ÇİKOLATALI KAYMAK

 1 

Öncelikle manevi bir yükselişin ifadesi olan Miraç Kandilinizi tebrik ediyor,  hayırlar getirmesini diliyorum. Amin. Bloğum açısından bu Miraç kandili pek çok hayırlar getirdi bana.

 2

Bugün pazar…benim dinlenme (!) günüm. Yine hışım çıktı. Pek bir yoruldum.

Dun gece saat 2.00’ye kadar dikiş dikmeme rağmen nispeten sabahleyin bayağı bir erken kalktım diyebilirim. Neden mi? Annemler gelecek, ortalığı toplayayım, düzenli bir ev nasıl olur göstereyim, iyi örnek olayım diye. Tam çamaşırları toplamıştım ki aklıma geldi. Uzun zaman yapmak istiyordum.  Bir türlü fırsat olmamıştı.

Bir paket kaymakla şu dolapta uzun zamandır duran bir paket bitter çikolatayı birleştirirsem nasıl bir tat çıkacak ortaya diye öööyle merak ediyordum. Sanıyorum bir kaç yıl evvel böyle bir şey yapmış mıydım ne?  Çikolataları kaymakla karıştırmadan önce parçaladım. Sonra keskin bir bıçak yardımıyla bu parçacıkların okudum canlarını.

Bahsettiğim kaymağa gelince: marketlerin süt reyonunda bulunur. Üzerinde sadece bir kaç günlük olan son kullanma tarihi yazar. İşte o kaymak bu kaymak.

Sonra geçtim dikiş atölyeme, hani annemler gelecekler ya, ben de tüm dağınıklıkları topluyorum ya, dikmekte olduklarımı bitirip kaldırmazsam ev tam olarak toplanmış sayılmazdı. Diktim de diktim. Haa bu arada bir de ütü yaptım. Bugün pek bir hamarattım canım.  Yazıları Word dokuman olarak yazdıktan sonra Türkçe karakterleri düzenlemek için her harfi ilk yazımda tek tek sembol olarak yapıştırmıştım. Takdir edersiniz ki canım su olmuştu. Bu böyle olmazdı. Bunun kolay bir yöntemi vardı. Hani basıyordunuz bir tuşa yazdığınız metin Türkçe karakterlerle veriliyordu ya. İşte onu bir türlü ayarlayamamıştım. Kardeşim bugün onu halletti de ben de bir kaç yazı yayınladım. (Yine el yordamıyla düzeltiyorum gerçi, ama buna da şükür, elhamdülillah).  Yazılarımı düzenleyip yayınladım. Haa epey bir de fotoğraf çektim. (Yayınlayamadım bakmayın, ama ona da bir çözüm buldum. Haftaya inşallah). Fotoğraf deyip de geçmeyin. Fotoğraf çekmeye başlamadan önce bir ön hazırlık yapmam gerekiyor. En basitinden kullanacağım kumaşı ütülemek gibi bir hazırlık. Sonrasında yaptığım ise evlere şenlik. Tam fotoğraf çekmiştim ki bir damla çikolatalı kaymak damlamasın mı kumaşa. Bu kumaşların hepsini ömür boyu saklamayacağıma göre… Yani ya bir şeyler dikerek kendim kullanacağım ya da bir arkadaşıma hediye edeceğime göre, amman leke tutmasın diye bir de kumaş yıkamam gerekti.

Neyse ben konuyu fazla dağıtmadan fincanda yenen çikolatalı kaymak tarifimi vereyim. Ben en çok sevdiğim esperesso fincanlarıma koydum bu kaymağı. Siz isterseniz Türk fincanına da koyabilirsiniz.

Malzeme:

1 paket 200ml’lik kaymak (slagroom)

1 paket 75 gr’lık verkade bitter çikolata

Yapılışı:

  • Kaymağı bir tencereye boşaltıyoruz.
  • Kaynayınca ateşten alıp doğranmış çikolataları atıyoruz içine.
  • mixer dediğimiz karıştırıcıyla kaymak ve çikolata bir birine karışıncaya dek çırpıyoruz. (yaklaşık 30 saniye, hadi taş çatlasın 1 dakika)
  • Ve hemen küçük fincanlara boşaltıyoruz.
  • Soğuduktan sonra duruma göre, buzdolabı ya da derin dondurucuya gönderiyoruz.

P.s. Bu arada annemler çamura yattılar. Bugün gelmediler. Onlar da bir türlü evlerini toplayamamışlar sanırım. :)

Yorum Yapın