İLK BRIOCHE MACERAM VE İKİ YANIK EL

Biraz fazla mı heyecanlandım ne? Aslında ne de güzel hazırlamıştım hamuru. Günlerdir ‘briyoş yapcam da yapcam’ diye tutturmuştum kendi kendime. Bundan yıllar yıllar evvel merkezde dolaşırken gezdiğim dükkanlardan bir tanesinden çikolata ve kek ağırlıklı iki kitap almıştım. Bir keresinde denediğim kek hüsranla sonuçlanınca da bir daha bu kitaplardan bir şey yapmamıştım. Yine de ara ara büyük bir iştiyakla bakındığım tarifler ve fotoğraflar vardı kitaplarda. Bunlardan bir tanesi de aslında bugün anlatmak istediğim brioche tarifi idi. Ne var ki kitapta söylendiği gibi şerit çikolata kullanmak yerine kavanoz çikolata kullandığımdan mıdır yoksa birleştirme yerlerini mi iyi kapatmadım, her nasıl olduysa hamurun güzelliğine ve lezzetine rağmen çikolatalar briyoşların içinden aktı.

Hazırladığım kalıbı fırına koymaya çalışıncaya kadar her şey gayet yolunda idi. Yumuşak kalıbı bir tepsinin üzerine yerleştirerek fırına göndermeyi akıl edemediğimden doğrudan fırına koyarken kalıbım yalpalanır. Onu sağ salim fırına yerleştireyim derken her iki elim birden fırına yapışır ve olanlar olur. Amman demeye kalmadan ortalığı derin bir kızarmış deri kokusu alır. Hani ocakta ya da mangalda tavuk kızartırsınız ya, ortalığı bir yanık deri kokusu sarar. İşte öyle bir koku yayılır etrafa. Tavuk kızartırken bu koku ‘mis gibi’ şeklinde tarif edilirken kızaran benim elimin derisi olunca bunu sadece ‘ürkütücü bir koku’ şeklinde yalın bir dille anlatabilirim.

Elimi yarım saat suda bekletir güzelim biriyoşlar da bu arada pişince fırını söndürüp tutarım ilk yardımın yolunu.

14.30’da gittiğim hastanede 15.30’da ancak sıra gelir. Bu arada sırayla farklı iki kişi hoş geldin der ve derdimi sorarlar. Ayrı ayrı anlatırım. Sonuncu “önce iki tane paracetamol vermekle işe başlayalım” der ve bir bardak su ile iki ağrı kesiciyi koyar avucuma. En sonunda doktor gelir o da hoş geldin beş gittin faslından sonra derdimi sorar. Elimin yandığını ve nasıl yandığını bir kez daha anlatırım. Kendilerinden ne öğrenmek istediğimi sorunca biraz duraklar ve hemen iki soru formüle ederim ağrımın arasında. (Bu doktor milletiyle fazla cedelleşmemem gerektiğini öğrendim). Aslında gayet anlaşılır bir durumdur, elim yanmıştır. Son yazdıkları kitap piyasaya çıktı mı, ya da ne zaman çıkacak gibi bir sorum olmadığı gayet ortadadır.

Neyse doktor bana nöbetçi ev doktoruna gitseymişim daha çabuk işlem görmüş olacağımı ilk yardımdaki kalabalıktan dolayı beni bekletmek zorunda kaldıklarını anlatır. Gerçekten bunu bilmiyordum. Doktor hanım beni teyit eder, pek çok kimsenin bunu bilmediğini söyler. Sanırım kalp krizi, kırık-çıkık gibi durumlarda ilk yardım, ev doktoru saati olmayan diğer acil durumlarda, örneğin ağır olmayan yanık gibi, karın ağrısı gibi durumlarda da hastanede bulunan nöbetçi ev doktoruna gitmek gerekir. Fakat bir keresinde nöbetçi ev doktoruna gittiğimi ve hemşireden öte geçemediğimi hatırlıyorum. Neyse Allah hastaneye düşürmesin diyelim kısaca.

Sağ elimdeki yanık aslında normal bir mutfak yanığı. Her an hemen herkesin başına gelebilir. Beni tedirgin eden özellikle sol elimdeki yanıktı. Dedim ya cossss diye deri tamamen yanmıştı. Scar oluşabilirdi. Muhtemelen bu scar zaten oluşacak. Fakat o anda evde, yarım saat soğuk suya tutmaktan başka, yanıkla ilgili her hangi bir yardım malzemesi olmadığından benim için en uygunu yine de bir uzmana görünmekti. Böyle yanıklarda parfümsüz vazelin sürmek gerekiyormuş yaranın üzerine. Üzerine de bir gazlı bez yerleştirip bantlamak yeterli. Böylelikle yaranın üzeri ıslak kalarak kurumayacak iyileşme sureci hızlanırken mikrop da kapmayacak, dışarıdan ani gelecek sert darbeye de maruz kalmayacak.

Şimdilik sadece fotoğraflar. Doğru düzgün tadını çıkartarak yiyemedim bile. Anlaşılan bir kaç deneme yapmam gerekiyor. Briyoş tarifi bir başka bahara kaldı.

Yorumlar
  • serıfe diyor ki:

    cok cok gecmıs olsun… resımde cok guzel gorunuyor tarıfını beklerız

  • kiymet diyor ki:

    Cok gecmis olsun!! nazara geldin nazara:))

  • sebahat diyor ki:

    Geçmiş olsun güzel kardeşim, tarifini ben de beklerim. Yanıktan tecrübesi olan bir arkadaşın olarak yanan yeri önce yıkayıp, güzelce kurutup zeytin yağ ya da sıvı yağ ile güzelce yanan yeri örtüyorsun, cilt yağı emdikçe yanan yer kendini toplayacağa kadar sıvı yağ sürmeye devam ediyorsun. Yazın benim elime de çay dökülmüştü, bir arkadaş bunu elimde uygulattı ve yağ havadaki oksijenle teması önlediği için yanmanın verdiği acı da hızla geçiyor.

  • yeşim diyor ki:

    çok geçmiş olsun genellikle yorgunken veya zihin başka yerlerdeyken başımıza böyle kazalar geliyor…Allah beterlerinden korusun ellerin iyileşerek eskisinden daha iyi olsun lakin ben şu brioche tarifini merak ettim.

  • Ayşegül diyor ki:

    Arkadaşım epeydir bloğunu ziyaret edememiştim.Yandığını yeni öğrendim.Geçmiş olsun.Nazara gelmişsindir.Allah beterinden saklasın.Tariflerini takip ediyorum.Resimler bile iştahımı kabartıyor.Beni bilirsin iştahlıyımdır.:) :) :)

Yorum Yapın