte rahatlıkla kullanılabilir. Hatta içine yapacağınız yemeğe göre, hafif yağda kavurarak sarımsak bile koyabilirsiniz.