ŞEFTALİLİ ÇİZKEK/CHEESECAKE

    P1120007

Bu cheesecake’in temelini hepinizin de bildiği üzere ilk yaptığım mangolu versiyonu oluşturuyor.

P1120006 

Aşağıda ölçülerini verdiğim hamur oldukça fazla oluyor. Siz 28 cm’lik kelepçeli kalıbınıza yeteri kadar döşeyip gerisini bir sonraki kullanım için derin dondurucuya kaldırabilirsiniz. Kalıba hamurun yerleştirilmesi elle parça parça ince bir katman halinde olacak. İsterseniz kenarlarına da bir parmak kadar hamur yerleştirebilirsiniz. Sadece altına döşemek isterseniz öyle de olabilir. Artık biliyorsunuz canınız hamur yoğurmak istemiyor, derin dondurucuda önceden hazırlanmış hamurunuz da yoksa tabansız cheesecake de yapabilirsiniz.

 P1110965

Bende bu defa pudra şekeri olmadığı için bu kez hamurumu toz şeker kullanarak hazırladım. 

P1120003

Beni kırmayıp bu gün kahveye gelen misafirlerime ayrıca teşekkür ediyorum.

Malzeme

Hamur için:

  • 1 çay bardağı pudra şekeri
  • 1 adet iri yumurta
  • 1 çay kaşığı kabartma tozu
  • 4 çay bardağı un
  • 75 gr tereyağı (küp küp doğranmış ve soğuk)

Tercihen

  • 1 çay bardağı badem unu/ezilmiş kabuksuz badem

Kaymaklı kısım için:

  • 500 gr yağsız kwark/labne peyniri
  • 1 çay bardağı şeker
  • 100 gr tereyağı (eritilmiş)
  • 2 irice yumurta
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 1 paket vanilya şekeri

Üzeri için:

  • 1 teneke konserve şeftali (ya da 1-2 adet şeftali pişirilerek kullanılabilir)

Yapılışı

  1. Tüm hamur malzemelerini mutfak robotunun haznesine atıp bıçaklı bölümü ile karıştırıp bir hamur yapın. Hamur bıçağın etrafında toplandıysa hamurunuz olmuş demektir. Ya da benim bugün yaptığım gibi donmuş tereyağını rendeleyerek tüm malzeme birbirini tutuncaya dek elle hamurunuzu karıştırarak hazırlayabilirsiniz.
  2. Yağladığınız kelepçeli kalıbın tabanına ve isterseniz kenarlarına da hamuru parçalar halinde yapıştırarak döşeyin.
  3. Önceden ısıtılmış fırında 150-180 derecede 25 dakika hamuru pişirip soğutun.
  4. Kaymaklı kısım malzemelerini de karıştırma kabına atıp bir çırpıcı yardımıyla tüm malzemeleri tamamen birbirine karıştırın.
  5. Bu karışımı soğumuş olan hamurun üzerine döküp tekrar fırına gönderin. Bu aşamada eğer isterseniz kalıbı tezgahın üzerine vurarak çırpmanın etkisiyle kremaya doldurduğunuz hava kabarcıklarını söndürebilirsiniz.
  6. Bu kez yine 150 derecede 50 dakika pişirip fırından çıkartın ve soğumasını bekleyin. Soğuyan cheesecake ertesi gün, ya da sabah erken hazırladıysanız akşam geç saatlerde yenmek üzere buzdolabında yerini alabilir.

Afiyet olsun!

Her zaman yazdığım gibi, pişme süresi fırından fırına değişebilir. Cheesecake yüzeyinin beyaz kalması buna karşın bu beyaz olan kaymaklı kısmın pişerek katılaşması gerekiyor. Biraz sancılı bir süreç evet. Fakat deneyim edindikten sonra hiçbir sorun kalmadığını göreceksiniz.

P1110964

Fotoğrafta da gördüğünüz gibi tenekeden iki adet şeftali kullandım. Şeftalilerin tamamen suyunun süzülmesi gerekiyor. Ufak bir mutfak robotundan geçirip soğuyan kekinizin üzerine dökebilirsiniz. Ben bir kaşık da limon suyu ilave ettim. 2 adet şeftali fazla bile geldi diyebilirim.

