ALMAK ÜZERİNE

Ne bir gün almamak üzerine ne de bir gün gelip almak üzerine yazacağımı hiç ama hiç aklımdan geçirmemiştim. Bu gün yaşadığım bir travma üzerine yirmi yıldır yapmak istediğim ancak bir türlü her nasıl olduysa almadığım bir şey aldım. Aman nasıl olsa vardı işte, boş ver de dediysem, buna dayanmalıyım da dediysem, o kadar da çıt kırıldım değilim, hayır olmamalıyım dediysem de yirmi yıl sonra bu gün zıpkın gibi fırladım ve bisikletime atladığım gibi kendimi bir dükkanda buldum. Dükkanın adı Gama.

Önce Gama personelini biraz karıştırdım. Dedim ki zil almak istiyorum. Kapı zili. Tarif ettiler reyonu, eleman yardımcı olsun dediler. Gittim ve zilleri görmek istediğimi bildirdim. Fakat hepsi pakette ben sesini duymak istiyorum. Duymadan almak istemiyorum.

-Bizim zillerimizin sesini duyamazsınız. Sesini duyup almak istiyorsanız Praxis’e gitmeniz gerekiyor diyerek uzaklaşıyor eleman. Tekrar danışma mı neyse işte oraya gidiyor ve epey bir süre sırada bekliyorum. Bu kez karşımdaki bir teyze mi desem abla mı desem, ama öyle böyle değil bayağı bir uzun boylu.

-Pardon en yakın Praxis nerede?

-Praxis mi? Bilmem.

-Bakın bana acilen bir zil lazım. Ancak sizin zilleriniz denenmeden alınıyormuş. Oysa ben zilin sesini duymak istiyorum. Bu imkan da sadece orada varmış. Adeta Allah rızası için nerede var o dükkan söyleyin demeye getiriyorum.

Abla mı, teyze mi neyse işte , bir hışımla, bunu size kim söyledi diye sorar. Pardon yanlış bir şey mi söyledim, yasak mıydı yoksa? Bu arada benimle birlikte tekrar zillere doğru yürümeye başlar. Tavrından ve hareketlerinden rütbenin bayağı bir yüksek olduğunu anlamam zor olmuyor. Bana sorar, tarif edebilir misiniz nasıl birisiydi? Ben hiç oralı değilim, bir benim yüzümden birisinin fırça yemesini istemiyorum. İkincisi ben bir travma içindeyim, kimseyle uğraşacak halim yok. Derken bu yüksek rütbeli abla hem benimle ilgileniyor, hem de kulağındaki CIA ajanı gibi kulaklıktan bir anons geçiyor.

-Kim demin buradaki zil bakmak isteyen hanımı Praxis’e yönlendirdi? Bu arada benimle ilgilenmesi için bir başka eleman buluyor. Eleman emrine amade ve pek bir kibar. Meğer sistem şöyleymiş, zillerin bulunduğu reyonda bir cihaz var. Siz zil kutusunun üzerindeki kodu giriyorsunuz, makine da size zilin nasıl çaldığını duyuruyor, gayet basit yani. Derken zilimi alıyorum. Yetmiyor yanında bir de pil alıyorum. Pil yetmiyor, pili de A marka alıyorum. Eleman benimle kasaya kadar gelip beni kasiyere teslim ediyor. Çünkü zili de pil paketini de açmıştır, kasada sorun yaşamamı istemiyor. Derken kasadan geçerken drop görüyorum. Travma yaşıyorum ya, yıllardır yemediğim dropa şöyle isteksiz bir bakıyorum. Sonra gayri ihtiyari elimi uzatıp bir paket alıyorum ve başlıyorum muhtevayı okumaya. Derken sıra geliyor. Diyorum ki kasiyere okumam bitsin belki bunu da alcam. Kasiyer deneyimli, jelatin mi aradığımı sorunca kısaca evetle cevaplıyorum. Vardı, yoktu bir kere de kendisi okuyor, tamam yok dediysem de kız yemin billah etmiş adeta, bir de bir kaç kasa ilerideki meslektaşına bağıra bağıra soruyor elindeki paketi havada sallayarak bunda jelatin var mı? Nihayet collegasından da onayı alınca gönül rahatlığıyla hesabı geçiyor da ben de dükkandan çıkabiliyorum.

Alış veriş yapmak için yeminli de değildim ama, nasıl olduysa oldu nbu alış veriş beni tatmin etmiyor. Atıyorum kendimi bir dükkana daha… bir kaç ihtiyaç alırken bir kaç da çikolata alıyorum indirimde(!) ya hani. Bütün bunların öncesinde hatta zilin de öncesinde öğle suları başka lüzumlu alış verişler yapıyor yanı sıra hiç almadığım granola bar alıyorum, hemi de bir kaç paket. Aman indirimdeymiş.

