EFSUS.ORG HAYIR YOLUNDA


Efsus.org Islamic Relief’in Amsterdam’da düzenlediği Su & Yetimler temalı etkinliğinde kurumun projelerini destekleme amacıyla bir stand açıp hazırladığı şık sunumla etkinliğe bir parça renk kattı.

 

Leyla emeğini esirgemeyip gün boyu standla birebir ilgilenerek hem efsus.org’a hem de Islamic Relief’in etkinliğine hizmet ederek kuruma önemli ölçüde destek verdi. Sevgili Şerife’nin kutu yapma ve transport konusundaki yardımlarını zikretmeden olmaz. Kendilerine bir kez de buradan teşekkür ediyorum. Başta annem olmak üzere her ikisini istemeden de olsa bir kaç fırçaladığımı biliyorum. Ama onların benim iyi niyetimden şüphesi yok bunu da biliyorum. Hatta bir ara telefona sarılıp ‘benim şirket kurmak ya da fikir üretmek gibi bir sıkıntım yok, benim eleman sıkıntım var’ diyerek feryat etmiştim. :)

Leyla sultan kızları Melinda ve Noralia ile fanı oldukları Zain Bhikha ile birlikte.

Bu benim için bir deneyim oldu. İlk defa böyle bir projenin içinde bulundum ve bu vesile ile kendimi de sınamış oldum. Aslında ilk başta her şey öyle güllük gülistanlık değildi. Haftalarca sabah kalkıp akşama kadar kafamda tasarlayıp, günün taşını kuza kuzun taşını güne çektim, ve her akşam bitap ‘hayır ben bunu yapamam, yapmamalıyım, bu beni aşar, olmaz, yapamam’ diyerek yatağıma uzanıp, her sabah kalktığımda yeniden bir iştah ‘aslında yapabilirim, şunu yaparım, bunu yaparım’ diyerek kafamda tasarlamaya devam ederim. Müthiş bir enerji kaybı. Bu kadar enerji kaybına değdi mi? Evet, yaptığım işin güzelliğini görünce değdi. Sonra ‘la ilahe illa anta subhanak, inni kuntu minazzalimin’ diyerek rahatladım.

Annem ‘kafeterya kafeterya deyip duruyordun, al sana bir günlük kafeterya, bak bakalım nasıl oluyormuş, diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştıysa bile benden kurtulamadı. Annemi iki gün üstelik de gece boyu çalıştırarak evimde rehin tuttum desem… Ama ben daha önce de söylemiştim, annemsiz olmuyor.

Leyla başta kızları olmak üzere kimseye parasız bir poğaça bile yedirmedi. Afacanlar ikide bir ellerinde bir Euro ile “bir poğaça alabilir miyim” diye standın başında bitiveriyorlardı. :)

Standda pek çok çeşit tatlı mı tatlı atıştırmalık yanı sıra tuzlu olarak sadece patatesli poğaça vardı. İyiki de bu poğaça varmış, örneğin Mustafa beyin tatlılarla pek arası yokmuş meğer. Gerçi soğuk poğaça ne kadar ikram oldu o da bilinmez ya. Neyse, hatırımı kırmayıp standımı desteklediği için kendisine teşekkür ediyorum. Atıştırmalıkların haricinde, maalesef henüz logosu olmayan, her biri ayrı bir tasarım olan mutfak önlüklerim ve yine kendi diktiğim masa örtüleri de vardı.

 

Geçtiğimiz şu koskoca yıl içerisinde blogumun yeni yılına bu şekilde gireceğim hiç aklımdan dahi geçmemişti. Efsus.org bu gün itibariyle üç yılını doldurup dördüncü yıldan saatler aldı. Allah’ım sen ne kadar yücesin.

Standımı ve bloğumu destekleyen başta annem ve babam olmak üzere kardeşlerime ve tüm güzel insanlara bir kere daha sonsuz teşekkür ediyorum. Sizin desteğiniz olmasaydı bu çalışma gerçekleşemezdi. Yine sizin desteğiniz olmasaydı yaptıklarımın hiç birini satamazdım. Verdiğim sponsorluğun yanı sıra desteğiniz sayesinde Islamic Relief’in Su ve Yetimler fonuna devede kulak da olsa Efsus.org olarak bir miktar bağışta bulunabildik. Allah gönlünüze göre versin, gönlünüzdekiler sizlere hayırlar getirsin. Amin.

Efsus.org’un yanı sıra sponsorluklarıyla etkinliğe destek veren kardeş stantlardan bahsetmeden olmaz.

İki adet Paris güzeli, iki adet fındıklı kurabiye, bir adet kremalı kurabiye… bunlar ertesi gün sabah kahveme eşlik edenler.


Yorumlar
Yorum Yapın