CRANBERRYLİ, FINDIKLI ÇİFT KAVRULMUŞ GRANOLA


Bu granolanın temelini daha önce yaptığım cranberryli granola oluşturuyor. Bizim küçük hanım ufak bir seyahate çıkacak olunca, hem ona hem de arkadaşlarına bir bar yapayım dedim. İçine çikolata parçacıkları da doğrayıp atacaktım fakat son anda, havalar sıcak erir diye düşündüm ve vaz caydım.

Geçen sefer 150 derecede 45 dakika pişirmiştim. Bu kez bir değişiklik yapmak istedim. Ve 180 derecede, fazla kızardığı için de yanmaması için 30 dakika pişirdim. Fakat granola, bar olmaktan başka her şeye benziyordu. Bekledim, soğuyunca tutar mı birbirini diye ama nafile. Bu kez sıvıdan da feragat etmemiştim, gerçi yulaf ayarında oynama var tamam. Yine de bir anlam veremedim. Sonra tam olarak kurumadığını fark ettim. Acaba bir tepsiye çok gelmişti de kalın mı olmuştu, onun için mi kurumamıştı, tam olarak tutmamıştı birbirini? Yoksa tereyağından mı kaynaklanmıştı? Ya da geçenkine oranla hızlı ayarda daha kısa sürede pişmişti de ondan mı tutmamıştı? Yoksa ilave ettiğim sıvıları kazara ya da mecburen çok ısıtmıştım da sıcak sıcak tane malzemelerle buluşturmuştum, onun için taneler sıvıları tamamen absorbe etmişti de ondan mı bar gibi birbirini tutmamıştı? Her neyse bir şekilde tutmamıştı işte. Kenarından, kuyruğundan kurtarabildiğim tutmuş olan taraflarını paketleyip havalimanına götürdüm, bilmem hanım yedi mi? Tadı zaten muhteşem üstü idi. Geri kalanını tamamen dağıtıp bir kez daha fırınladım. Soğuduktan sonra da ama tamamen soğuduktan sonra kavanozlara aktarıp kapaklarını kapattım.

Muhteşem bir granolam var. Hem fındıklı, hem cranberryli, ballı mı ballı. İster mevsim meyveleri ile çayın yanında, isterse kahvenin yanında sade kaşıklayarak. Dileyenler tabii yoğurda süte karıştırabilirler.

Bu da annemden gelen kabak tatlısının üzerinde. Hatta isterseniz sütlaçla birlikte…

Son olarak da bu gün yaptığım aşurenin üzerinde…

Aşağıda sadece malzeme listesini veriyorum. Tarifim hüsrana uğradığı için olmayan bir tarifin verilmesi çok anlamsız.

İrice doğradığım cranberry ve fındıkları tüm tane malzemelerle bir kapta karıştırdım. Diğer tarafta kulplu bir tasta yağı eritip diğer sıvı malzemeleri koyup tamamen birbirleriyle hemhal oluncaya kadar karıştırıp bu sıvıyı tane malzemelerin üzerine döküp, tanelerle sıvıları bir güzel birbirine karıştırıp parşömen kâğıdı serilmiş fırın tepsisine döktüm ve fırına verdim. Gerisini zaten biliyorsunuz. Kızardıktan sonra tekrar bir iki karıştırıp her tarafın kuruması için bir kere daha fırınladım.

Şöyle bir baktım da bloglara benden daha fazla hüsranlanmış tarif veren yok. Ben blogun adını değiştirip yemek blogu yerine hüsrana uğramış tarifleri kurtarma operasyonu blogu mu koysam acaba? Bende mi bir beceriksizlik oluştu yoksa başkalarının başına da geliyor mu bunlar?

Malzemeler

Tane Malzemeler

  • 6 su bardağı yulaf ezmesi
  • 2 su bardağı kepek
  • 1 su bardağı kurutulmuş cranberry
  • 1 su bardağı tuzsuz fındık içi (kavrulmamış)
  • 1 su bardağı tuzsuz kabak ve ay çekirdeği içi karışımı (kavrulmamış)
  • ½  su bardağı Hindistan cevizi

Sıvı Malzemeler

  • 1 su bardağı bal
  • 50 gr eritilmiş tereyağı
  • ½ su bardağı vişne reçeli suyu

CRANBERRYLİ GRANOLA BAR

Yulaf ve kepek: ikisi de sıvı hapseder, dolayısıyla sindirim sisteminiz için oldukça faydalı. Bunun yanı sıra tok da tutuyor. Tabii her ikisi de tabağa konup ne bileyim örneğin yoğurt gibi kaşıklanacak besinler değil. En iyisi bir granola bar yapmak.