Hatta onun da öncesinde bir başka dükkandan iki tane mektup açacak alıyorum. İnanın bunları kendim için aldıysam namerdim. İkisini de hediye paketi yaptırıyorum. Allah’ım nedir bu? Almak için gerçekten yeminli değildim. Arefe gününün alış veriş çılgınlığı mı bulaşıyor bilemedim ki?

Bugün arefe. Yarın Noel’in birinci günü.

Bu arada Noel demişken Türkiye’de yılbaşı ağacı diye evlerinde çam ağacı süsleyen hemşerilerime de serzenişte* bulunmadan geçemicem. O ağaç yıl başı ağacı değil. Noel ağacı! Hatırlatayım Noel bayramı 25 ve 26 aralık günlerinde kutlanıyor. Duyan duymayana bilen bilmeyene haber salsın. Evet haber etsinler de yarın Noel’in birinci günü geçmeden kutlamalar başlasın. Yanlış günleri yanlış tarihlerde kutlamayalım. İnsanları ikaz etmek insanlık görevim.

Sonra da gelelim bizimkilerin kutlarken bile adında bir anlam kargaşası yaşadıkları güne. O sizin kutladığınız yıl başı değil bir kere, yıl değişimi. Yani Hollandacasıyla söylemem gerekirse jaarwisseling. Yılın son günü olan 31 aralık gecesiyle oude jaarsavond ya da oude jaarsdag, yeni yılın ilk günü olan bir sonraki gün yani eski ve yeni, oud en nieuw.

Diğer taraftan Noel’le ilgili kısa kısa bir kaç bilgi vermek istiyorum. Dünya çapında yaklaşık iki milyar insan her yıl 25 Aralık’ta, yüz milyonlarca insan da 6 veya 7 Ocak günlerinde Hazreti İsa’nın doğumunu kutluyor. Diğer taraftan milyonlarca kişi de Noel’i hiç kutlamıyor. Neden mi?

Şöyle ki: bunlardan bazıları Hıristiyan aleminden değil. Örneğin Müslümanlar, Yahudiler veya Hindular Noel’i kutlamıyorlar. Ateistler, agnostikler ya da İlah kavramını kabul etmeyen hümanistler gibi bazıları ise Noel’de yaşandığı söylenen olayların efsane olduğunu düşünürlermiş. Ancak ilginç olan şu ki, Hazreti İsa’ya inanan çok sayıda insan da Noel âdetlerini uygulamayı reddederler. Neden mi? Buna en az 4 neden gösteriyorlar. Merak edenler internete girip şöyle bir arama yapsınlar bakalım neymiş bu nedenler.

Yahudiler diğer bir deyişle Museviler ne mi kutluyor? Yahudiler/Museviler, ne diyorsak artık, Khanuka denen bir bayram kutlarlar. Bereket bizimkilerin haberi yok :)

*Serzenişin sözlük anlamı yakınmadır. İnsanlar sevdiklerinden olumsuz bir hareket gördüklerinde, serzenişte bulunurlar. Kötü bir niyetim yok yani.

Yorumlar
  • Humeyra diyor ki:

    Okurken zevk aldigim ve benide zaman zaman icine alan, dusunce bazinda surukleyen ve bazende tebessum ettiren guzel bir yazi olmus. Ellerine saglik.

  • Ibrahim Gormez diyor ki:

    bende zan nettimki ferrari araba alacaksin 20 yil bekledigine gore zilin hayirli olsun insaallah ding dong degildir cunku o sesten inanki nefret ediyorum nerede bir zile bassam dingdong sesi geliyor Allah askina normal bir zil sesi yokmu hani soyle diiiiiiiiiiiiiirn diyen hah oyle olsun neyse adet olmus bende o adete uyayim(hic tasvip etmedigim halde) iyi seneler

    • efsus diyor ki:

      Amca ya, inan guldurdun beni. Ferrari nerde? Ben de carrrrrrrr ver zirrrrrr diye calan zile gicigim. :)

      Humeyra, tesekkurler.

  • zeynep diyor ki:

    Merhaba , uzun zamandır blogunuzu ziyaret etmiyordum güldürdünuz beni 😃 blogunuzu mobil olarak açamıyorum veya ınstagram veya başka bağlantıda acabiliyormuyuz? 2016 yılının sizin için hayırlı olmasını diliyorum. Hayırlı akşamlar

    • efsus diyor ki:

      Zeynep tesekkurler. Dun blogu tasidik. Yani yanlis soylemiyorsam serveri mi ne tasidik. Acilmama durumu ondan kaynaklanabilir. Firefoxla ben de acamiyorum. Fakat explorer ve chrome’la denedim acildi. Insta hesabim yok, sadece face hesabim var. Ben de size ve tum dunyamiza iyilikler diliyorum.

Yorum Yapın