PASKALYA ÇÖREĞİ

Sabah kahvesi ile birlikte...

Yine yıllar evvelinden kalma bir tarif daha. Aklıma birden paskalya döneminde olduğumuz düşüverdi. Hoş paskalya filan kutladığımız yok ya. Çöreğini her daim yapıp yerdik bir ara. Nisan ayı ile birlikte Hollandaca da yazmaya başladığım için bu dönemi kaçırmadan paskalya çöreği tarifimi yayınlamak istedim. Çöreğimiz gayet basit bir mayalı hamurdan oluşup, örgü şekli verdikten sonra yine mayalanmaya bırakıp pişirmekten ibaret.

Bu kez iki avuç da kuru üzüm ilave ettim. İki farklı renkten kuru üzüm vardı evde ikisinden de birer küçük avuç aldım. Evde? Yani komşunun evinde. Mahlebi havanda dövmeye kalkıştım. Bir sonrakinde elektrikli kahve çekme makinesi kullanacağım bu işlem için. Komşuda var nasıl olsa. :)

File badem almayı unuttuğum için de tam fındık dövüp üzerine serpiştirecektim ki iki haftadır henüz yerine kaldırmaya fırsat bulamadığım yulaf poşetini gördüm.

...ya da arkadaşlarla birlikte çayın yanında.

Malzemeler

  • 500 gr. un
  • 3 adet yumurta (1’inin sarısı üzerine)
  • 50 gr. tereyağı
  • 100-125 gr. pudraşekeri
  • 1 çimdik tuz
  • 1 tatlı kaşığı mahlep
  • 2 avuç kuru üzüm
  • 1 çay bardağı ılık su
  • 1/3 maya (15 gr.)

Üzeri için

1 yumurtanın sarısı

File badem, fındık ya da yulaf


Yapılışı

  1. Akşamdan üzümleri bol suda ıslamaya bırakın.
  2. Hamur leğeninize unu eleyerek ortasını açıp suyun yarısıyla mayayı ezerek üre hazırlayın.
  3. Unun üzeri çatlayınca ortayı tekrar açıp yağı ve yumurtaları ilave edin. Diğer malzemeleri de unun etrafına döküp cıvıkça ve yumuşakça bir hamur hazırlayın.
  4. Sonra yıkayıp ayıklamış olduğunuz üzümleri de içine atıp bir ikide bununla karıştırıp hamurun kapağını kapatarak mayalanmaya bırakın.
  5. Mayalanan hamuru tekrar bir iki yoğurup un serpiştirilmiş tezgaha alarak 12 eşit parçaya bölün.
  6. Her bir parçadan ortası kalın kenarları daha ince çubuklar hazırlayın.
  7. Üç çubuğun ucunu birleştirerek saç örgüsü şeklinde örüp parşömen kâğıdı yaydığınız tepsiye yerleştirin ve üzerlerine yumurta sarısı sürüp file badem ya da yulaf ya da fındık serpiştirin.
  8. Sonra yine iki-üç misli kabarıncaya kadar tepside çöreklerin mayasının gelmesini bekleyin.
  9. Mayası gelen çörekleri önceden ısıtılmış 180-190 derece fırında altı ve üzeri pembeleşinceye kadar pişirin.

Bir kaç ekleme

İsterseniz fırından çıkınca üzerine pudra şekeri serpiştirebilirsiniz.


Bu kez ikinci mayalanma aşamasında mayalanma işlemini hızlandırmak için çörekleri hazırladıktan sonra önceden ısıtıp kapattığım fırında beklettim. Öyle uykum var ki uyumak istiyorum artık. Şu an saat 23:06.

İsterseniz 100 gr isterseniz de 125 gr pudra şekeri ilave edebilirsiniz hamurunuza. Ben geçen yaptığımda 100 gr. bu gün de 125 gr pudra şekeri kullandım. Geçenki 100 gr az gibime geldi. Çünkü yumurtalarım oldukça büyük. Fakat diğer taraftan üzerine de pudra şekeri serpiştireceğinizden yola çıkacak olursanız aslında içine konan şekerin 25 gram eksikliği ya da çokluğu arasında fazla bir fark hissetmeyeceksiniz.

