BULGUR PİLAVI

Yoğun bir dönemdeyiz. Geçtiğimiz gün düzenlediğimiz bilgilendirme toplantısından ötürü akşam da çalışmak durumunda kalınca, akşam yemeğini ofiste yemek kaçınılmaz bir hal aldı. Ne yiyelim, ne yiyelim diye kara kara düşünürken bizimkilere, “enerji ve vakit kaybı olmasın, yemek üzerinde düşünmemiz gerekmiyor, tamam yemeği ben halledeceğim” deyince, ofisteki tüm nane mollalar isyan bayrağını kaldırdılar. Zaten kaç gündür toplantı yapmaktan yorulduğum için kısa kesmek istedim, o onu yemez, beriki bunu yemez. Herkesin yediği bir şey olmalıydı, bulgur pilavı gibi. Yanına da şöyle karışık bir salata. Yok, hanımın biri akşam yemeğinde et yemezse karnı doymazmış, ille et de olmalıymış, vitaminsiz kalırmış sonra, sabah dokuzdan akşam dokuza kadar çalışacakmışız falan filan… Hadi bir de döner olsun bari. Yok, o öyle kıytırıktan döner yemezmiş. Kim dedi kıytırıktan döner olacağını, o ne yidüğü belirsiz hazır dönerleri ben de yemiyorum zaten. İtiraz istemiyordum, bulgur pilavı, salata ve döner.

Mesai akşamı annemin hazır ettiği üçlü menüyü plastik yoğurt kovalarına doldurup bizim Hicret’ten de bir kahverengi francala alarak ofisin yolunu tuttum.

– Sitede bulgur pilavı tarifi var mı?

– Ben hayatımda böyle lezzetli bir döner yemedim, annen bunu nasıl yaptı?

– Bize tarifini verir misin?

Hani bulgur pilavı çok yavan olurdu? Hani onlar döner istemiyorlardı? Ne oldu? Hı? Ne oldu? Duyamadım. Mesai arkadaşlarımın şükran duygularını kendisine ilettim gerçi ama bir kez de bu platform aracılığı ile anneme teşekkürlerimi iletmeyi bir borç biliyor, ellerine sağlık diyorum.

Zaten annemi bulgur pilavı konusunda çok zor ikna etmiştim. Bir kaç gün öncesinden anneme bulgur pilavı konusunu açınca, “geçenki toplantınıza bulgur pilavı yapmıştık, yine olur mu, ben size daha farklı yemekler hazırlayım” demişti annişim. Ben anneme bir şey söyleyecektim ama unuttum. Hafta sonunda bir toplantıya giderken arabada yine konusu geçti ve o gün söyleyeceğim aklıma geldi. Hıh, dedim, işte bulgur pilavındaki sorun bu. Biz bulgur pilavımıza yeterince değer verememişiz, hakkını yemişiz onun için Fas mutfağındaki kuskusun Hollanda toplumunda tanındığı gibi bizim bulgur pilavı yaşadığımız toplum içerisinde tanınan bir yemek olmamış ve bu toplumun mutfağında yerini bulamamış. Ben bulgur pilavına yapılan bu haksızlığa artık bir dur demeliydim. Ve kendi çapımda dedim de.

Bundan bir kaç yıl evveldi, bizim küçük hanımın et yemeyen nane molla arkadaşları iftara geleceklerdi de, her misafirlikte standart bir pirinç pilavı olur diyerek bir değişiklik yapma adına bulgur pilavı yapmayı teklif etmiştim. Ve annem yine karşı çıkmıştı. Nedense misafire bulgur pilavı yapılmaz şeklinde bir kanı var toplumda. Fakat tüm otoritemi kullanarak annemi ikna etmiş ve pilavımızı yapmıştık. Bu ilk adımdı. İkincisi Faslısı, Hollandalısı ve Surinamelisi ile hep birlikte ofiste yediğimiz bulgur pilavları. Bugün itibariyle de web sitemde yayınlayarak bir üçüncü adımı da atmış bulunuyorum. Darısı dibine yakmaya. Pek yakında babamın favorisi olan dibine yakma çevirim içi olacak inşallah.

Bu vesile ile bir de döner tarifi vermek istedim ama onu şimdi araya sıkıştırmak olmaz. Pek yakında onu da yazacağım.

Şimdi geçelim sade bulgur pilavımıza.

Pardon, duyamadım, ne? bir sonraki mesai için yine mi bulgur pilavı istediniz? Efendim??? Siz ciddi misiniz? Yapmayın yaa. Tamam, tamam… nasıl isterseniz.

Malzeme

  • 1 su bardağı pilavlık bulgur
  • 1,5 su bardağı kaynar su
  • Yeteri kadar tuz
  • 2-3 yemek kaşığı tereyağı

Yapılışı

  1. Bulguru tencereye aktarıp üzerine damak tadınıza göre tuz ilave edin.
  2. Ölçülü kaynamış suyu da üzerine aktarıp şöyle bir karıştırıp, kapağını kapatın.
  3. Bu arada kaynama noktasından sonra ocağın altını kısıp tencereyi sakin bir şekilde kaynamaya bırakın.
  4. Pilav suyunu tamamen çekinceye kadar tencerenin ağzı kapalı kalmalı. Baktınız ki su tükenmiş, tencereyi ocaktan alıp kulplu bir tasta tereyağını kokusu çıkıncaya kadar eritip bulgur pilavına ilave edip şöyle bir karıştırıp kapağını kapatın.

Bulgur pilavınız yemeye hazır. En güzeli aslında yanında karışık salata ya da çoban salata ile yemek. Diğer sulu yemeklerin yanında yenen bulgur pilavı da aynen bu şekilde yapılır.

Tabii değişik versiyonları vardır. İleriki dönemlerde bunlardan da bahsetmek isterim.

Geçenki ofis bulgur pilavını annem tavuk suyuyla yapmış. Herkes bayılmıştı. Allah’tan aramızda vejetaryen yoktu. Bundan böyle anneme, et yiyip yemediğinden emin olmadığımız insanların da bulunduğu toplantılar için kesinlikle et suyu, tavuk suyu kullanmamasını tavsiye ettim.

Başta gördüğünüz fotoğraftaki bulgur pilavını ben yaptım, tamamen sade. Bulgur, su, tuz ve tereyağından oluşuyor.

Yorumlar
  • Mihriban diyor ki:

    Ellerinize saglik olsun olsun Sevgili Hemsehrim,
    isiniz gerçekten zor gibi gorunuyor,hem yemek yapiyorsunuz birde herkesi memnun edeceksiniz :)

    Su dibine yakma’yi merak ettim dogrusu,tarifi dort gozle bekliyorum.

    Arkadasinizin babasina çok uzuldum,Rabbim sabirlar versin hem arkadasiniza hem size…
    Muhabbetle degerli kardesim..;

    • efsus diyor ki:

      Çok teşekkür ediyorum. Dilerim makamı, mertebesi yükselmiştir, tek tesellimiz bu. Kul kaderini görecek.

  • riza diyor ki:

    Abla Hakkini helal et, sitenden istifade ediyorum arada bir :-)

  • Ayşe Şara diyor ki:

    Merhaba Efsus hanım ;
    Bloğunuzu biraz önce keşfettim. Öncelikle yazılarınızın lezzetine kaptırdım kendimi
    sindire sindire okuyacağım. Tarifler daha sonraya. Annenize sevgi ve saygılarımı söyleyiniz.

Yorum Yapın