Granolayla iki yıl evvel tanıştık. Aynen blog dünyasıyla tanışmamız gibi. Bizim ofisin sağlıklı beslenen bayanları bu tür gevreklerle yapıyorlardı kahvaltılarını. Bir kere ben de almıştım marketten, pek hoşuma gitmedi süte, yoğurda karıştırıp yemek. Daha sonra yine aynı markette granola bar olgusuyla karşılaştım. Sabah kahvesiyle iyi gidiyor. Pek çok çeşidi var. Benim keyifle yediğim cranberryli olanı.

Bu granola barın tarifine gelince… Cenk’in likapalı granola bar tarifini temel aldım. O kim mi? Cafe Fernando’nun sahibi. Hani şu hem hamarat hem zevkli çocuk, işte o Cenk. Onun uyarladığı granola bardan esinlenerek yaptım. Ev yapımı granolayla tanışıklığım da zaten onunla oldu. O da Orangette’nin sahibi Molly’den esinlenmiş vaktiyle. Molly de Nigella Lawson’ un kitabından. Artık o da nereden esinlendiyse? BBC’deki yemek programlarını izleyenler Nigella’yı az çok tanırlar.

Kabul bir kaç değişiklik yapmadım değil. Ceviz yerine badem/fındık karışımı ve likapa yerine de elimin altında hazır bulunan en sevdiğim meyve kurularından olan cranberry’yi (Türkçesi nedir hala bilmiyorum ayıp valla, gerçi Türkiye’de yaban mersini diye satılıyor ama ben yine de tereddütteyim) ilave ettim. İçerisinde farklı meyve kuruları ve kuruyemişler kullanarak hatta çikolata parçacıkları ilave ederek istediğiniz bir granola bar yapmanız mümkün.


Elimin altında kestane balı vardı bana oldukça ağır geldiği için ve fazla şekerli sevmediğimden esinlendiğim tarifteki bal ölçüsünü yarıya indirdim. Bir de dolapta nicedir duran tahinimi ve yarım çay bardağı kadar kalmış olan kuşburnu marmeladını da böylece kullanarak bitirmek istedim. Tahin oldukça yağlı olduğu için tereyağını da çıkarttım tariften.
Malzemeler

Tane Malzemeler

  • 4 su bardağı yulaf ezmesi
  • 2 su bardağı kepek
  • 1 su bardağı kurutulmuş cranberry
  • 1 su bardağı tuzsuz badem ve fındık içi karışımı
  • 1 çay bardağı Hindistan cevizi

Sıvı Malzemeler

  • 1 çay bardağı bal
  • 1 çay bardağı tahin-pekmez karışımı
  • ½  çay bardağı kuşburnu marmeladı

Yapılışı

  1. İrice doğradığınız cranberry, badem ve fındıkları tüm tane malzemelerle bir kapta karıştırın.
  2. Diğer tarafta bir kaba sıvı malzemeleri koyup tamamen birbirleriyle hemhal oluncaya kadar karıştırın.
  3. Sıvı malzemeleri tane malzemelerin üzerine döküp, tanelerle sıvıları bir güzel birbirine karıştırıp parşömen kâğıdı serilmiş fırın tepsisine dökün.
  4. Tepsinin üzerinde eşit miktarda dağıtıp elinizi soğuk suyla ıslatarak bastırın ve birbirini tutmasını sağlayın.*
  5. Fırına vermeden önce eşit şeritler halinde kesip önceden ısıtılmış fırında 150 derecede 45 dakika pişirin. Keserken zorlanırsanız bıçağınızı benim gibi her defasında soğuk suyla ıslatarak kesebilirsiniz.
  6. Fırından aldıktan sonra bıçak izleri olan yerlerden tekrar geçin ve soğumaya bırakın. Bu aşamada yumuşak olması sizi endişelendirmesin. Soğuyunca tam bir kurabiye kıvamında kütür kütür sertleşiyor.
  7. Tamamen soğuyan barlarınızı bir spatula yardımıyla kesik izlerinden bölerek hava almayan bir kapta saklayın.

*Bu ilk denemeydi, bu esnada söylenmedim değil. Hani ‘bilmediğin köyün berisinde yat’ derler ya işte öyle söylendim. Neden mi? Çünkü sıvı malzemeden kıstığım için tanelerin birbirini tutması zor oldu. Elimle bastırırken taneler elime yapışıp kalktı. Sonradan elimi soğuk suyla ıslatıp bastırmayı akıl ettim de muvaffak oldum tüm tanecikleri tepsiye kitap gibi sermeye.

Az evvel baktım tadına, muhteşem! Az şekerli, kütür kütür bir granola bar. Şekerli sevenler bal miktarını bir su bardağına kadar çıkartabilirler.

………………………………………..

[Bir ay sonra] son parçayı bu gün yedim. Hala çok güzeldi. Kahvemin yanında birebir, üstelik karın doyurucu. Bu arada üzerine ev yapımı çikolatalı krem sürüp yediğimi itiraf edeyim.