Şeftalinin bol zamanında taze şeftali kullanmak isterseniz kabuklarını soyup doğrayın. Küçük bir tencerede damak zevkinize göre biraz şeker ve su ilave ederek bir miktar pişirin. Koyulaştırmak için soğuk suda erittiğiniz bir kaşık nişastayı ilave edip bu şekilde bir şeftali sosu elde edebilirsiniz.

ACİL KAHVALTILARDAN BİR ÖRNEKLEME

 P1110601

Malum kahvaltılar günün vazgeçilmez öğünleri. Fakat olacak bu ya, gece iyi uyuyamamışınızdır, ya da her ne olduysa, erken kalkamadınız. Ama kahvaltısız olmaz, mutlaka bir şeyler atıştırmalı. Acilen filtrelenmiş kahvenin yanına, aman masam çizilir mi çizilmez mi demeden, çatal, bıçak, ekmek, tabak aramadan, masanın üzerinde daima bulunan, Trabzonlu arkadaşlar sağ olsunlar, fındıklardan atıştırmacılık.

Bu sabah da böyle. İlk fırsat bulduğumda kabukları dikkatlice alabilirsem masam çizilmez, yani inshaAllah.

CAPPUCCINO

Süt çırpıcısı, filtre, bir çift fincan ve tabii ki kahve tenekesi.

Süt çırpıcısı, filtre, bir çift fincan ve tabii ki kahve tenekesi.

 

Cafeterya deyince aklıma ilk gelen en başta kahve içilen bir yer olduğudur. Fakat nasıl olmuşsa kafeteryamı açalı üç ayı geçmesine ve dördüncü aydan gün almasına rağmen ve ben her sabah evden çıkmadan mutlaka bir fincan kahve içmeme rağmen şimdiye dek ne kahveden bahsetmişim, ne bir fincan kahve sunmuşum, ne de bir kahve tarifi vermişim.

Şimdi bunu telafi etmekteyim. Nasip kısmet işte, pek çok kahve çeşidi varken ve ben her ne kadar kendilerini her sabah içmiyorsam da en sevdiğim kahvelerden biri olan cappuccinoyla açıyorum bu kahve bahsini.

İyi bir cappuccino için öncelikle iyi kalitede malzeme kullanmak lazım. Yani hem sütünüz iyi olacak hem kahveniz. Sonra bir de güzel cappuccino fincanınız olacak. Hatta bir çift de olsa fena olmaz. Ben bu konuda biraz fazla şanlısıyım sanırım. İlk cappuccino fincanımı, o her inceliği bilen hani bir nar tanesi kardeşim var ya, işte o, bir doğum günümde getirmişti bana. Hoş doğum günü filan da kutlamam ya… Sonra gelsin fincanlar, gitsin kupalar. Renk renk, boy boy, çeşit çeşit… Süt çırpıcısına gelince onu da taa yıllar evvel babam almıştı bana. Cappuccino yapımında önemli olan unsurlardan bir tanesidir süt çırpıcısı.


Annemin elinden uçan kaçan kurtulmaz da, babamın da şu son yıllarda mutfakla haşır neşir olması hakkatten gözlerimi yaşartacak durumda. Gerçi öteden beri kıyısından köşesinden de olsa mutfakla ilgiliydi demek ki. Yoksa babam mutfak malzemeleriyle mutfakta bulunmaktan daha mı çok ilgiliydi ne? Annemlerde yaşadığım yıllarda bir arkadaşım gelmişti. Mutfağa girdiğinde fincanlar dikkatini çekmiş, “fincanlarınız da çok güzelmiş” demiş, ben de onları babamın aldığını söyleyince çok şaşırmıştı. Oysa benim için babamın fincan alması kadar doğal bir şey yoktu. Sonra ben ona mutfaktan başka malzemeler de göstermiştim, “şunu da babam almıştı, bunu da babam almıştı” derken, baktım ki kız fenalık geçirdim geçirecek, konuyu kapatmıştım. O kadar da hayrete şayan bir şey olduğunu doğrusu bilmiyordum. Ben de bütün babalar mutfak malzemesi alır zannederdim. J  Ama sorun değil, eğer süt çırpıcınız ya da süt çırpıcısı alacak babanız yoksa bir tas ve yumurta çırptığınız telle de sütü köpürtme işlemini halledebilirsiniz. Bu şekilde kola kuvvet süte girişmeniz gerekiyor. Çırpıcıyla iş biraz daha kolay.

