HATİZE

 IMG_0067

Aniden misafiriniz mi geldi? Evde tatlı namıma hiç bir şey yok mu? Gerçekten misafirinize ikramda bulunmak istiyor musunuz? Belki iki yemek kaşığı nişastanız vardır ha? Eh yanına iki kaşık da şeker. Bir kaşık size bir kaşık misafirinize.

Ev bu, azıcık da tereyağı fındık fıstık bulunsun yani evde.

Eğer sularınız da kesilmediyse buyurun…

Oldukça pratik ve doyurucu olan bu tatlı tarifini tüm ikram severler için yazıyorum.

Aşağıda verdiğim tarif iki kaselik. Kişi adedince ölçüleri artırabilirsiniz.

Malzemeler

  • 2 yemek kaşığı toz şeker
  • 2 yemek kaşığı nişasta
  • 2 su bardağından birer parmak eksik su

Üzeri için

  • 1 yemek kaşığı tereyağı
  • Fındık

Yapılışı

  1. Tüm malzemeyi soğukken karıştırın.
  2. Açık ateşte karıştıra karıştıra pişirin.
  3. Yanmayan bir tavada fındıkları kavurup tereyağını ilave edin.
  4. Tere yağı da tamamen erdikten sonra kaselere böldüğünüz hatizenin üzerine fındık ve tereyağından gezdirin.

 Sıcağı sıcağına tüketilen bir tatlı. Yerken ağzınızı yakmayın.

Afiyet olsun!

Not:

  • şeker ve nişasta miktarını damak tadınıza göre daha az ya da daha çok kullanarak ayarlayabilirsiniz.
  • nişasta mutlaka soğuk suda eritilir. Sıcak su kullanırsanız topaklanır.

İKİ SADE SAHUR

İlk fotoğraf… Yeşil ve beyazın dansı.

Türk yoğurdu ve yeşil üzüm.

Tatlısı olmayan tüm sofralarımızın tadı,

Ara öğünlerimiz.

Ofiste örnek öğle yemeğim.

Ramazan gecelerimde sahurum. Daha ne deyim?

İki farklı yeşil ve iki farklı beyaz… ancak bu kadar bir biriyle uyumlu olabilir.

Yoğurt, üzüm ve orkide…

Alttaki resme gelince…

Tam sahur vakti güç bela kalkıp abdestinizi almışınız, su kaynamakta… Filtre süzeğini alıp fincanın üzerine yerleştiriyorsunuz, kaynayan su ile önce çalkalanacak ki fincan ısınsın. Elinizi rutin olarak çekmeceye atıyorsunuz… O da nesi? Kahve filtresinin paketi boş, son kağıt çoktan kullanılmış, rezerve bakıyorsunuz yerinde yeller eser. Kek tabakta sizi bekliyor… Yenecek ama kahvesiz olmaz… Sahurun bitmesine siz deyin 15 ben deyim 20 dakika kalmış… Bu kahve içilmeli, ama nasıl? Tam da o anda, pek de sık kullanmadığım, kağıt mutfak havlusu gelir aklıma. Olur mu olmaz mı diye düşünecek hiç vaktim, kaybedecek hiç bir şeyim yok. Önce filtreyi ve fincanı kaynamış su ile çalkayıp ısıtırım. Ardından kağıt havluyu dörde katladığım gibi filtre süzeğin içerisine yerleştirip kahvesini koyarım. Geriye bir kez daha fokurdattırdığım suyu üzerine dökmek kalıyor.

Ve kahvem hazır!