BİR ÇANTA HİKAYESİ

12

Bir süre öylece kullandım, hiç içime sinmedi. Gören herkesin canı kadayıf, baklava çekiyordu. Üstelik daha fazla reklam da yapmak istemedim. Ebat itibariyle çok kullanışlıydı. Gerek boyu gerekse yüksekliği tam beslenme taşımak içindi adeta.

Derken aklıma geldi. Önce bir yüzünü başka bir vesileyle diktiğim yamalı parçalarla kapladım. Bir süre böyle kullandım. Derken fırsat oldu öteki yüzünü de kapladım, bu kez daha farklı bir parçayla. Bir süre de böyle kullandım. En sonunda da çevresine uygun su taşları ve bantlardan dikerek ek yerlerinden parçalanmadan tamamlayabildim.

3

Özellikle ofiste atıştırmak için hazırladığım doğranmış meyve kutumu taşımaya yarayan kullanımı kolay çok şık bir çantam oldu.

Daha önce diktiğim bir çanta vardı ya hani şu Leyla’nın sahiplendiği çanta, işte onu sevgili hatun günlük kullanıyor. Arada bir leşi çıkıyor, makineye atıyormuş. Onu burada değil de yanılmıyorsam flickr’de yayınlamıştım.

CantaLeyle

Şimdilerde flickr adresimi bile unuttum. Ne çok zaman geçti aradan. Hani denir ya “insanların sahip olup da aldandığı iki şey var: biri sağlık diğeri de zaman”. Zaman hızla akıp geçiyor ve biz bunun farkına bile varamıyoruz tıpkı bir hastalık geldiğinde şaşırıp ‘halbuki daha dün turp gibiydim’ diye iç geçirdiğimiz gibi.

Sağlıklı, mutlu, huzurlu ve zamanının değerini bildiğimiz günlerimiz olması dileğiyle.

Yorum Yapın