CİVCİV PATATES


 

Kimisinin gözleri kömür gibi siyah kocaman, kimi kırpık, kimisi gri gözlü… Bir tanesi de var ki hele yalnız benim için bakıyor yeşil yeşil. :) Bu civcivler değişik sunumlarla hazırlanabilir. Fakat öyle ‘amaan canım civciv işte, bir top altına gövde olarak, bir top da üstüne yerleştirip başını yaptın mı geriye karabiberden iki göz yapmak kalıyor’ deyip de geçmeyin. Dün tecrübe edindim. Zor civciv bunlar, zor. Bu arada bir konu daha var tabii: gözler başın iki yanında birer tane mi yoksa kafanın ön yüzünde yan yana mı? İşte bunların hepsi üzerinde düşündüren detaylar. Tabiatta civcivler nasıldır pek gözlemlememiş, üzerinde kafa yormamışım demek ki.

İlk parti patateslerimi dün sabah haşlayıp mutfak robotundan geçirdim. Fakat gelin görün ki civciv yapmak bir kenara elinize bile alamıyorsunuz. Sanıyorum mutfak robotundan geçince elastikleşti patatesler. Adeta macunlaştı. Bizim çocukluğumuzda İstanbul’da sokakta macuncu dolaşırdı zaman zaman. Değişik renklerde karamelize edilmiş şeker tahta bir çubuğa sarılıp üzerine de içi çoktan boşalmış bir limon kabuğuna şöyle yalandan bulaştırılıp çocuğun eline tutuşturulurdu. Yanılmıyorsam iki buçuk Lira idi. O zamanda annenizden iki buçuk Lirayı kopartabilmek de her daim mümkün olmazdı. İşte o macun gibi oldu makineden geçirdiğim patatesler. Sar bir çöpün üstüne, şöyle yalandan bir limon gezdir üzerine, ver çocuğun eline. Şapur şupur yesin. :) Epey bir uğraştıktan sonra pes ettim ve ikinci partiyi denemeye karar verdim. Bu kez kabuklarını soyup haşladığım patatesleri stamper dediğimiz bir ezici aracılığı ile üstten bastırarak tencerenin içinde ezdim. Tabii bu arada diğer püre, müsterih olun, beni bilenler bilir, çöpe filan gitmedi. Onunla patates kavurması yaptım.

Bakın bu konu önemli. Pürenizi akşamdan hazırlamanız gerekiyor. Sonra şekil çalışması konusu var. Civciv görünümü vermek için patates püresini elinizde nasıl şekillendirmeniz gerekiyor? Bunu bire bir deneme-yanılma yöntemiyle ancak tecrübe edinebilirsiniz. Siz siz olun sakın ha eğer ilk defa deneyecekseniz misafir geleceği günü seçmeyin, kendi kendinize yapın. Hatta çocuklarla bir çalışma da olabilir bu. Gerçi ilk denemeden sonra bir kere daha böyle özenle, böylesine bir angaryaya girişir misiniz onu bilemem.


Sonra ayaklar ve gagalar var. Baktım da sonradan benim civcivlerin hepsi açlıktan ölüyorlar sanırım, hepsinin ağzı açık, ya da birisi canlarını yakmış feryat figan haldeler. :) Bir tane de gagası kapalı yapsaymışım diye düşündüm. Ama artık hiç ugraşamıcam. Bir yıl sonra yine denemek istersem o da o zamana kalsın. Bir yıl uzun mu? Tamam en az altı ay sonra bari. Bu arada ukalalık saymazsanız eğer itiraf edeyim, püremin tadı muhteşemdi.


 

Birinci fotoğraf mutfak robotundan geçtiği için elastikleşmiş ve civciv yapımı için uygun olmayan patates püresine ait. Diğer fotoğraf ezilerek elde edilmiş ve akşamdan hazırlanmış patates püresi.

Malzemeler

  • 1 kg patates
  • 100 gr tereyağı
  • Tuz
  • Limon
  • Çörek otu/ haşhaş tohumu/maydanoz sapı/bieslook/ karanfil/ tane karabiber
  • 2 adet havuç

Hazırlanışı

1. Patatesleri biraz su ile haşlayıp ezin. Önemle vurgulamak isterim, mutfak robotundan geçirmiyorsunuz, ezerek püre yapıyorsunuz.

2. İsterseniz kabuklu haşlayıp daha sonra kabuklarını soyun.

3. Tuz atıp limon sıkarak yumuşak tereyağı ile bastırarak yoğurun.

4. Önce civcivin gövdesi için toplar ya da sıkmaçlar hazırlayın. Civcivlerin başı için gövdeyle orantılı olarak bir parça daha küçük yuvarlak toplar yapıp gövdenin üzerine yerleştirin.