Üre hazırlamak

Bu bir tür mayayı önce aktifleştirerek hamuru yoğurma işlemidir. Un hamur yoğuracağınız leğene elenip ortası havuz gibi açılır. Maya ılık* su ilavesi ile ya da süt ile ezilir. Bir miktar un alınıp hemen ortada cıvıkça bir hamur yapılır ve etraftaki unla hamurun üzeri kapatılır. On-on beş dakika kadar beklendikten sonra unun üzerinde çatlaklar oluştuğunu görürsünüz. Bu ürenin oluştuğunu gösterir. Bu aşamada un tekrar havuz şeklinde açılır ve diğer malzemelerin de ilavesi ile hamur yoğrulur.

*Ilık su demişken bir noktaya daha dikkat çekmeden geçemeyeceğim. Ilık su ile sıcak su arasında dağlar kadar fark vardır. Hele de bu ılık su ile hamur yoğrulacaksa suyun sıcaklık derecesi hayati önem kazanır. Ilık suyun derecesi serce parmağınızı suya daldırıp biraz beklettiğinizde parmağınızı acıtmayacak/yakmayacak şekilde bir ılık su. Yoksa bahsettiğimiz sıcak su değil. Mayayı sıcak su ile buluşturmanız halinde sıcak suyun etkisiyle maya pişerek bozulacağından ve kabarma etkisini kaybetmiş olacağından hamurunuz hüsrana uğrayacaktır.

Yorumlar
  • Mihriban diyor ki:

    Merhaba Arkadasim,
    hamur isleri her zaman sevilir çay sofralarinda degilmi?
    ellerine saglik olsun,
    sevgilerimle…

    • efsus diyor ki:

      Mihriban hanım, teşekkür ediyorum nazik ziyaretiniz için.
      Gerçekten de öyle, benim ailemde çay ve kahve saati bitmez zaten. :)

  • leyla diyor ki:

    tadi harikaydi bugun son kalan parcasini yedik…ellerine saglik guzel arkadasim..

  • Riza diyor ki:

    fotograflar super 😉

    • efsus diyor ki:

      @ Leyla- afiyet olsun. Bir sonrakini senin elinden yemek dileğiyle… Köy kekinin (hoş bana hiç nasip olmadı ya) yanı sıra artık misafirlerine yapacak bir de paskalya çöreğin oldu. 😉 Seninle biraz da sunum konusunda yani tabakla alakalı çalışmamız gerekecek.

      @ Rıza- teşekkür ediyorum. Bir taraftan evlerin cephelerini ve sokaktaki arabaları kadraja almamaya çalışarak, diğer taraftan erguvan ağacını bu kareye nasıl yerleştirebilirim düşüncesiyle uğraşırken içindeki kahve fincanıyla birlikte eğri balkon korkuluğunun kenarına eğreti bir şekilde yerleştirdiğim konunun ana temasını oluşturan çörek tabağının yere düşmemesi için azami gayret gösterdim. Senin gibi bir teknoloji dehasından böyle bir tebrik almak beni onure etti doğrusu. İşte bu dedim.

  • Tijen AKTAY diyor ki:

    Siteme bıraktığınız nazik yorum için çok teşekkür ederim Gül Hanım:)

    Çok naziksiniz:)

    Paskalya çöreğiniz nefis. Mis gibi mahlepli:)
    Ellerinize sağlık
    Sevgiler

  • beyhan diyor ki:

    canim aekadasim merhaba,uzun zamandan sonra blogunu tekrar ziyaret ettim resimler paylasimlrin ve yazilarin kendin gibi harika..umarim bu ikramlardan bazilarida en kisa zamanda bana nasip olur. Sevgilerimle…

  • efsus diyor ki:

    @ Tijen Aktay- çok teşekkür ediyorum. Tanışmak dileğiyle…

    @ Beyhan- Efendim, sürpriz ziyaretiniz beni pek bir mutlu etti. Beyhancım, sen gel yeter ki çöreklerim sana feda olsun. Senle birlikte kahvemi yudumlayarak söyleşmekten ne kadar keyif aldığımı biliyorsun. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle…

Yorum Yapın