Geriye sadece kahveyi fincana koyup pişmiş sütle buluşturmak kalıyor.

Buyurun hep birlikte…

Yalnız ben cappuccino içince midem tamamen hoş bir köpükle dolmuş gibi olur. Bilmem başkalarında da oluyor mu böyle?

Geçtiğimiz hafta annem Amsterdam’a en son ayak bastığından beri bana ilk defa gelmiş ve birlikte cappuccino içmiştik. Bu yazıyı o vakit yayınlamayı çok istemiştim. Fakat fotoğraf kısmı o gün olabileceklerin en kötüsü olduğu için bırakın yayınlamayı canım fotoğraf çekmek bile istemedi. Bu gün yaptığım ve dahi fotoğraflayabildiğim bu cappuccinonun ikinci fincanını Cenk’e ikram ediyorum.

Cappuccino'dan arta kalanlar...

Malzeme

  • Yeteri kadar filtre kahvesi
  • Ve yeteri kadar süt

Yapılışı

  1. Öncelikle kaç kişilik kahve yapacaksanız onu süzdürün.
  2. Bu arada sütü köpürtün. Köpürtme işlemini bir süt çırpıcısıyla yapıyorsanız, işaretli yere kadar, aşağı yukarı iki parmak kadar, sütü koyup kapağını kapatarak 45 saniye kapaktaki çubukla kuvvetlice çırpmanız gerekiyor. Eğer kırk yılda bir cappuccino içiyorsanız ve bunun için bir çırpıcı alarak zaten küçük olan mutfağınızı daha fazla daraltmak istemiyorsanız ikinci bir yöntemle yani sütü telle çırparak da köpürtmeniz mümkün. Tercihiniz ikinci yöntemden yana ise çırpma işlemi süt ocakta kaynarken de devam etmeli.
  3. Süt çırpıcısıyla köpürttüğünüz sütü ister bir kulplu tasta ister magnetronda kaynatın.
  4. Sonrasında süzdürdüğünüz kahveyi fincanlara doldurup üzerine köpükleşmiş sütü yavaşça, bütün fincanlara eşit miktarda köpük olmak kaydıyla ilave edin.

 

Arka plan bilgileri

  • Ben kahvemi genelde tek fincan hazırladığım için doğrudan kaynamış suyla çalkalayarak ısıttığım fincanıma süzdürürüm. Mutfakta pratik olmayı hep sevmişimdir. Fazla teferruatı sevmem.
  • Bunun için pek çok yerde, mutfak malzemeleri satan dükkanlarda bir kaç boy olarak bulunan plastik bir kahve süzgeci ve marketlerde satılan, süzgecin büyüklüğüne göre ebadı değişen bir kâğıt filtre kullanabilirsiniz. Genelde 4 ve 2 numaralı oluyorlar. Fakat özel dükkânlarda farklı boyutlarda olanları da var. Annemlerin süzgeci ve filtresi 4 numara benimkisi ise onun bir küçüğü olan 2 numaradır.
  • Kullandığım kahve ölçüsüne gelince, normalde şeker ve süt kullanmadığım için kahve kaşığıyla sadece silme bir kaşık kahve kullanırım. Damak tadına göre bir fincan kahve için iki ya da üç kaşık kahve kullananlar da var.
  • Sonrasında eğer içeceğim kahve cappuccino ise sadece bana yetecek kadar süt çırparım. Tabii cappuccino sütle yapıldığı için kahve miktarını artırabilirim. Yani silme bir kaşıktan tepeleme kaşığa da geçebilirim.
  • Magnetrona gelince, mikro dalga fırın mı diyorsunuz yoksa? Her nasıl adlandırıyorsanız, işte o fırın bende yok. Onu evimin eşikliğinden içeri sokmayı da hiç düşünmüyorum. Yoksa çok mu iddialı konuştum?