5. Daha sonra çörek otu/maydanoz sapından ya da haşhaş tohumlarından, evinizde ne varsa, gözlerini yapın.

6. Havuç parçalarından gagasını ve ayaklarını hazırlayın.

7. Değişik şekillerde sunumlarla servis yapabilirsiniz. Ben fotoğraflarda görüldüğü gibi yeşil salata tabağına yerleştirdim.

SOĞANLI YUMURTA SALATASI


Geçtiğimiz cuma (siz bunu iki cuma öncesi olarak okuyun) bizim ofisteki gönüllü müdavimlerden bir tanesi ‘yumurta salatası yer misin’ diye sordu? Yoksa yumurta salatası mı yapmıştı? Sabah sabah? Ne becerikli çocuk maşallah! Meğer gelirken bir markete girip almış. Nedense ben dilimlenmiş yumurtalardan oluşan bir tür salatalı ekmek aldığını canlandırdım gözümde? Teşekkür edip ziyade olsun dedim. Tekrar çalışmak için yanıma geldiğinde ağzında son lokmasını çiğniyordu. Afiyetle yemişti anlaşılan. Ben hala nedense yeşilliklerle birlikte iki dilim üçgen kesilmiş ekmeğin arasında dilimlenmiş yumurtalar canlandırıyordum zihnimde. Sonra ona benim de bir tür yumurta salatası yaptığımı ve çok da nefis olduğunu anlattım. Hmm, diyerek karşılık verdi.


Akşam üzeri onun çalıştığı odaya uğradığımda masanın üzerindeki plastik kutuyu fark ettim. Haaa, bu muydu bahsedilen salata? Bu öğrenci milleti bunları neden yiyordu ki? Kendisi yapsaydı, daha vitaminli, lezzetli olurdu eminim. Ah bu gençlik. O hemen yenecekten istiyormuş, malzeme alıp salata yapmaya vakti yokmuş, gelirken yoldan alıvermiş. Sonra gayri ihtiyari gözüm kutunun üzerindeki içindekiler kısmına ilişti. Bu arada söyleniyorum tabii, çok vitaminsiz, bunların içerisinde envai çeşit katkı maddesi var. Sonra, o minik yazıları incelerken şarapla ilgili bir kelime gördüm sanki. Bunun içinde alkol olmasındı? Bu sefer bizim üniversite gençliği huysuzlandı. Ama Hollandaca sarma yaprağına da wijnbladen deniyordu, ‘belki üzüm sirkesi demek istemişlerdir, telaşlanma’ dediysem de dinletemedim. İnternete bakar bakmaz “haklıymışsın şaraptan yapılan bir tür sirkeymiş, bunu hemen atmam lazım” dedi. Her ne kadar ‘sen bana bakma’ dediysem de laf anlatamadım. Eh, madem atacaksın at bari n’apalım, zaten karnını da doyurdun, akşam da oldu. Söz verdim ona, haftaya cuma günü yumurta salatası yapacaktım. Tüm itirazlara rağmen ben ajandama not almıştım bile.

Yumurta salatasını yıllar önce Trabzon’un Taşçılar köyünde Ramaslar’ın evinde yemiştim. Bir yanlışlık olmasın diye H. ablayı arayıp konuyu meşveret ettim. Kırmızı biber ve patates yokmuş, Chinese bieslook’u da ben ekledim ve aşağıdaki tarif çıktı ortaya.

İşte bu gün o haftaya cuma dediğim gün’den bir hafta sonraki cuma. Sabah erkenden kalkıp yumurtalarımı kaynattım. Aksiyon oldu. Bana, mutfağıma, evime bir canlılık geldi. Salatamı nasıl mı yaptım? Anlatayım.

Malzeme

  • 5 adet yumurta
  • 1 adet patates (orta boy)
  • 1 adet soğan
  • Zeytinyağı
  • Bir saksı Chinese bieslook
  • Maydanoz
  • Tuz, kırmızıbiber, karabiber,
  • ½ limon

Yapılışı

  1. Öncelikle yumurtaları kaynama noktasından sonra beş dakika daha haşladım.
  2. Bunun yanı sıra ayrı bir kapta kabuklarını soyup minicik doğradığım patatesi de az bir suyla haşladım.
  3. Daha sonra kabuklarını soyup doğradığım yumurtalarla, haşlayıp çatalın ucuyla ezdiğim patatesleri birbirine karıştırdım.
  4. Chinese bieslookları ve kıvırcık maydanozu da ufak ufak doğrayarak yumurta karışımına ilave edip baharatlarını attım.
  5. En son da biraz limon ve zeytinyağı ilave edip, salatamı karıştırdım.
  6. Ağzı kapaklı bir plastik kapla yanıma aldım.
  7. Soğanı incecik julyen olarak doğrayıp tuz atıp yıkadım ve salatanın sıcağıyla sasımaması için ayrı bir kapla yanıma aldım. Siz salatanızı bir yerlere taşımayacaksanız ya da tamamen soğuksa soğanını içine atmanızda hiçbir sakınca yok.

Afiyet olsun!