KÖY KEKİ

Geçen yazımda da bahsetmiştim. Blogcu bir takım yenilikler yapmış. Fakat hiç anlamadım, bağlantılarım menüsündeki bütün listemi silmiş, arkadaşlarım menüsüne de kendisini eklemiş. Hala düzeltemedim. Kategorilerimin sırası değiştirilmiş. Hiç de uğraşacak vaktim olmadığı gibi sinirlerimi bozacak vaktim de olmadı hani. Fotoğrafa gelince… geçen yazımda “hadi yenilikler yapılmış, belki bu kez fotoğraf yükleyebilirim” diye düşünmüştüm, fakat sizin de gördüğünüz gibi maalesef fotoğraf yükleyemedim. Fotoğraflar her zamanki gibi filickr’de… dilerim bir gün bunlarla uğraşacak vaktim olur.

Gelelim Kekimize…

Bir kektir gidiyoruz son haftalarda…

Bu kekin tarifini bundan bir kaç yıl evvel bir öğrencimden almıştım. Nereli olduğunu hatırlamıyorum ama köyden yeni gelmişti, bunu hatırlıyorum. Köyde bir misafirleri geldiğinde iki dakikada hemen bu keki yapıverirlermiş. Öyle miksere filan da gerek yokmuş. Bir kaşıkla karıştırıp yağladığı tepsiye döküyormuş. Ben adını köy keki koydum. Hollandacasıyla oma’s cake diyebileceğimiz türden bir kek. Zaman zaman yapardı bana, ellerine ve yüreğine sağlık Hediye’nin. Tam benim aradığım sade, basit, yumurta tadını da hafiften alabildiğim, iyi sonuç alma oranının yüksek olduğu bir kek. Bir paket kabartma tozunuz varsa hatta onun yerine kavanozunuzun dibinde biraz karbonatınız varsa her köyde yapabileceğiniz türden bir kek. Varsa limonunuz güzel bir rayiha vermesi açısından bir limonun kabuğunu da rendeleyip karıştırabilirsiniz. İçerisindeki sıvı yağ kekin yumuşacık lokum gibi olmasını sağlıyor.

Bir gün Rotterdam’dan bir arkadaşım annesiyle birlikte gelmişti. Leyla… Evli ve iki çocuk annesi. Lokum gibi yumuşacık bir kek deyimi ondan kaldı. Benim lokumla aram öyle özlem derecesinde pek olmadığından keklere böreklere lokum demem. Kek kektir bana göre. Leyla’nın her şeyi karman çormandır. Fakat kendileri müthiş bir kabiliyet olduğundan tüm karmaşıklıkların üstesinden gelirler. O gün bendeyken kekin tarifini almak yerine ertesi gün telefon açıp istemişti. Ben de telefonda anlatamadığım için elektronik postayla o günki menünün tarifini göndermiştim ona. Ve sonraları keşke gastronomi alanında bir blogum olsaydı diye içerlemiştim. J İşte şimdi var. J J Mutfakla pek fazla hukuku yoktur arkadaşımın. Fakat hayat dolu, cıvıl cıvıl, yüreği güzel bir insan. Eh, bir nefis körleyecek kadar pişirip taşırıyor elbette. Zaman zaman kendisinin eksik kaldığı noktalarda, hani misafirleri geldiğinde, kim ise artık o misafirleri,  ablası da imdadına yetişiyor tabii. Tüm ablalar gibi. 😉 Benim o misafir kategorisine girmediğim belli bir şey. Fakat bu kekin yapımının kolaylığı aynı zamanda başarı oranının da yüksekliği, misafirlerine ikram edebileceği bir keki olmasına vesile oldu. Evet, Leyla’nın artık misafirlerine yapıp ikram edebileceği bir kek tarifi var! Bu kek, her ne kadar bir kaç yılda bir de görüşsek, benim gibi misafir kategorisine girmeyenler için de bir gün yapılır mı bilemem.

Malzemeler

  • 2 adet yumurta
  • 1 su bardağı şeker
  • 1 su bardağı süt
  • 1 su bardağı sıvı yağ
  • 2,5 su bardağı un
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 adet limon kabuğu rendesi

Yapılışı

  1. Öncelikle şekeri ve diğer tüm sıvı malzemeleri karıştırma kabınıza koyup biraz karıştırın.
  2. Daha sonra un ve kabartma tozunu da ilave edip güzelce karıştırıp yağlanmış yada parşömen kâğıdı serilmiş tepsiye dökün.
  3. Önceden ısıtılmış fırında 40-50 dakika kadar 170 derecede, üzeri kızarıncaya kadar kekinizi pişirin.
  4. Kontrolünüzü* yaptıktan sonra fırından alıp biraz soğuyunca keserek servis yapın.

* Kuru, temiz bir bıçağı fırından almadan önce kekinizin ortasına bir kez batırıp çekin. Hamur bıçağa bulaşmıyorsa başarılı bir kek yapmışsınız. Bulaşıyorsa biraz daha pişirin.

 

Yorum Yapın